Our School E.T. / Okulumuzun İngilizce Öğretmeni

et

Bugünlerde bana ne oluyor bilmiyorum, çok çabuk sinirleniyorum, tahammül eşiğim oldukça düşmüş vaziyette; hani üflesen neden rüzgar yapıyorsun kardeşim diye birilerine saldırasım geliyor.Önceden umursamadığım şeyler; en küçüğünden en büyüğüne gözüme batmaya başladı ve bu durum hayatımı daha da çekilmez yapıyor, kendi kendimi yıpratıyorum farkındayım ve bu durum bir an önce son bulmalı; herkesten çok kendi iyiliğim için..Ruh durumumun böyle çalkantılı bir haldeyken stabil bir şeyler yapmalıyım dedim ve geçen hafta içinde bu filmi izledim.Normalde pek dönüp bakmaz, ilgi göstermezim ama gülmeye ihtiyacı olan bir bünye için; biçilmiş kaftan olduğu garantisini verebilirim..

Tabi, yine de içinde kendine has kusurları yok muydu, kesinlikle vardı ama onlara değinmeden önce bu inci tanesinden biraz bahsedelim..Film, bir gece vakti bilardo salonlarından öğrencilerini kovalayan bir beden öğretmeninin çılgın görüntüleriile başlıyor.Yakalayabildiklerine cezalarını veriyor; yakalayamadıklarının resimlerini çekip sonradan delil olarak kullanmak üzere saklıyor.O kadar eğlenceli ve saygı duyulası bir karakter ki; resmen “öyle bir öğretmenim olsaydı kafamı kırsaydım” edasında izlemeye devam ettim.Öğrencilerine sahip çıktığı gibi; onların tepkisini çekmeden onlardan biriymiş gibi aralarında ki sorunları çözebiliyor.Kavga mı edecekler “tamam edin ama bende hakemliğinizi yapacağım” diyerek ortaya birde iddaa parası çıkarıyor; bir öğretmen olarak o kadar da marjinal takılıyoruz yani.Zaten kendisi mesleğini bir ğelnce mekanı olarak kullanıyor; beden öğretmeni olarak çocuklarla istediği kadar vakit geçirip onlarla oyunlar oynayabiliyor..

ing1

Ama her ne kadar diğer meslektaşlarına sorumsuz bir öğretmen imajı verse de, kimseye fark ettirmeden bütün öğrencilerini koruyup kolluyor; hepsinin derdini biliyor ve öğrencilerine hissettirmeden, onları rencide etmeden el atından sorunları çözüveriyor.Okul tarihinde ondan daha duyarlı bir öğretmen bulunamaz herhalde.Bu huyunu da kendisini öğretmenlik yapmış; şimdi çalıştığı okulun müdüründen almış.Adam bizimkini kendi öz oğluymuş gibi seviyor.Ancak bu mutlu tablo; bizimkinin bir hatası ile okuldan atılma eşiğine gelmesiyle bozuluyor.Öğretmenlik yapmaya devam etmesi için; elinde tek bir seçenek kalıyor, beden öğretmenliğinden daha popüler olan bir öğretmenlik yapmak.Üniversitedeyken “ingilizce öğretmenliği yapabilir” diyen bir sertifikası olduğunu hatırlayınca denize düşmüş gibi bu yılana sarılıveriyor..

Ancak yolan namert; onu “iyi ama sen ingilizce bilmiyorsun ki” diyerek bir güzel ısırıyor.Bizimki artık hem ingilizce öğrenmek zorunda hem de okul yönetimine bu öğretmenlik işini kabul ettirebilmek için öğrencilerin girdiği o zorlu sınavdab 70’in üstünde almak zorunda..Mutlu mesut hayatı bir anda tepetaklak oluyor ama asla vazgeçmek yok diyen düsturu ile bize daha nice eğlenceli sahneler çıkarıyor.Gelelim olumsuz yanlarına, bazı sahneler gereksiz yere uzun tutulmuş ki, söylemeden geçemeyeceğim, bir boks sahnesi var, sanırsın bütün film o sahne üzerine kurulmuş.Yine de yiğidi öldür ama hakkını ver diyen büyüklerimizi dinlemek istiyorum, güzel ve bir o kadar da sıcak bir filmdi, boş vakti olanlar buradan izleyebilir, şimdiden herkese önerilir..

Reklamlar

5 comments

  1. Güzel bir filme benziyor. İnceleme için sağolasın. 🙂

    Benim dikkatimi en çok çeken yer afiş ve isim benzeştirmesi oldu. Filmin ingilizce adına E.T. lafını kısaltma şeklinde katmışlar ve afiştende görüldüğü kadarıyla Shephelborg’ün E.T.’sine sıkı bir gönderme yapmışlar film adı ile; Türkçe ismin çevirisi size mi ait yoksa sarangni’den filan mı aldınız bilmiyorum; ama Türkçe isim bu göndermeyi direk es geçmiş. Türkçe’ye bu göndermeyide içerecek şekilde çevirmek ise daha büyük bir sorun muhtemelen…

    Güzel inceleme için tekrar teşekkürler. 🙂

  2. @ gorath

    Valla aradaki benzetmeyi ben hiç anlamamışım, şimdi siz bahsedince gördüm gerçekten.Bu da ne kadar kör gözlerle izlediğimin bir kanıtı olsa gerek..Çeviriyi ben yapmadım, linkini verdiğim sitede böyle geçiyordu ismi, bende aynen aldım..Ama şimdi dediğiniz gibi düşünüyorum da; bu inceden inceye benzerlik çok hoş olmuş 🙂

  3. Sonunda izledim.. 3 gündür 5 partı dolduruyorum sonunda ama… xD
    5 partın en iyisi 5. part çok iyiydi (filmin sonlarına doğru)
    Bazı yerleri çok çabuk geçmişken bazılarını çok uzatmışlar Çok iyi değil ama iyi sayılır…
    Adamın ağlamasına içim gittti yalnız doğruya doğru orayı iyi yapmışlar…
    Lee Min Ho baya tatlı burda+ kavga etttiği çocukta+Boksçu da öle… Sırf bunlar için izlenir… Yuhahehuasd

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s