Swing Vote ~~ Oyum kime acaba..

swing-vote-poster

İşten geldim ki baktım sabahtan beri internetimiz yokmuş; bütün kabloları kontrol ettikten sonra faturanın da ödendiğini garantiledik ama nafile hala net yok; bende bu boşluktan istifade şimdi birkaç şey yazıp net geri gelince koymak için başladım yazmaya..Uzun zamandır Kore yapımları ile yatıp kalktıktan sonra belki biraz mola kıvamında yaşıyorum bugünlerde; veya uzun zamandır uğramadığım CD’cime iadeyi ziyaretlerim sıklaştığı için olsa gerek, elimde izlenmemiş bolca Hollywood yapımı var; günlerim onları izleyerek geçiyor bir yerde de..-Ve küçük bir itiraf her ne kadar kötülesek de, en ağır eleştirilerimizi çoğu haklı bile olsa yöneltsek de, bu yapımları da özlemişim-..

Bu filmi, uzun zamandır izlemek istiyordum ama illa ödüllü bir film izleyeceğiz diyen kardeşim saolsun, beni her daim bu filmi izlemekten alıkoydu.Hatta ne zaman izlemeye kalkışsam o meşhur küçümseyici bakışlarını da atmayı ihmal etmedi ki bu açıdan kendimi oldukça ezik hissettim.Ama ne olursa olsun yine ablanın dediği olur diyerek bir Pazar günü serildik ekranın karşısına taktık filmi doya doya izledik.Evet tahmin ettiğimiz gibi miydi; orası kesin zaten.Böyle bir yapım izleyip de olay örgüsünü az çok tahmin etmemek artık bu çağda günah sayılır ..O “muhteşem” ülkede seçimler yapılır ve Demokratlar ile Cumhuriyetçiler yine karşı karşıya gelir.Seçim sonuçları açıklandığında ise ne hikmettir ki – demokrasi yine yapmıştır yapacağını- her iki partide kocaman ülkenin, o “güzelim” seçmenlerinden aynı oyu alır, ne bir eksik ne bir fazla..

resim005

Sonrasında yapılan bir araştırma; o zamana kadar yeri dahi bilinmeyen bir kasabada, bir seçmenin tam da oy vermeden önce makinenin bozulduğu ve oyunu veremeden evine döndüğü yönde olunca bu şanslı seçmenin peşine düşer her iki partide..Şimdi de bu seçmene bir göz atalım; karısı tarafından terk edilmiş, ilk okula giden akıllı bıdık kızı tarafından çekip çevrilen, içkici tembel bir adam.Hatta o günün akşamı yumurta fabrikasındaki işini de kaybediyor.Böyle bir adamın oy vermek gibi bir sorumluluk bilincinde olacağını düşünmek ise, diğerlerinin en büyük hatası oluyor tabi.Zaten adamın “oy verdiği akşam makine bozuldu” senaryosu bile yalandan ibaret; zira onun yerine gizlice oy vermeye çalışan kişi de kızı..Nasıl oluyor demeyin; Amerikan filmi bu, her şey her an olabilir..

Zaten bence filmin en sıkıcı karakteri de her ne kadar ekranda göz doldursa ve sevimlilik kontenjanına tek başına el atsa da, adamın kızı oluyor.Her filmde mutlaka bir doğrucu Davut olmalı, yol göstermeli diyen zihniyet bu küçük kızı başımıza sarmış vaziyette.Babası ne zaman ters bir şey yapsa; hemen bir köşeden “cık cık cık hiç olmadı şimdi..” diyerek parmak sallıyor sanki.- Bak o kadar gıcık olmuşum yani, içimdekileri dökecek yer arıyormuşum- Film böyle giderken doğal olarak siyasetin iki yüzlülüğünü, vatandaş olarak insanların oy kullanma sorumluluğunu falanı filanı vurgulayıp kapanışını yapıyor..Farklı bir şey mi bekliyordum; bilmem, sanırım bekliyordum ki az buçuk hayal kırıklığı içinde kapattım bilgisayarı ve şimdi onca laf edip duruyorum..

Kevin Costner’dan bir “Postacı” veya ne bileyim bir “Su dünyası” kıvamında bir şey bekliyorduk galiba, onun yerine bütçesi fazla kendisi basit bir film bulunca “neyse bunu da izlemiş olduk işte” diyerek insan kendini avutuyor bir yerde.Bu yorumda buraya kadar, söyleyecek başka bir şey bulamıyorum..

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s