Suretler ~ Surrogates

suretlermovie

Geçen Pazar günü okuldan ve iş yerinden arkadaşım, bizi yemeğe götürdü; yemek çıkışı sinemaya gitmemek de ayıp olur diyerek girdik sinema kapısından içeriye..Afişlere bakıp film seçmeye başlayan arkadaşlarımı, gözlerini kapatarak gişeye sürükledim ve direk; “bu filmi izleyeceğiz” dedim..Aslında Suretler’i bir iki yerde okumuştum ama mutlaka satın alıp öyle izlerim diye düşünüyordum, nasipte sinemada izlemek varmış.O an için bundan daha iyi bir seçenek bulamadım, ama izlediğimiz o dakikalara değerdi diyebilirim..Teknoloji ilerledikçe böyle daha nice film izlemeye devam ederiz.

Gelecekte, oldukça masum bir düşünceden yola çıkan bir projenin insanlığın korku ve güven duygusu sayesinde ne hallere geldiğini göstererek başlıyor film.Bir bilim adamı, yapay organlar üretmeye başlıyor önce; kol ve bacaklar gibi..Özürlü insanlara yardımcı olmak için; ama bu organların bir artısı var, insan düşüncesine göre hareket edebiliyorlar..Aynı gerçek gibi, istediğiniz her şeyi sadece düşünerek yapabiliyoruz.Aradan geçen yıllarda proje alıp başını gidiyor ve insan görünümünde robotlar yapılmaya başlanıyor.Dışardan bakıldığında gerçek bir insandan ayırt edilemeyecek gibi duruyorlar; ama hepsi kusursuz güzellikte; sanki ütopik bir dünyada yaşayan mükemmel insan örnekleri gibi..

resim005

Hani her daim eleştirisi yapılan bir internet kimlikleri vardır ya; ekranın başından asıl yüzümüzü göstermeden sadece anlattıklarımızla istediğimiz her şey olabilir, normalde yapamayacağımız şeyleri yapıp, söyleyemeyeceğimiz sözler edebiliriz.Farklı kişilikler olup çıkarız ve karşımızda ki aslında kim olduğumuzu bilmez.İşte bu film, bu eleştiriye ciddi bir parmak basıyor.İnsanlar artık evlerinde oturup bir alet aracılığıyla satın aldıkları suretlerine bağlanıyor; suretler şarjdan çıkıp giyiniyor, onların yerine işe gidip, onların yerine insanların hayatlarını yaşıyorlar.Tabi filmde insanlar bunun farkında değil; çünkü onlar kafalarında ki ideal görüntülere sahip suretleri ile dışarıda kendilerini gösteriyorlar..

resim003

Yani güzel bir kadınla konuşurken aslında kiminle konuştuğumuzu bilemeyebiliriz; zira bu kıllı, göbeli bir amca da olabilir.Zaten filmi izledikçe daha fazla şaşkınlığa sürükleniyoruz; sokaklarda dolanan gerçek bir insan görmek mucize gibi bir şey olmaya başlıyor.İnsanlar evlerinden dışarı çıkmadan; odalarında dışarıya suretler aracılığıyla bağlanarak yaşıyorlar.Böylece öldürülme korkusu olmuyor, şiddet seviyesi en aza iniyor.Tabi bir yandan bu hayal dünyası yaşanırken diğer yandan buna karşı çıkan “gerçek” insanlar da var.Suretlerin kesinlikle olmaması gerektiğini düşünüyorlar ve nerde bir robot görseler saldırıyorlar..Böyle bir ortamda geçen bir polis kovalamacası izliyoruz aslında.Şu an fark ettim, daha filmin konusunu anlatmaya bile başlamamışım.

Zaten önemli olan içerdiği hikaye değil; oluşturdukları bu ortam, onu takip etmek daha zevkli geliyor insana.Konuya geçersek; bir cinayet işleniyor ve zengin bir adamın sureti bu olayda öldürülüyor.Ama önemli olan sureti ölürken adamın o anda gerçekten ölmesi.Suretlerin zarar görmesi o ana kadar kullanıcıya hiçbir zarar vermezken birden ortaya çıkan gizemli bir silahla sureti öldürülen kişinin o an bağlantıdaysa anında ölmesi işleri heyecanlı bir hale getiriyor.Bundan sonrası da katilin peşine düşülmesi, polisin kendi dramının gösterilmesi falan derken ilerleyip gidiyor.Velhasıl güzel film, beğendim desem az demiş olurum, bir dahaki sefere satın alıp maaile izlemeyi düşünüyorum, önerilir..

Reklamlar

10 comments

  1. filmi çok izlemek istiyorum. ancak izlemek istemiyorum da. neden diye soracaksın. filmin yönetmeni son terminatörün de yönetmeni. terminatörü katlettiği gibi bu filmi de katledeceğinden korkuyorum… umarım yanılıyorumdur ama içimde bir korku var…

  2. fori walla öyle güzel anlatmışsın ki.. acayip izleyesim geldi şimdi benim..

  3. bence yönetmen cok iyi seyretmek istedigim ama bir türlü daha gidemedim bir film .ayrıca devam niteliginde yapılabilck en güzel terminator filmi idi .

  4. Böyle filmler hep ilgimi çekmiştir.Bruce Willis de var .Eğer Kore’den vakit ayırırsam izlemeye giderim..

  5. Geçen hafta gitmiştim filme planlamadan, (giricek başka güzel film yok gibiydi 🙂 ). Bilim kurgu filmleri genelde severim. Bu filmin konusu aslında çok güzel ama iyi işlenememiş. Filmde eksik bişeyler vardı.

  6. @ kişisel depresyon anları

    Bak bunu bilmiyordum; bilseydim izlemeden önce bir daha düşünürdüm.Terminatör hüsranı maalesef böyle önyargılı yapıyor bizi.Düşündükça sinirleniyorum hala; o kadar dev bütçe ve oyuncular; tüü diyorum başka bir şey diyemiyorum..

  7. @ nilü

    Sinemada bir bu vardı birde deniz kızı ponyo; ben Miyazaki’nin filmine gitmek istedim ama arkadaşları ikna etmek kolay olmadığından bu filme girdik..Yine de pişman değilim; eğlendik, heyecanlandık..Tavsiye ederim arkadaşım..

  8. @ filiz

    Terminatör konusunda ters düşüyoruz valla; ne umutlarım vardı izlerken hepsi yok oldu gitti.Belki de fazla umutlu olunca bu kadar hayal kırıklığına uğradık, bilemiyorum..

  9. @ bayram

    Kore’den vakit ayırmak ne mümkün; benim kore delisi olduğum zamanlar aklıma geliyor da günde en az iki film izlemeden yatarsam kendimi eksik hissediyordum..Özlüyorum o duyguyu valla; yeninden dönüş yapacağım o günleri özlemle beklemekteyim..

  10. @ srr

    Dediğin gibi daha geniş ve açıklayıcı olsaydı iyi olurdu; belki seri yapsalardı daha heyecanlı olurdu bilemiyorum..Ama artık her film konusu o kadar orjinalliğni kaybetmiş gbi geliyor ki, beğeni duygumuzu tatmin etmeleri giderek zorlaşıyor..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s