Thirst (Bakjwi) ~ Sonunda…

Ve sonunda izledim…Aslında bu yazıyı oldukça geç yazdığımı da söyleyebilirim, zira izleyeli nerdeyse bir hafta olmuştur.Bu sefer adam gibi izlemeliyim diyerek indirdim ve olabilecek en iyi görüntü kalitesiyle seyrettim filmi.Zaten daha önce de bahsetmiştim; ne kadar merakla beklediğimi, izlemek için sabırsızlandığımı söyleyip durmuştum ve kavuşmamızda aynı heyecan çizgisinde gerçekleşti diyebilirim..Ama şu an için bu film hakkında ne diyeceğimi bilmiyorum; aklımda ifade edebilecek tek bir kelime yok; arıyorum tarıyorum ama yok, tam bir boşluk..

Sevdim, sevmedim; beğendim, yok olmadı nefret ettim; “ben bunu nasıl izledim”, harikaydı neden bu kadar bekledim..Bu ifadelerden birini seçip filmi onlarla damgalamak isterdim ama olmuyor bir türlü..Beğendiğim çok yer oldu, nefret ettiğim yerler olduğu kadar.Filme karşı şahsım bir ifade kurmakta güçlük çekse de , ona karşı yapılabilecek en küçük bir ters bakışta ağaya kalkacağımı hissediyorum.Bu tezat duygular içindeyken sanırım son tepkimden dolayı, “beğendim” diyebilirim.Konuyu zaten çoğunluk biliyordur; kendini insanlara yardıma damış bir peder; çalıştığı hastanede her gün insanların çaresizlikle öldüğünü gördükçe onlara yardım etmek için ve de kendini bir nevi “Tanrıya adamak” için gönüllü olarak bir sağlık projesinde yer alma kararı alıyor..

 

 

Projede, sağlıklı insana bir nevi ölümcül bir virüs enjekte ediliyor ve sonrasında testler başlıyor.Katılan o kadar kişi teker teker ölmeye başlayınca, sıra bizim pedere geliyor ve işte orada yeni bir doğum gerçekleşiyor.Ne gizemli bir cümle kurdum ama değil mi..Bizimki önce ölüyor sonradan mucizevi bir şekilde hastalıktan eser kalmamış bir halde gözlerini açıyor.Evine geri döndüğünde insanlar tarafından bir “mucize” olarak görülmeye başlıyor.Tabi bizimki daha dönüştüğü şeyin farkında değil.Hastası olanlar gelip onlar adına dua etmesi için bizimkine yalvarmaya başlayınca bu da bu esnada bir çocukluk arkadaşı ile tekrar karşılaşmış oluyor..

 

 

Adama dua ettikten sonra, arkadaşı iyileşip taburcu oluyor.Her hafta düzenlenen kart oyunu için onların evine davet edilince hayatının bir dönemeci daha karşısına çıkmış bulunuyor.Arkadaşının karısına karşı – her ne kadar bunun günah olduğunu bilse de- aşırı bir ilgi içinde buluyor kendini.Tabi son zamanlarda gelişen duyuları, kana karşı önüne geçemediği ilgisi derken şu çokca bahsedilen vampir mitlerinden birine yavaş yavaş dönüştüğünü hissediyor.Bu film, öyle bildiğimiz vampir yapımlarına benzemiyor.Genel vampir filmlerinde; vampir olan şahıs durumuyla barışık, hatta bundan gurur duyan, basit insanoğlunu küçükmseyip avlayan ve cümle alem seyirci olarak hayranlıkla baktığımız süper yaratıklar olurlar –bakınız Twilight-..Ama bu film; normal bir insanken vampir olmaya geçiş aşamlarını en sancılı süreçlerini de kapsayarak gözler önüne seriyor..

Adamın peder olması, dinine sonuna kadar bağlı olup; dürüstlük, insanlara zarar vermekten kaçınma, iyi yürekli ve yararlı olma gibi erdemleri bünyesinde barındırması dönüştüğü şeyle ne kadar zorlukla baş ettiği hakında da ipucu verebilir..Vampirolup masum insanların kanını içmek göründüğü kadar basit bir olay değil, hele ki ruhun canlı bir şekilde yerinde duruyorsa.Başta bundan kaçınsada, hatta kendinden sonuna kadar iğrense de, bir süre sonra bu dürtüsüne gem vuramıyor ve arkadaşının karısıyla normal şartlarda yapmayacağı tonla kötü olaya vesile oluyor.Bu adamın dönüşümünü izlemek benim için bile acı verici oldu.Ve bu cümlemde abartı yok, adama resmen acıdım yani.Zaten kadın kendi içinde ayrı bir psikopat; kadınla tanışmasa bir süre sonra kendiyle barışık bu yaratık formunu insanlara fazla zarar vermeden devam ettirebilir belki ama bir kere bulaştı,ve garanti verebilirim ki kadınla birlikte sonuna kadar gidiyorlar..

 

 

Film zaten Cannes’da boş yere ödül almamış; hatta kardeşimden öğrendiğimde göre Cannes’da ödül alan ilk vampir filmiymiş.Gerçi kendisi de emin değil ama ben öyle olduğunu umut ediyorum; zira sonuna kadar hak ettiğini söylememe gerek kalmadı..Vampir filmlerini sevenler –biliyorum oldukça fazla seveni var- birde buna göz atsın, aradaki tadı yakalasın istiyorum; aslında yüklem yanlış oldu.”İstiyorum” yerine “tavsiye ediyorum” veya “umuyorum” olacaktı.Siz ne demek istediğimi benden daha iyi anladınız, buradan izleyebilirsiniz..Veya olmadı buradan indirebilirsiniz..

Reklamlar

9 thoughts on “Thirst (Bakjwi) ~ Sonunda…

  1. benimde uzun zamandır merak ettiğim bir filmdi.. bayram tatilinde araya sıkıştırmayı düşünüyordum, izlemeden önce senin yorumunu okuyabilmek çok güzel oldu gerçekten..
    şimdi daha büyük bir hevesle seyredecğm sanırım.

  2. Canım sen bunu daha önce izleyip tanıtmadın mı? Ben mi yanlış hatırlıyorum? Yoksa izlemek istediğini belirten bir posta mıydı?

  3. @ nilü

    Heheh, dün gece kardeşime de izlettirdim, gerçi film hakkında neler düşünüyor bilmiyorum zira o sıralarda sızıp kalmışım..Ama senin ne düşüneceğini çok merak ediyorum; ben tam adını koyamıyorum, sevdim veya sevmedim diyerek.Muallakta gezinip duruyoruz.

  4. @ la fea

    Yok canım, o sadece “izlemek istiyorum ama bir türlü bulamıyorum” yazısıydı..Şimdi ise, izledim ve yorumladım yazısı oldu..

  5. hala yarısını izleyip yarısını bitiremedigim filmler arasında 😀 ilk başta baya bi ilgimi çekti konusu bi pederin virüs bulaşıp vampire dönüşmesi ve arkadaşının karısıyla yaşadıgı cinsel ilişki baya bi ilgimi çekti ama hala fırsat bulup bitiremedim. bitirebilecek gibi de dilim bu aralar 😀

  6. @ kang yong

    Bir filmi yarıda bıraktıktan sonra geri dönüp devamını getirmek ne kadar zordur çok iyi bilirim; öyle ki film aklından çıkmayacak ve çok güzel bir izlenim yaratacak ki geri dönebilesin..Bu film güzeldir, farklı bir vampir filmi hissi verir ama sonrasında geri dönüp izlettir mi; işte orası kocaman bir muamma 😀

  7. henüz bloguna yeni yeni yorumlarda bulunmama ragmen bloguna arada ugrayıp yazılarını severek okuyorum 😀 yani seninle ve blogunla tanıştıma memnunoldum bu aralar bir mim işidir gidiyor bloglar arasında bende mimlen mişim eyer istersen bende seni mimlemek isterim tanışmamızın şerefine mim sorularını bloguma bakarak sende sorulara blogunda kendince cevaplıyailirsin :)tabi sende istersen .

  8. @ kang yong

    O mimi bende gördüm bir bloglarda; boş bir anımda soruları cevaplamaktan mutluluk duyarım.Aslında bir vesile de olur güncelleme namına, uzundur bir şey yazmıyorum, parmaklar çalışır; çok saol 🙂

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s