The Les Choristes ~ Koro deyip geçmeyeceksin…

1531-LesChoristes

Uzun zamandır izlemek için aklımda olan bu filmi sonunda seyredebilmiş bulunuyorum.Youtube saolsun online olarak izleyecektim ama elime korsan da olsa bir cd’si geçince kardeşimle oturup izledik; gerçi pek de oturur değil de yatar pozisyonda izledik ama olsun..Koro sadece müzikleri için bile izlenebilecek bir film; hele o çocuğun sesinden bahsetmeye bile gerek yok, zira daha önceden ona dair hayranlık dolu cümleler kurmuşluğumda vardır.Koro filmi, abartılı övgü sıfatlarıyla birlikte anılmayabilir ama kendi sıradanlığı içinde, sade ama o sadelikte etkileyici bir film..

Fransa’da eski bir yatılı okula öğrenci mümessili olarak görevlendirilen eski bir müzisyenin kaleminden dinliyoruz her şeyi..Hatıra defterinde yazılanlar okundukça onun o okulda ki yaşadıkları bir bir ekrandan akıp geçiyor.Bende nasıl film anlatıyorsam; şu üslupla kendimi yabancı hissettim gerçekten.Neyse, adam kendi yaşamında geldiği yerle hayal kırıklığı ve umutsuzluk içindeyken son bir çare bu işe sarılıyor.Gittiği okul; çoğu ailesiz ve fakir olan küçük yaştaki çocukların yatılı olarak kaldığı; çocuklarında istediklerinde canavarlaştıkları bir yer..Zaten bu tarz öğrencilerle boğuşan öğretmenlere her zaman sabırlarından dolayı hayran kalmışımdır..Bizimki okula başladığı ilk gün, okul hademesi öğrencilerin tuzağı ile gözünden yaralanıyor, öyle bir “çetrefilli” ortamdayız yani..

koro

Aslında o sahneleri izlerken ilerleyen kısımlar için dramatik sahneler bekliyordum; kendi arabesk bünyemin kurbanı oldum da diyebilirim, ama film daha naif bir zeminde ilerlemeyi tercih etti.Bizim mümessil kendi adil ve sevecen yaklaşımı ile çocukları yavaş yavaş kendi tarafına çekmekle kalmadı birde onlarla birlikte bir koro kurdu.Her ne kadar filmin belki de en itici karakteri olan müdür –ki arada onu da sevdik- başta karşı çıksa da sonradan şartlar onun bizimkileri desteklemesi yönünde oldu..Ses tonuna göre çocukların sınıflandırılması, sonra yavaşça provalara başlanması; yeni bestelerin yapılması..Okulun en sessiz ama en tehlikeli çocuklarından biri olan bizim baş rol çocuğumuz o muhteşem sesiyle ortaya çıkıyor ve bizi mest etmeye başlıyor..

Konu bundan ibaret aslında ama sadece bundan da ibaret değil.Şimdi çok sıradan bir filmmiş gibi anlatıyor olabilirim ama izlerken insana gerçekten hoş duygular hissettiriyor..Hele o müzikleri var ya, insan dönüp tekrar tekrar dinliyor.Bu film hakkında yapılan diğer yorumları okuduğumda da ortak düşüncelerimiz hep müzikleri oldu; sade ama eğlenceli bir film, denk düşerseniz mutlaka bir göz gezdirmenizi tavsiye ederim..

Reklamlar

14 comments

  1. Bu filmi bir yerlerden hatırlıyorum ama sen uzakdoğu filmlerine methiyeler düz bu filme sadece güzel de olmadı 😛 Yeni bir film mi izlemek üzereydin söyle bakayım? :=)

  2. @ la fea

    Yok yaa, güzel olmadı demedim ki; aksine çok beğenerek izledim; o kadar çok yotube’da izlemek için doldurmuştum ki, kısmet cd’sini alıp izlemekmiş..Uzak doğu filmlerine kısa bir süre ara veriyorum, şimdilik bu semalardayız 🙂

  3. Hayır filme sadece ‘güzel’ demen olmadı 🙂 Senin bıraktığın yerden devam ediyorum Oforicim. Kim Sam Soonu izle bitir fikrini merak ediyorum. İkincisi Takashi Kaneshiro’nun filmlerini izlemeni öneririm. Gözlerinden öperim 😛 Mektup gibi oldu.

  4. @ la fea

    Takashi Kaneshiro kimdir diye bir baktım şimdi, iyi ki bakmışım, o neymiş öyle, filmlerden gözümü alamadım.Parlayan hançerlerini izlemişim bir tek, bakalım yavaş yavaş diğerlerini de izleriz belki..Çok yakışıklıymış bu arada ..

  5. Ben bu filmi sinemada izlemiştim ve izlemeye karar vermem hayli ilginçti.Bir film izlemek üzere sinemaya gidip , seanslardan cıkanlara göre karar verecektim.Koro(The Les Choristes ) için tepkileri ölçmek üzere filmden çıkanlara bakarken iki gözü iki çeşme ağlayan bir amca gördüm:p O an karar verip hemen bilet aldım.

    Cidden hala saygıyla bahsettiğim, ölü ozanlar derneği’ni bile geride bırakarak öğretmen-öğrenci ilişkisini anlatan bence en güzel , en sıcak, çok başka bir filmdir

  6. Hayır sadece Parlayan Hançerleri izlemedin Ofori Sağa Dön-Sola Dön de Kaneshiro filmi 🙂

  7. @ la fea

    Aaa bak, gül gibi filmi atlayıp geçiyorum, terbiyesiz ben 😛

  8. les choristes en sevdigim filmler listesinde yer agliyo 🙂 filmin sonunda hep gözlerim yasariyor 😥
    özellikle müzigine bayiliyorum arada youtubedan dinliyorum
    bu arada lafeaye katiliyorum kim sam soon en güsel kore dizilerinden biri bnce,
    herkese tavsiye ediyorum 😉

  9. @ samy

    Müziklerini bende dinleyip duruyorum, hani fransızca bilsek, o çocuğun yaptığı röportajları da izleyeceğim ama o konuşuyor, ben boş bakışlar atıyorum..Böyle filmler kolay kolay yapılmıyor azizim; abidik gubidik şeylerden pek sıra gelmiyor herhalde 😀

  10. Franzıca çeviriye mi ihtiyacın var arkadaşım? 🙂 Söyle bana hemen çevirteyim 😛

  11. @ la fea

    Süpersin ne diyeyim, bende kendi kendime hayıflanıyorum bir dil bilmiyorum diye..Bu seferlik ihtiyaç yok arkadaşım ama daha önemli bir çeviri mevzusunda kapını arşınlarım 🙂

  12. Seni okumaktan kendi blogumu unuttum. Bekle bari madem ayaktasın ben bitireyim yazımı oku öyle yatmaya git 🙂

  13. @ la fea

    Bende bakıyorum, devamlı F 5 yapmaktan yoruldum valla, seni bekliyorum hadi 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s