Ruhların Kaçışı – Spirited Away…

spiritedawayug2

Hayao Miyazaki ile tanışmam yine kardeşim sayesinde olmuştur; bundan kaç sene önce bilmiyorum Howl Moving Castle’ı izlemiştik, hatta o dönem nerden bulduysak bir posteri de geçmişti elimize, hala odada asılı durur; eskidi, yıprandı ama ne zaman baksam garip bir şekilde beni mutlu etmeye devam ediyor.O filmden sonra, bu adamın yaptığı diğer filmleri de bakınmaya başladık, kimini indirdik kimini satın aldık derken bir çok filmini izledik.Bu filmi de çok iyi hatırlıyorum; her ne kadar şimdi kaybetmiş olsak da indirip izlemiştik, hatta o zamanlarda nasıl alt yazı ekleyeceğimizi yeni yeni öğrendiğimizden filmin alt yazısı görüntüden önce geliyordu, ne eziyet çekmiştik ayarlayacağız diye..

Ruhların kaçışı, izlemeden önce hakkında baya bir şey okuduğum bir filmdir, dolayısıyla büyük bir merakla oturmuştuk ekranın karşısına.Küçük bir kızın ailesi ile yollara düştüğü macerası ile başlıyor filmimiz..Gerçi konusunu anlatıp anlatmamak mevzusunda kararsızım, zira bu filmi bilmeyen yoktur gibi geliyor bana; o kadar benimsemişim ki..yol üzerinde ormanın içinde garip bir geçide rastlarlar, ve hiçbir yere benzemeyen garip bir kasabadan geçerler.Kızımızın ailesi; insanların “açgözlülük” kusurunu bire bir yansıtarak gecenin ilerleyen vakitlerinde birer domuza dönüşür.Kız ise, ne yapacağını, ailesine nasıl yardım edeceğini bilmediği bu garip kasabada tutsak kalmış gibidir..

Untitled 1

Artık, kasabayı yöneten kötü huylu cadının bir hizmetlisi olarak; hem buradan çıkmanın hem de ailesini kurtarmanın yollarını aramaya başlar.Bu serüveninde; bize hiç bilmediğimiz bir dünyayı tanıtır; birbirinden farklı canlılar, ruhlar, yaratıklar görsel olarak insanı sarmaya başlar.Bu adamın filmlerini bu sebepten de seviyorum; nasıl canlılarla karşılaşacağımız hiç belli olmuyor; ayrıca her bir kareyi en ince detayına kadar süslüyor.Hiç bir konusu olmasa bile insan oturup dolu dolu bir görselliğin tadını çıkarabiliyor.Ayrıca doğaya ne kadar değer verdiğini her bir filminde alt detay olarak değil de sanki “ana konu bu, diğeri sadece biraz süsleme” diyerek sunuyor bize..Biz kızın oradan kurtuluş çabasını izlediğimizi zannederken; aslında doğanın kendisinden esirgenen güzelliklerini, çalınan temizliğinin son demde intikam alışına şahit oluyoruz..

Bu film hakkında biraz daha detay vermek gerekirse, film 2001 yılında En İyi Animasyon dalında Oscar kazanmış, ayrıca şimdiye kadar yapılan en iyi Japon filmi olarak biliniyor.Oscar’ın verilişinde her zaman biraz kuşku duyan paranoyalarım; bu filmde nasıl “on numara” bir isabet yaptıklarına hala şaşkınlıkla bakıyor..Ruhların dinlenme mekanı olan bu garip kasaba, onun güç delisi garip yöneticisi, kızımıza yardımcı olan kayıp ve kendini unutmuş bir nehir ruhu; harika bir görsellik ve hikaye, izlemeyen için cezp edici bir sürü unsura sahip bu filmi, kaçırmayın demekten başka yapabileceğim bir şey yok..Buradan izleyebilir, sonrada eminim ki benimle aynı fikirde olabilirsiniz..

Reklamlar

14 thoughts on “Ruhların Kaçışı – Spirited Away…

  1. Miyazaki animasyonlarını seven biri olarak, benim de kendisini tanımam Spirited Away ile oldu. Ardından ulaşabildiğim bütün Miyazaki ve Ghibli eserlerini izledim, hepsini sevdim ama hiç biri Spirited Away’in yanına ulaşamadı.

    Son dönem eserlerinde ise hayal kırıklığı yaşıyorum sıklıkla. Howl’un Yürüyen Şatosu’nu uyarlarken orjinal eserin hikayesinde radikal değişiklikler yaptı ve bence çok da iyi olmadı. Miyazaki’ye ve orjinal esere ait yerler çok iyi uyuşmadı. Yerdeniz uyarlaması ise çok iyi bir fırsatın israfı oldu. Miyazaki, özgürce doldurabileceği serinin iki kitabı arasındaki zaman boşluğunu kullanmak yerine orjinal hikayeyi kendi usulünce kolaj yaptı, modifiye etti ve bence kendini çok tekrarlayan hikayeler sunmaya başladı.

  2. @ ena

    Orjinal eserleri bilmediğim için bir kıyaslama yapamıyorum tabi, ama ilk elden izlediğimden dolayı ben çok beğenmiştim Yürüyen Şato’yu..Yerdeniz uyarlamasını bende beğenmedim; ama bu uyarlamayı baba Miyazaki değil, oğul Miyazaki yaptı.Onun ilk denemesiydi sanırım; babası gibi olmasını bekleyemezdim ama yine de mis gibi konu ziyan olmuş gibi geliyor..

  3. hayao mıyazakı….bu adam ne yaptıysa sıfır tereddut ızleyebılırsınız bana gore…bu nasıl bır anıme dır ,anlatamıorum yahu…nasıl bır hayal gucudur bu….sanırım bu fılmı yapanlar dunyalı deılll..boylesıne bır dus gucu,yok yok ınanamıorummm….
    grave of the fıreflıes’ten sonra benı en cok etkıleyen anıme ‘dir..

  4. @ nisa-1341

    Geçen gece yine TRT 4’de Yürüyen Şato’yu verdiler, maaile oturduk izledik.Keşke bu filmi de verseler, zira bilmeyen o kadar çok insan vardi.Gerçi, Allah TRt’den razı oolsun, geçen senelerde baya bir Miyazaki filmi vermişlerdi, hatta bir bayram gününde arka araya verdiklerini hatırlıyorum, güzel zamanlardı..

    Şu bahsettiğin “grave of the fıreflıes” animesini izlemedm, bak şimdi hemen bakıp bulasım ve de izleyesim geldi; nasıl olsa yarın gece nöbete gideceğim, bu gece izlerim artık 🙂 Çok saol arkadaşım..

  5. yalnız benden soylemesı;mendılllerını hazırla;bayağı bı acıklıdır…ağlıcağına emınım…yuruyen sato geercekten enfes ;ben de cok severım…bı de bana bı arkadasım tavsıye etmıstı;LA MAISON en PETITS CUBES dıye kısa bır anıme var;gercekten cok kısa;ama odullu bısı;zamanını almaz;ızlersen seveceğını ssanıyorum…

  6. @ nisa-1341

    Desene bu akşam, benim için anime akşamı olacak, tavsiye için çok teşekkürler arkadaşım, her zaman böyle önerilerini beklerim..

  7. Anime dendimi Rose Of Versailles ı tek geçerim Ofori hala izlemediğini biliyorum peşindeyim 🙂 ASLA unutmam haberin olsun 🙂

  8. @ la fea

    ASLA unutmayacağını biliyorum zaten, er geç izleyeceğim ama işte ne zaman bende bilmiyorum.Gün gelir beni zorla ekranın başına oturtturur ve izlettirirmişsin 😀

  9. Valla yakınımda olsaydın kesin yapardım. Gerekirse adresine DVD leri yollarım. İzlemeni sağlayacaksa yaparım yani 🙂

  10. Bu arada ilk teklifimde ciddiyim. Ben İspanyaya bilem yolladım Oscarı sana mı yolllamayacağım 🙂

  11. @ lafea

    Arkadaşım; canım benim..Bak nöbetten çıktım gözümden uyku akıyor ama şu yazdıkların yüzünden yatıp uyuyamıyorum şu an.Hani biliyorum, bir istesem bana dünyaları gönderecek birisi var orada; cevap yazzmadan dönüp yatmak olur mu; ayıp, kendimi şiddetle kınarım..Mangayı biraz uyuyayım, okumaya başlayacağım artık, belki tanıtım bile yazarım..Manga beni bir cezp etsin bakalım; sonra gelip ben sana yalvarırım, ne olur gönder diye..:)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s