Limon Ağacı

poster

Evde olup da tembelliğimizden veya popüler olana kayma merakından dolayı olsa gerek; aldığımız ama bir türlü izlemediğimiz filmleri netimizin olmadığı bu günlerde birer birer aradan çıkarmaya devam ediyoruz.Limon Ağacı, yıllar önce bir yerlerde okuduğum, izlemek istediğim bir filmdi; ve gördüğüm ilk anda saldırmak sureti ile satın aldım –tabi o an benden başka almak isteyen vardı sanki de böyle gereksiz bir heyecanın içine de girmiş olabilirim-. Bu filmi mutlaka bir şekilde duymuşsunuzdur; ödüllü bir film olduğundan en azından ismi zikr edilmiştir.Limon bahçesi; İsrail-Filistin arasında yaşanılan adalet-adaletsizlik savaşında bir küçük temsili bakış sunuyor, bahçenin üstünden bütün bu olan bitene genelleme yapılıyor bir yerde.Selma, baş karakterimiz, Filistin’li yaşını başını almış, çocukları evlenip kendi evlerine taşınmış, şimdi tek başına yaşayan bir hanım.

Babasından kendisine kalan limon bahçesi ile geçimini sağlıyor ve tam da İsrail sınırında yaşıyor.Bir gün yeni seçilen İsrail savunma bakanı ve eşi, Selma’nın tam karşısında ki eve taşınınca sorunlar kendini göstermeye başlıyor.Tabii sorunu yaratan tarafın kim olduğu daha ben söylemeden kendini ele verebilir; Bakan ve onun savunma teşkilatı..Dediklerine göre, bu limon bahçesinde teröristler saklanabilir ve kimseye fark edilmeden bakanın evine saldırıda bulunabilirler; bunu engellemek için en akıllıca yol ise, bu limon ağaçlarının kesilmesi ve tam bir görüş alanının sağlanması..Ertesi gün Selma’ya bu kararı bildiren bir mektup geliyor, kendisine miras kalan bu güzelim bahçenin tehdit unsuru olduğu belirtilerek tazminatı ödenmesi karşılığında yok edileceği belirtiliyor..

Limon-Agaci_3

Selma, tek başına yaşayan bir kadın olmasına; hatta İsrail tarafından ezilen bir milletin içinde bu kavgaya nice eksilerde başlamış olmasına rağmen bahçesini kolay kolay kimsenin insiyatifine bırakmayacağını gösteriyor herkese..Öyle güçlü bir mücadele savaşı görmüyoruz belki; Amerikan filmlerinden alışık olduğumuz göz yaşları, altta bizi isyana sürükleyip karşı tarafa “Allah cezanızı versin” diyen fon müzikleri de kullanılmıyor ama sessizlik içinde gerçekliğine daha fazla inandırıyor izleyeni..Selma önce kendine bir avukat buluyor, sonra bu kararı mahkemeye vererek en azından sesinin ulaşabildiği yere kadar gitmesini diliyor.Mahkeme doğal olarak Bakan’dan yana karar çıkarınca yine durmuyor; bir üst mahkemeye bir dilekçe daha veriliyor..

limon-agaci-resim-4

Bütün bunlar olurken basınında boş durmuyor tabi; gazetelerde boy boy resimler ve kocaman manşetlerle; Bakan’ın limon ağaçlarından ne kadar korktuğu anlatılıyor.Başta küçük gibi görünen bir olay – Bakan’a ve eşine göre- şimdi içinden çıkılmaz bir hal almaya başlıyor.Bu arada filmin başından beri dikkatimizi çeken şey; Bakan’ın eşi ve Selma arasında hiçbir konuşma geçmeden sadece bakışlarla yapılan o diyaloglar.Film, korunma ihtiyacı kılıfı altında insanların nasıl acımasız olabileceğini; korunacağız derken kendilerini duvarların arkasına nasıl sıkıştırdıklarını anlatıyor açık bir şekilde.Bir de limon bahçesini gözetlemek için kuleye dikilen askerin çalıştığı felsefe dersleri var..

O kadar absürd bağlamlar çalışıyor ki, sanki filmde anlatılmak istenilen bütün bu düşünceler o askerin garip ve gülünç ders notları ile daha fazla pekiştirilip, olana bitene acı acı gülmemizi sağlıyor.Hepimiz küçük birer çocuğuz, elimizde ki oyuncağı paylaşmadığımız gibi başkasının oyuncakları da bizim olsun isteriz; bunu gerçekleştirmek içinde dahice şeytani planlar yapmaya ihtiyacımız yok, zira “kral çıplak” hesabı gördüğümüzü söylemekten de çekiniriz, limon ağaçlarını kesmenin muhteşem fikriyle alkışlarımızı tutarız..Özellikle filmin sonuyla bütün bu duygularımız şaha kalkıyor.Ciddi bir propaganda yapmadan, kendi sakinliği içinde anlatmak isteyeceğinin daha fazlasını sunan harika bir film limon ağacı.Yakın zamanda yapılan “Paradise Now” gibi insanı acı içinde kaldırıyor ekranın başından…

Reklamlar

6 thoughts on “Limon Ağacı

  1. Bu filmi duymuştum ama neden es geçtim anlamadım. İzleyeceğim mutlaka.

  2. ofori, tekrardan yazılarını okumak ne güzel, özlemişim :d bu filmi sinemada izleyecekken sanırım kaçırmıştım, o günden beri aklımda senin de yazını okuyunca hemen bulup izlemem lazım artık :d

  3. valla bende duydum ama sadece duymakla kaldım o sıralar meşguliyetten takip edememiştim.geçen gün tesadüf eseri kitabını gördüm deidm ilk önce şu 2 sen önce yüksek reytinglere göz dikmiş sonrada çakılmış olan dizi limoj ağacı bu kitaptanmı (Ç)alıntı yapılmış sonra okudum bambaşka bir anlatım tamamını okumak bu haftaya kısmet anlaşılan bu haftayı kitap haftası ilan ettim bir çok değişik türde kitap aldım eski kitapçıdan kağıtların kokusunu çeke çeke elimde çayım ramazana 5 kala şu zevki yaşamalıyım deidm

  4. @ tarih84

    Bende filmi izledikten sonra gördüm kitabını..Hatta akşamına filmi izledik, sonra kitapçıda bakınırken karşılaştık kitabıyla.Biraz tersten gidiş oldu anlayacağın.Ama her zaman inandığım bir şey film ve kitapları arasında dünya kadar fark vardır.Kitabı okuduğunda yorumunu da okumak isterim, acaba sana nasıl gelecek…

  5. @ ruzigar

    Bende buralarda olduğum için seviniyorum, net geri geldi sonunda, bu eziyetten sonra tt.net yetkililerine özverileri için takdirlerimi gönderiyorum; cidden “bölgesel bir problem” demekten ileri geçemedikleri için..Gerçi ben hala korkuyorum, zira net hala gidebilir, bu işler hiç belli olmaz.Bu konuda acayip bir paranoya geliştirmiş vaziyetteyim..

  6. @ la fea

    İzlemeni çok isterim arkadaşım, özellikle beğenip beğenmediğinizi çok merak ediyorum..Çok güzel bir eleştiri, inceden inceye vurmuş geçmiş..

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s