Turn Right Turn Left ~ Yönlerin önemi…

poster1

Geçen pazar günü La Fea’nın bana önerisiyle akşam üzeri izlemeye başladığı bu güzel filmi, filmin son kısmında bilgisayarım aniden kapanınca – ve de açılmak gibi bir arzu göstermeyince- daha bugün oturup bitirebildim.O kadar yer izle, bilgisayar sana bir çelme taksın final kısmında tökezleyip yere düş.Ara sıra bana bu eziyeti çektirmese hiç de rahat edecekmiş gibi görünmüyor.Neyse bilgisayarsızlıktan bilgisayarın kıymetini anladıktan sonra bu güzel ve de “özel” filme bir göz atalım.Gerçi La Fea blogunda çok güzel bir tanıtım yapıp, beni filme bir kere daha hayran bıraktı ama bende dilim döndüğünce bir iki kelam etmek istiyorum.Filmin isimini ilk duyduğum zaman “bu ne ki” tarzında cümleler kurmuştum kendime; sağa dönsem sola dönsem ne olur ki dedim ama şimdi dönüp bakıyorum da bu film için bundan daha uygun bir isim seçimi olamazdı..

Aşk filmlerinin cazibesi, her daim imkansızı hissettir ki olurda çiftler bir araya gelirse izleyici gözü yaşlı bir şekilde iç çekip ekranın başından kalksın.Ama bunca zamandır izlediğim hiç bir filmde bu kadar “imkansız” bir yaklaşım görmemiştim.Ki bu durum öyle insanın canını da sıkmıyor fazla; hatta aksine eğlendiriyor kendi içinde.Normalde saç baş yolup “bunlar ne zaman bir araya gelecek, delireceğim şimdi” diye bağırmaya başlayacak olan kitle, bu filmde arkasına yaslanıp kahkahalar atıyor; bazı yerlerde insanın içi hafiften bir cız etme eğilimi gösterse de; zalim senaryo ve replikler bu hissi elleriyle bir güzel boğuyor.Farklı, bir o kadar da eğlenceli bir romantik komedi izliyoruz..Yalancıktan dram havası esebiliyor bazen; ama geldiği gibi gitmesini de biliyor.

Baş rol karakterlerimizden, kız çevirmenlik işi yapan, ama çevirdiği korku kitaplarından ödü kopan, sırf kitap hayaletlerle ilgili diye, korkusundan evini değiştirecek kadar hassas bünyeli bir insan.-Ama o kadar tatlı ki anlatamam-.Erkek ise; müziğinin değeri anlaşılmamış, hassas, duygulu ve de duyarlı bir insan.Geçimini sağlamak için bir restaurantta keman çalıyor ama bu duruma çokça da üzülüyor.Bu iki şaşkın; birbirlerine komşu olmalarına, hatta yatak odalarının duvarı bitişik olmasına rağmen; bütün film boyunca komşu olduklarından bir haber yaşıyorlar.Zaten filmin düğüm noktası burada; biri sağa giderken diğeri sola gittiğinden, sokak ortasında karşılaşmak gibi bir durumları olmuyor hiç.Hani ikisini yan yana koysan; ters taraflara hareket ederler anında.Ama bu yön bulma dürtüleri kişiliklerini etkilememiş olacak; bu dünyada birbirlerinin ruh ikizi gibi; yedikleri, düşündükleri, olaylar karşısında ki tavırları bire bir aynı benzerlikte..

title

Bu ikisi kaderin bunlara cilvesi olsa gerek; on yılda bir karşılaşıp birbirlerini kaybediyorlar; yön durumuna bakarsak tekrar buluşmaları da pek mümkün olmuyor.Bir park yürüyüşünde tesadüf eseri bir havuzun etrafında suya düşen notlar aracılığıyla birbirlerini bulan ikili; konuştukça aslında çocuklukta karşılaştıklarını ve yine bir şekilde iletişimi kopardıklarını öğreniyorlar.Bu sefer kaybetmeyelim diyerek yağmurda eve kaçarken birbirlerine telefon numaralarını veriyorlar ama o yağmurda numaralar kağıttan siliniyor..Yan yana oturduklarını bilmeden birbirlerini aramaya devam ediyorlar.Tabi bu arada bu ikilinin belalıları da olsa fenaz olmaz diyen senaristler kıza takıntılı bir doktor; oğlana da geveze ve kavgacı bir garson kız ayarlıyor.Arada sinir olsak da, yine de bolca gülmekten kendimizi alamadığımız “harika” bir film izliyoruz netice itibariyle..

Bizimkiler bir araya gelebiliyor mu; kader onlara nasıl bir oyun oynuyor, nasıl bir final bizi bekliyor gibi soruların cevabını açık bırakıyorum ki; hani olurda okuyanı kandırıp filmi izlemek için teşvik edebilirim.Kıyıda köşede kalmış gizli bir cevher gibi bu film; bunca zamandır neden görmedik diye hayıflanmalara sebep oluyor.Şahsım o kaygılar içinde şu an..Buradan ingilizce alt yazılı izleyebilirsiniz, daha iyi bir link bulunduğunda mutlaka ekleme yapılacaktır.

Reklamlar

6 comments

  1. Çok güzel anlatmışsın arkadaşım. Beğenmene çok sevindim. Ben filme bayıldım. Hem de tam ruh halime uygundu. Hani şöyle güzel romantik film olsada Tv de izlesem keyifle dediğin anlar vardır ya. İnternet aynı tadı vermez. Uzun zamandır istiyordum ve en sevdiğim şarkılardan biri ile de bu kadar uyumlu olunca film. İzlemek kaçınılmaz oldu. Dinlemediysen hiç bşogda postanın altında yerleştirdim. Bülent Ortaçgil -Eylül Akşamı.

  2. selam,
    bu filmde çocukla kız bi şiir mırıldanıyorlardı
    tam hatırlamıyorum ama ” sanki gölgemi kaybettim” gibilerinden bir şey geçiyordu içinde, malesef hatırlayamıyorum. bu şiir hakkında bir bilginiz var mı.

  3. @ safi.naz

    Bende hatırlıyorum o şiiri, sanırım la fea kendi blogunda film hakkındaki yorumunda o şiire de yer vermişti, çok da güzel bir yorum, bir bakmanı tavsiye ederim.

  4. @ la fea

    Aslında TRT ve TV8 bu konuda önceliklerini koruyorlar, tabi unutmadan cnbc-e’de.Güzel filmler veriyorlar ama benim gibi kumandayı ele geçiremeyenler bundan yararlanamıyor.Bu arada arkadaşım müzik olayını gördüm; ve hatta dün yazını okurken dinledim, çok güzel olmuş gerçekten, her zaman bekleriz artık 🙂

  5. bu filmı ben de tv de gorunce sok olmustum;(annem farkettı garıp sekılde..:));kı HoNG KONG ve TAYVAN yapımlarına karsı ;ıcten ıce değısık bır soğukluğum olmasına rağmen(nedendır bılmıorummm:)))_);bu fılmı cok severdım ılk ızledığım zamandan ıtıbaren..
    oforı;yazdıklarınla gercekten bu fılme daır o kadar ıyı tespıtler yapmıssın kı;hıc ızlemeyen bı ınsanın ımrenıp;fılmı ızleyeceğıne emınım…ben senın yazdıklarının ardından;la fea ‘nın blogundakılerı okudum ve bayıldım..bı fılm ancak bu kadar ıyı hıssedılebılırdı,ıkınız de benı valla tekrardan bu fılmı ızlettırmek zorunda bıraktınız…
    fılmın afıslerı bıle gercekten hayranlık uyandırıcı..ınsan dakıkalarca sıkılmadan bu afıslere bakabılır..
    kı ben su gunlerde;caın and abel ı ızleyıp bıtırmıs ; SO JI SUB adındakı bu dunyadan olması muhtemel omayan zat-ı muhtereme olan hayranlığı ve sevgısı sınırları kat be kat asmıs bırı olarak(bı ınsan nasıl her rolu bu kadar ıyı kotarır_aklım almıyorrrr..);bu fılmı cok sevdığımı yenıden hatırladımmm….ızleyın ve ızletttırın….:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s