Terminator Salvation ~ Kaderi kim yönlendirir ?

terminator-salvation-20090319000343249

Uzun süredir güncelleme yapmamanın vicdan azabı içinde başlıyorum bu yazıyı yazmaya; ama ne zaman başlamak istesem şeytan beni tembelliğe sürüklediğinden bu güne kadar tek bir satır yazamadım.Açılışı Terminatör filmiyle açmak, bu filmi o kadar uzun süre beklediğim için tam yerinde oldu.Aslında bu yazıyı kardeşimin görmemesi lazım, zira kendisi ile izleyeceğime söz vermiştim ama arkadaşımın isteği üzerine kendi nefsime yenik düştüm..Olsun varsın, kardeşim geldiğinde gider bir daha izlerim..

Bu seriyi ne kadar çok sevdiğimi, her filmini, yapılan dizisini eksiksiz takip ettiğimi söylemiştim daha önceden.”Ben çocukken” diye başlayan cümlelerin çoğunda bu seriye duyduğum hayranlıktan söz edebilirim.Gelecekten bir robot gelmiş, önce kadının peşine, sonra oğlun peşine takılmış; Skynet diye bir şey varmış; makinalar tehlike olarak gördükleri insanları öldürmeye başlamış, kıyamet günü aslında çok yakınmış derken, bu hikaye beni benden almıştı.Daha geçenlerde bir bayram tatilinde üç filmi de satın alıp arka arkaya izlemiştik.Tabi bunda etken yayınlanan Sarah Connor Chronicles dizisinin bizi tekrar o heyecana kavuşturması da olabilir.Bu arada insafsızlar diziyi de öyle güzel bir yerde bitirdiler ki; hani ağzım bozuk bir kişiliğe sahip olsam ne küfürler ederdim Allah bilir..

Terminatör sevgisi sınır tanımazken; her çıkan filmde bu sevgiye ters bir oranda hayal kırıklığı da bzi bekliyor.Belki de izleyici olarak çok büyük beklentiler içine girdiğimizdendir diyebilirim.Ama hayır bu cümleyi kullanmayacağım; zira en düşük beklentilerde hoş vakit geçirebileceğimiz bir film beklerken; o kadar paraya, o kadar emek ve zamana; ve hatta hatta arkasına aldığı o güçlü kurgu alt yapısına rağmen; sinema salonundan çıkarken insanın içi azcık da olsa burkulmuyor değil..Geçenlerde kişisel depresyon anları blogunda bu filmden bahsetmişti; ve tabi yaşadığı hayal kırıklığından.Şu an ona katılmamak için kendimi kandırabilirim ama hangi olumlu cümleye başlasam sonu olumsuz bitiyor spontan bir şekilde.Düşüncelerim bu film için yalan söyleyemiyor..Connor, Connor dedik, gelecekte onun lider olduğu dönemleri göreceğiz dedik; midemizde kelebekler, kocaman açılmış gözlerde merak duygusuyla ekrana kilitlendik; ama sıradan bir Amerikan savaş kahramanı modundan başka bir şey göremedik..

terminator-salvation-tech-webblog-accessko

Makinalarla savaş dedik; iki kurşunla yere düşen robot yığınları karşıladı bizi..Yaşasın, insanların makinaları yenecekleri çarpışmalar göreceğiz dedik, bütün film boyunca boş gözlerle beklemekten ve sonunda elimiz boş o koltuklardan kalkmaktan başka bir şey yapamadık.O film, Connor’ın değil, Marcus karakterinin üzerine kurulu diyenlerin yorumlarına başta kaş çatsak da sonunda aynı düşüncelerde buluşmanın ezikliğini yaşadık.Konuştukça sinirleniyorum gerçekten, yani bugüne kadar biz diğer üç filmde Marcus mu izledikte, Connor gibi bir karakter onun “insanlığını kaybetmemiş robot” travması altında ezilip yok olsun..

Kimse kusura bakmasın; o filmde beklentileri karşılayan ne bir John Connor profili ne de o fedakarlık ve kahramanlığı gözler önüne serecek bir “performans” çizgisi vardı..Sıradan bir halka kahramanı gibi dolanıp durdu ortada; babasını canlandıran Reese karakteri bile ondan daha göz alıcıydı..Hani dünya zengini olsam, para yığınlarının üstünde uyusam; şu filmi elimin tersiyle bir köşeye iter – mümkünse hiç olmamış kabul eder- yeni bir John Connor ile savaşın başladığı ilk zamanlar ve bizimkinin kendini göstererek yavaş yavaş liderliğe ulşatığı o dönemlerin filmini çektirirdim..

Connor’un kahraman olduğunu, son üç filmde sırf o ölsün de Skynet kazansın diye arada nice insanların heba olduğunu biliyoruz da; bu çocuğun nasıl bir kahramana dönüştüğünü anlatmadan; adamın direk kahraman olduğu zamanlardan film çekmeye başlıyoruz, bir de acındırık bir Marcus attık mı ortaya tamam zaten..Beni bu hale hep Sarah Connor Chronicles dizisi getirdi; beklentilerimi öyle bir yükseltti ki, şimdi yazdıkça katlanan sinirimle baş edemez hale geldim..Aslında bu yazı; ” heyecanla bekledim, iyiydi güzeldi fakat biraz daha güzel olabilirdi” havasında yumuşak bir zeminde ilerleyecekti, başta ki plan buydu ve inanın nerde ipi kopardım bilemiyorum.

Velhasıl, yazık oldu yazık diyorum; önümüzde ki güzel filmlere bakacağız artık, ne de olsa bir sinema izleyicisi olarak para verip çektiremeyeceğimize göre, fakirliğin bükük boynu ile oturup daha iyilerini bekleyeceğiz..

Reklamlar

4 comments

  1. termınator;ızledığım ılk zamanlarda benı oldukca etkısı altına alan bı fılm olmustu..ozellıkle 2.devam fılmı;ılgınc cekım teknığı;ınsanın kanını donduran karakterlerı ve kargasasıyla aklımda uzun sure yer etmıstı…bu tur fantastık ve ıcınde robotların gectığı fılmlere kendını bıldı bılelı uzak kalan bı ınsan olarak;termınator serısının bu kadar uzatılmasına da bı anlam veremıyorum doğrusu….hele kı uzakdoğu sınemasıyla tanıstıktan sonra..en ıyı orneklerını bana gore 60 yıllarda vermıs Amerıkan sıneması ıcınde;TERMIMATOR gıbı fılmlerı sevmek ıcımden gelemıyorr…:( sevgılı oforı;bu guzel blog ta en sevdığım Amerıkan fılmlerınden olan _THE WAY WE WERE;THE APARTMENT; two for the seesaw (SALINCAKTA IKI KISI-bunlar ılk aklıma gelenler);ıle ılgılı yorumları senın kalemın den okursam;ck sevınırım ;ben saydığım bu uc fılmı de cok severımm;blog u takıp eden dığer arkadadasların da dıkkatıne sunulmustur;ızleyen pısman olmazzzz..:)

  2. Kesinlikle artık devam filmlerine gitmemeye karar verdim. işin maddiyatını bir yana bırakıyorum manevi olarak ta insanı çöketriyor. bu ne ya hiç mi bu filmi çekerken yüreğiniz sızlamadı… kınıyorum kınıyor…

  3. @ kişisel depresyon anları

    Kesinlikle katılıyorum; giden o kadar para ve zamana bir şey demiyorum artık, ama o hayal kırıklığı var ya, insanı yiyip bitiriyor.Hayır hiç mi kimse görmüyor bu kusurları, filmi yapanlar ne kadar kör olabilirler ki..O kadar para ve uğraş, boşu boşuna olmuş..

  4. @ nisa-1341

    Önerdiğin filmlerin linklerini de bir bulsan, ne kadar mutlu edersin beni.Ben aradım bulamadım, yoksa başlayacaktım izlemeye..Amerikan film sektörüne de haksızlık etmek istemiyorum, zira onlarla büyüdük ama tabi kimse Kore yapımlarının eline su dökemez..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s