The Naked Kitchen ~ Ambalajı güzel bir film..

poster1yl3

Sanırım yaklaşık bir ay önce yarısını izlediğim, sonrasında belirgin olmayan bir sebepten dolayı bırakıp ancak bugüne tamamlayabildiğim bir filmden bahsetmek istiyorum.Aslında bu adı geçen “belirgin olmayan sebep” az sonraki yorumla kendini ifşa edebilir.İçinde Ju Ji-Hun olduğu için dikkatimi çekmişti , maalesef konusu veya yönetmeni beni kandırdı diyemeyeceğim, daha o kadar film kültürüm gelişemedi.Ancak bir filmi izlemek için veya bir filmin güzel olacağını düşünmek için, oyuncu kadrosunda sadece Ju Ji-Hun’ın olması pek geçerli ve de yeterli bir sebep değilmiş, bu filmden onu öğrendik..Şu an yaşadığım hayal kırıklığını kelimelere gayet güzel dökebilirim ama bütün yazının filme taşlama niyetinde olmasını da istemiyor..

photo78637

Yukarda ki posterde görüldüğü üzere; bir kadın ve iki erkek arasında geçen karmaşık bir ilişki filmin adına tezatla filme ağırlığını koymuş vaziyette..Öyle ki; kız adamların tekiyle bir yıldır evli..Kocasıyla birlikte büyümüş, hatta arada sırada ona “abi” diye seslenmeye devam ediyor.adam çalıştığı şirketten ayrılıp yıllardır hayalini kurduğu aşçılık işine başlamak istiyor ve kendisine bu konuda yardımcı olması için, Fransa’da yaşayan eski bir arkadaşını evine davet ediyor.Bu Fransız kültürlü insanda bizim Ju Ji-Hun oluyor zaten..Neyse başa saralım; kız kocasına karşı büyük bir sevgi duyuyor ama yanlış anlaşılmasın; “aşk” değil..Bir gün gizlice girdiği bir sergide, güvenlikçiler tarafından yakalanmamak için dar bir alana saklanıyor, yanında hiç tanımadığı bizim Fransız arkadaşla..

photo78640

Daha bu adamın kocasının arkadaşı olduğunu bilmeden, ilk defa karşılaşmaları bu.Artık ortamda atmosfer nasıldır bilemem, birden bu iki birbirini tanımayan insan oldukça mahrem görüntüler sunmaya başlıyorlar..Kadın eve geldiğinde, kocasına onu hiç tanımadığı biriyle kendisini aldattığını itiraf ediyor; biraz küsmeden sonra adam konunun bir daha açılmamasını belirterek barışıyorlar.Ancak ne var ki, bizim adam akşam elinde bavulu bu ikilinin kapısına dayanıyor; sonrası ise bir evde üç kişi, üçü de birbirinden “eşsiz” muhabbetine doğru kayıyor.Kız kocasını severken, onu incitmek istemezken diğer taraftan da diğer adama aşık olmaya devam ediyor..Film için kesin “bak bu böyle yaptı, diğeri de şöyle yaptı” diyemiyorum zira ne konuşmalar ne de davranışlar kesin..

Kitchen07

Kim aslında ne istiyor, ne düşünüyor çözebilen varsa alnından öpmek istiyorum..Veyahut benim düz mantık zihnime ağır geliyor böyle muhabbetler ve konular; ben bir şey anlayamıyorum..Kızın içine düştüğü ikilem diyeceğim;, yine de onun açısından bakmak içimden gelmiyor.Zira filmde ki bütün belirsizliğin kendisi de o; kimi istediğine bir karar verse hepimiz rahatlasak..Dram tadında ilerlemiyor da, veya bir aldatma var ama heyecan da olsun kıvamında değil.Artık yönetmen nasıl düşünmüş bilemiyorum; günlük olağan şeylermiş bunlar, bizde rahat rahat izlemeliymişiz mantığında çekmiş filmi sanki..Bir film yapmışlar ama ne konusunu tam belirlemişler, ne de gidişatı..Gül gibi oyuncular bir araya gelmiş, ama bana göre bu pek de işe yaramamış..

Gaddarca bir yazı olduğunu biliyorum ama içimden gelende bundan ibret; resmen bitsin diye bakındım..O kadar büyük bir hevesle izlemeye başlamıştım ki, belki de yaşadığım hayal kırıklığının etkisindeyim hala..Yine de bakmak isteyenler, buradan seyredebilir..

Reklamlar

13 thoughts on “The Naked Kitchen ~ Ambalajı güzel bir film..

  1. Ayy yorum yapmassam çatlarım. 😀 “Shin Min Ah” çok güzeldi bu filmde.Müzedeki performansı çok iyiydi 😛 Bsns göre sıkıcı bir filmdi ama “Shin Min Ah” bence izlemeye değer. Ju ji hun’muş peehhh…

  2. bende filmi beğenmedim sıkıldım filmden ama inatla bitirdim.sonunu görmeden bırakamam ama sonu da belirsiz olunca çatladım.bu filmi anlayan yoktur .

  3. büyük bir merakla filmi izledim. Shin min ah oynar da film kaçar mı? Sırf onun yüzünden izledim ama ne bileyim canım yönetmen Shin Min Ah’ın güzelliğini yansıtamamış… içime sinmedi film… daha iyi işlenebilirdi…

  4. @ kişisel depresyon anları

    Evet bir de o var, kızın tipini çok mu masum bırakmış anlamadım.göörünüş olarak çocukça durmasını mı istemiş nedir; böylece “bakın biz burada her daim olabilecek duygulardan ve karışıklıktan söz ediyoruz” falan demek mi istemiş..Veya ben filme anlam yükleyeceğim diye kendimi mi kasıyorum; gerçi bana öyle geliyor ama olsun..O kadar paraya ve kadroya yazık olmuş, daha ne denir ki..

  5. @ winpohu

    Bende sırf sonunu göreyim diye dayandım zaten, kuzenimle izliyorduk bolca bakıştık diyebilirim, bitsin diye dakika saydım resmen..Bir film için bu kadar kötü şeyler söylemek haksızlık gibi geliyor ama insanın yaşadığı hayal kırııklığının etkisi büyük bunda..

  6. valla shın mın ah a rağmen güzel bir filmdi o kadını oldum olası sevemedim. şemsiye dükkanı süpperdi.eşi ile ilişkisi kendisi batırıncaya kadar süpperdi.zaten oppam şahaneydi.. fransız-kore yapımı oopam kızı gerçekten istedi ve sevdi.diğer adam ise küçüklükten beri aşık ve onun yaşlamında eş kardeşten öte bir yerde onun adına tam karar verememekteyim.kı ize masum görünen fettan ilk fırsatta kaptı cillop giibi oppayı.ıyyyyy…ben daha farklı bir son beklerdim biraz hayal kırıklığı oldu. fransız-kore oppam ise tamamiyle dürüst duygularla olması gerektiği gibi devam etti hatta seranat bile yaptı parçanın sözleir harikaydı.kıza bunlar çok bile…GEL SEN BENİM RESİMLERİMİ ÇEK BANA YEMEK YAP BENİM İÇİN ŞARKI SÖYLE DİMİİ BOŞA GİTMEZ BEN KIYMET BİLİRDİM AMA NEYSEE DİYORUUM…filmin sonunda oppamın fransaya dönmesi ve uçakta hüngür hüngür ağplaması dehşetti.kızın iki erkektende ayrılma kararı yerindeydi belkide tek akıllıca hareketiydi.ama sonunda adamın hala kıza kul köle hadi gel yendien evlenelimli yaklaşımı rezillikti.özetle izlenilecek güzel bir film

  7. gercekten de entry ‘ın enfes olmus oforı…ambalajı guzel bır fılm tanımlaması tam oturmus bu fılmın uzerıne..bu fılmı ben de pek sevemedım…zaten boyle caprık duygusal bağlantılara coğu zaman gozumu kısarak bakmısımdır…kı bu fılmın oyuncularını da normalde pek severım..hele esas kız;favorılerım arasındadır.. a love to kıll;devıl ve ozellıkle guzel ve cırkın’de hayran olmustum desem yerıdır.. ama burda gercekten cok eğretı duruyor……kı bu aralar so ı sub’cığım rough cut’ını tekrardan ızlemıs bulunuyorummm;belkı de ondan hıc bır fılmı beğenemıyorum doğru durust… kısaca ben de de;sızde olduğu gıbı hayal kırıklığı yaratttı..neyse onumuzdekı fılmlerımızee bakalım bız de:))

  8. gerçekten güzel bir filmdi bende bloguma yazmıştım senin neden beyenmedigini hala anlamamış olsamda 😀 evt ilk başlarda kız neden kocasına abi diyoo ve o adamla yaşadıgı olayı kocasına anlatıyo kocasıda hiçbişey olmamış gibi hayatlarına devam edelim diyoo (ki türkiye gibi bi yerde pek yaşanabilicek cinsten bi olay diil bu türk erkegi kalkacakta dicek karısına olanları unuttum hadi eski yaşantımızı dönelim pehhh 😀 )ama bi adamın karısına duydugu aşkı bence güzel bi şekilde anlatan bi filmdi .sonu anlamsız bitmiş olsada 😀

  9. @ kang yong

    Valla bunu izleyeli o kadar uzun zaman geçmiş ki, bir an acaba film ne hakkındaydı diye bir an durup düşünme gereği hissettim.Hatırladığımda da hala filme karşı aynı duygular içindeyim, Kore filmlerini severim ve bunu da bir heyecanla izlemiştim ama hala hayal kırıklığını hissedebiliyorum.Ne anlatmak istediğini anlamadığım, azcık anladığım şeyden de memnun kalmadığım bir filmdi..Bilmiyorum, benim için hala bir albenisi yok..

  10. yaptığın eleştiri gerçekten çok saçma film kültürünün gelişmemiş olduğunu bilmen cidden güzel .daha önce hiç şiir okudun mu ?şiirde duygular bazen dolaylı yollarla anlatılır doğrudan verilmek istenen mesaj verilmez ve sen okurken bu mesajı çözmeye çalışırsın bu seni bir çok kapıya çıkarır ne kadar karmaşık olursa olsun şair şiiri okurken düşünmeni, anlamaya çalışmanı, iç dünyanla münakaşa etmeni istediği için bu yola başvurur aslında bunun sayamadığım daha bir çok sebebi olabilr.işte bu filmdede bu duygu var yönetmen sana her şeyi tam takır kuru bakır vermek zorunda değil biraz düşünüp kafa yormanı istemesi fena mı yani film gerçekten iyiydi izlerken sıkılman mümkün değil.

  11. bazı filmler aşırı analiz etmeye değmez bu da onlardan biri. ne mutlu ki sana sen filmde bir mana bulabilmişsin, ben bulamadım.

    bitti…

  12. filme bloğunda yer vermene rağmen analiz etmene rağmen analiz etmeye değer olmadığını mı söylüyosun fazla tezat oldu bu 😀

  13. @joseph

    Valla konuşmak için filmin illa iyi olmasına gerek yok, ben şahsen beni okuyanlar adına “izlemeyin kardeşim, vaktinize değmez” demek istedim ve bu amaca uygun konuştum sanırım.Yok ama şahsınızın filmle nasıl bir duygusal bağı varsa ve bende yaklaşık 2-3 yıl önce bunu yazarak şu an o tele dokunduysam özür dilerim, ben ne yapmışım öyle haddimi bilmeyerek.Son bir cümle daha kurayım; banane kardeşim, filmi ister sev ister sevme, bana hasılatı için para ödemiyorlar ya, bende eleştiri için para kazanmıyorum.Kendi blogumda ister göklere çıkarırım, ister yerin dibine sokarım, size soracak halim yok herhalde.

    Eleştirinin de uslubu vardır, yazıyı beğenmezsiniz kendinize göre bana göre iyi bir filmi der geçersiniz.Öyle yoruma “eleştiriniz çok saçma” diyerek başlayan bir yorumu yazanı ben daha baştan ciddiye almam.Size en güzel tavsiye, blogumu okumayın lütfen.Bundan sonraki yorumlarınızı da onaylamayarak sizi bu çocukça eyleminizden mahrum bırakma niyetindeyim, hayatta huzur dolu film izlemeler..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s