Ssang-hwa-jeom – A Frozen Flower

s_Fronzen_Flower01

Vakti zamanında fragmanını görüp izlemek için netin altını üstüne getirdiğim bir filmdir kendisi; tabi o zaman bulamamış ve vazgeçerek çoktan unutmuştum..Dün gece tam yatmaya karar vermişken birden karşıma çıktı; “başına biraz bakarım, sonra devamını izlerim” diyerek ucundan bucağından biraz izlemeye başladım ama bir baktım çoktan sonuna gelmişim, gözlerimde bir gram uyku kalmadan hem de..Film için pek de “masum” bir Kore yapımı diyemeyeceğim; hatta daha filmin başında “müstehcen sahneler vara, ona göre bakın” diyen bir uyarı kocaman puntoları ile insanın gözüne sokuluyor.İnsanoğlu meraklı işte, bak ne kadar güzel uyarmışlar seni, dinlesene..Ama hayır, beni bu tür şeylerle asla yıldıramazlar; oturdum ve izledim..

Film eski dönemleri ve saray entrikalarını anlatıyor ama bütün bunların ortasına aşk ve tutkuyu koyuyor ki, bütün filmi şekillendiren de bu oluyor zaten..Ülkenin kralı, küçük yaşta bir grup çocuğu himayesi altına alarak; onları kralın özel korumaları olacak şekilde yetiştiriyor.Bu arada kralın kendisi de daha onlu yaşlarında..Neyse, daha o zamanlardan bu çocuklar arasından birine ayrı bir ilgi göstermeye başlıyor; gözleri onu takip ediyor, herkesten önemli görmeye başlıyor onu..Yıllar yılları kovalarken; bizim ikili büyüyor ve şu yukarda gördüğünüz posterdeki görüntülerine kavuşuyorlar..Kral, kendisinden daha güçlü bir ülkenin prensesi ile evleniyor bu süre zarfında ama kraliçesine karşı hiçbir ilgisi yok; gözleri onu korumakla görevlendirilmiş diğer adamda..

A_Frozen_Flower_film_poster

Bu ilgi pek de boş değil; zaten filmde alalen gördüğümüz üzere; ikisi yıllar yılı “birlikteler..” Kraliçe de bu durumun farkında ancak ağzını açıp tek bir kelime söylediği yok.Kraliçe bunca yıllık evliliklerinde tek bir varis doğuramayınca konsey bir araya gelip, krala onun kanından olmayan birini varis göstermesi için baskı yapmaya başlıyor..Zaten bütün sorunlarda burada başlangıç gösteriyor..Öncelikle söylemem gereken bir şey var; filmde oldukça “açık” sahneler var, hatta “ben ne izliyorum yaa” diyerek kendimi dahi sorgulattı bana.Bu kadar açık olmalarına da gerek yoktu ama adamlar her şeyi bütün “çıplaklığı” ile göstermeyi tercih etmiş olacaklar; ne zaman bir araya gelseler bana “yine mi” diyerek bir sıkıntı bastı..Bu noktayı açıklığa kavuşturduktan sonra, konuya geri dönelim.Kral, kendisinin karısına bir yayarı dokunmayacağını bildiğinden, onun bir çocuk sahibi olmasının önünü kendi bildiği ve aklına yatan yolla açmaya çalışıyor..

Sevdiği adamla karısını bir araya getirecek ve böylece doğacak çocuk, kolaylıkla “sevebileceği” sahiplenebileceği, bir evlat olacak..Ancak işler pek de planladığı şekilde ilerlemiyor; kraliçe ve sevdiceği başta zorunluluk gibi görünen bu duruma o kadar alışıyor ki, artık kralın arkasından buluşmaya bile başlıyorlar..Şimdi böyle anlatınca çok yüzeyel bir şeymiş gibi hissettirdi bana da; ama daha arka planda; aşk yatıyor belki de.Kralın bütün sevgisi –şahsen benim de içimi acıtarak- nefrete dönüşüyor..Krala yapılan şeyin haksızlık olduğunu belirterek; saray içi entrikalara, eski dönem filmlerine ve karışık aşk üçlemelerine meraklı olanlar için ideal bir film diyebilirim.Heyecan içinde ilerleyen bir film, buradan izleyebilirsiniz.

Reklamlar

33 comments

  1. Bu film uzun zamandır aklımda hep bakıp geçiyorum. Şimdi sen de tanıtımını yapmışsın izlemek farz oldu. Sen yazınca tereddüt etmiyorum filmin iyi ya da kötü oluşu hakkında 🙂 Eline sağlık.

  2. @ la fea

    İzlemene vesile olduysam ne mutlu bana arkadaşım, ama ben bu film hakkında özellikle senin yorumunu bekliyorum, bakalım sen nasıl bulacaksın..

  3. İzledim filmi en kısa zamanda blgogumda yorumlayacağım. İlk sevişme sahnesi dışında diğerlerinin aşırıya kaçtığını düşünüyorum. Filmin bütünlüğü içinde çok fazla anlam ifade etmiyor. Kraliçe ve muhafız arasında ben sevgi ya da aşk görmedim. Sadece tutku ve şevet vardı. Aşkı hisseden kraldı. Ağlamak geldi içimden çok çok üzüldüm Krala. Sonunda nasıl ölmesine izin verdiler. Kraliçenin diğer muhafıza ne önerdiğini anlamadım ben yotubedan İngilizce izledim. Yalnız o nasıl bir oyunculuktur. Bu kadar sade ama bu kadar güçlü bir performans olur mu? Kral ve Muhafızı oynayan aktör ikiside çok iyiydi ama kralın bütün hüznü aşkı yüzünden gözlerinden yansıyordu. Her ne kadar çok fazla yer verilmesede iki erkeğin sevişme sahneleri çok cesaret istiyordu bana göre BrockebackMountain den sonragördüğüm ikinci iki erkek-bir yatak sahnesi 🙂 Çok başarılı buldum ki bence kraliçe ve muhafız sadece sex yaptı. ‘Sevişen’ kraldı. Çok içimi acıttı kralın düştüğü durum.

  4. @ la fea

    Yazdığın her bir kelimeye sonuna kadar katılıyorum, çok güzel giden bir hikayeyi illa erkek gidip kadına sözde “aşık” olacak diye heba ettiler..Kral için o kadar üzüldüm ki; sanki bu film sırf seven bir adama nasıl haksızlık yapılır, nasıl sırtından bıçaklanır onu göstermek için anlatılmış..

    Çok iyi niyetleri vardı adamın; sırf diğeri mutlu olsun diye bütün gece dışarda atın yanında onu bile bekledi..Bu filmde; gerçekten “seven” tek kişi de oydu zaten.O meymenetsiz kraliçe, ne zaman ortaya çıksa suratımı ekşittim resmen..Yani nesinde vuruldu o kadının anlamadım..

    Bir de filmin sonunda karıl “beni hiç sevdin mi” diye sorduğunda, diğeri gıcıklığına “hayırt” dedi yaa; orada bende öldüm resmen..O nasıl bir bakıştır ki; bütün acı resmen dışarı yansıdı..Bile bile öldürttü kendisini, “madem sevdiğim sevöiyor beni, neden yaşayayım ki” diye düşünerek..Cidden çok güzel bir filmdi yaa, yine diyorum “yazık oldu krala..”

  5. Ya bu Kral 2oo ppounds of Beuty de oynayan adammış inanamadım. Çook yetenekli.

  6. @ la fea

    Hadi canım, aaa çok şaşırdım valla, cidden çok yetenekliymiş o zaman, helal olsun..

  7. Başlıyorum yazmaya :))))) Belki bu akşam daha önce önerdiğin filmlerden birini de izlerim.

  8. Bu filmde çalan şarkıları nasıl buluruz? Hani kralın söylediği ve son jenerik açarken çalan şarkı.

  9. @ la fea

    Valla o konularda aramızda isim yapmış olan ruzigar; filmi izleseydi çoktan bizim için bulmuştu bile 🙂 Yine de ben bakınayım biraz belki çıkar bir yerde karşıma..

  10. Aslında ben de Rüzigar görsün diye yazdım birazda 🙂 ama sende bulabilirsin bence sana güveniyorum.

  11. Teşekkürler Rüzigar bunlar işe yaramadı yenilerini bekliyoruz. Ofori filmle ilgili yazımı bitirdim postaladım. Yorumunu merak ediyorum.

  12. @ la fea

    Bende heyecanla okudum ve tadı damağımda kaldı resmen, film tanıtımlarının devamı merakla beklerim 🙂

  13. hımm lafea kötü haber, başka link yok 😦
    niye upload etmemiş birileri yaaa 😦
    malesef çaktım 🙂

  14. @ mavigeo

    Süpersin arkadaşım, valla sabah sabah çok mutlu ettin beni..Baktım linklere birinci ve üçüncüsü çalışmıyor ama ikincisi yeter de artar, şu sesi duyunca bir hoş gerçekten..Ne güzel şarkıymış, insana o sahneleri tekrar izletme teşkivi sunuyor..

  15. Mrblar arkadaşlar, ofori ve lafea ya katılıyorum.Yorum yazmayan biri olmama rağmen,benim duygularımı yansıtan bu ifadeleri görünce dayanamadım,bende sizin gibi düşünüyorum demek istedim 🙂
    kraliçe ve şef arasındaki sadece şehvetti, bunu kral biliyordu ama şef farkedemedi.yazık kraliçeye aşık oldu sandı. Hiç haketmediği halde Kralı derinden yaraladı ki asıl kralın ölümüne bu sebep oldu 😦
    Kralın aşkı beni gerçekten duygulandırdı, içimi acıttı.. şef’in Krala karşı yaptığı onca şeye rağmen hala onu affetmeye hazır olması…inanılmazdı. Kralın, şef’e karşı her hareketi,onun aşkını ve ölümsüz sevgisini yansıtıyordu,bunu şef’e her bakışında görüyor hatta içnizde hissediyordunuz.mükemmeldi diyebilirim.
    Ama bence filmde fazlasıyla müstehcen sahne vardı ve gereksizceydi.(kraliçe ve şef arasında).

  16. @ tuana

    Merhabalar Tuana, şimdi bu filmden bahsettin ya tekrar hatırlattın o hislere bana..Kraliçeden her bahsedişimizde sinirlerim ayağa kalkıyor resmen; hani elime geçse bir kaşık suda boğabilirim o kadar sinir olmuş bulunuyorum kendisine.Ama ondan daha çok, kraliçeye aşık olduğunu sanan o “salağın” diyeceğim artık; kızgınlığını yaşıyorum..Kral gibi bir adamın sevgisini ezdi geçti, son sahnede adam bile bile kendini öldürttürdü yine anlamadı, son bakışa kadar..

    Güzel filmdi ama işte insanı sinir eden bu yönleri baya baskındı.+18’lik sahnelerin çokluğundan bende şikayetçiydim; her bir sahne “özenle” gösterilmek zorunda değildi, valla pes dedirttiler bu konuda..Yorumlarını her zaman beklerim..

  17. slm ofori, güzel blog ve filmleri anlatış tarzını beğendim.Bundan sonra blog’unu ara ara kontrol ederim artık 🙂
    Aslında bede şef için salak kelimesini kullanmış, sonra vazgeçip silmiştim.
    Daha sonra görüşmek üzere ,ellerine sağlık..

  18. @ tuana

    Çok teşekkür ederim Tuana, her zaman beklerim seni.Şef için salak kelimesi onca şeyden sonra az bile kalıyor; o kadar sinirlendirdi ki beni izlerken, o kara suratlı kraliçenin peşinden herkesi heba etti.Bak yine sinirleniyorum; ne diyelim şef kral tarafından öyle bir sevgiyi hak etmiyordu..

  19. insan sevdiği hadım eder mi yaw yaziklar olsun. ayrıca kralda amma dil varmış bea 😀

  20. @ collapse 17

    Senin şu yorumlarına bayılıyorum yaa; nasıl güldürdün beni anlatamam, süper insan 🙂 Evet, bende şok oldum, resmen adamı hadım ettirdi, “anaaaa” diyerek baktım zaten oralara..”Daha neler görecez Yarabbım” derken bu filmle şok olmuşluğumuz katlandı.adam herhalde bana yar olmayacaksa kraliçeye de yar etmem demek istedi; bak kötü kötü konuşturma beni, terbiyemi bozma 🙂

  21. meraba film hakkında yorumları ararken şans eseri buldum burayı.yorumların bir çoğuna katılıyorum ama şefe de fazla haksızlık yapıldığını düşünüyorum.çünkü 10 yaşından itibaren sarayda kral gözetiminde yetişmiş bir çocuğun bilinçli olarak krala aşık olabileceğini düşünmüyorum.çünkü kral çocukta bulunan vatan sevgisi ve krala olan bağlılıktan faydalanmıştır.sonuçta hiçbir cinsel tecrübesi ve bilgisi olmayan bir çocuğun bu duyguları aşk sanması normaldir.
    kralda başından beri kendi tercihlerinden haberdar bi şekilde çocuğa yaklaşmış ve kendi aşkını onada kabul ettirmiştir.sonuç olarak şefi kraliçeye yolladığında şefin bilmediği bi yola soktu.ve şef bu yolda farketmeden yeni duygular keşfetti.bence gerçek tercihlerini farketti.krala olan duygularının aşk değil sadece hayranlık ve bağlılık olduğunu anladı.bu yüzden kraliçeye aşık olduğunu sandı. bence orda kraliçe deilde başka bir kadında olsa sonuç aynı olurdu.
    bu yüzden kralın sevgisi herne kadar duygusal ve içten olsada bencil bi aşktı.şefin doğasının gerektirdiği duygularrı bastırmaya çalışmış ve bastıramayınca da şefi “ondan başka kimseye yaramıyacak hale “getirmiştir.ki bence şef bundan sonra kraldan iyice soğumuş ve zamanında aşk sandığı güçlü duygularını bile inkar etmiştir.
    ayrıca bende sizin gibi o açık sahnelrden çok şikayetçiydim.film 2 saat 1 saati şefle kraliçenin duygusal anlarına ayırmışlar. sonçta genele bakarsak elle tutulur izlenebilecek sahne en fazla 1 saatti.sanırım kore sinemasıda sanatta gerçekçiliğin çıplaklıktan geçtiğini düşünüyor.ama şu varki oyunculuk olarak kesinlikle 1 numaraydı.

  22. Ben filmi henüz dün izledim konusunu ilk okuduğum zaman çok beğenmiştim. Hele de Song Ji Hyo olduğu için kesin izlemem gerektiğini düşündüm.Yorumlarda müstehcen sahneler olduğunu yazmışlar.Bende her filmde olduğu kadar vardır diye düşündüm.Ama filmi izlediğimde hiç de öyle olmadığını gördüm.Tam bir şok geçirdim.Gereksiz birsürü sevişme sahneleri vardı ki çok da aşırıya kaçmışlar.Beni en çok şok eden Song Ji Hyo nun bu rolde nasıl oynadığı.Hiç beklemezdim böyle bir rol ondan.Belki de onu çok sevdiğim için yakıştıramadım.Keşke bu rolü kabul etmeseydi biraz soğudum ondan ama yine de çook seviyorum Ji Hyo yu…

  23. @ ji hyo

    İzlemeden önce durup bir daha düşünülmesi gereken bir yapım olduğunu söylemiştim..Bu arada adamın böyle bir rolde oynamasını bu kadar yadırgamamak gerek, uzak doğu ülkeleri bu konuda bizden daha fazla açık fikirli..Yine de itiraf ediyorum bende çok şaşırmıştım izlerken, gereğinden fazla yatak sahnesi vardı, azcık kısıtlayabilirlerdi..

  24. Herkese merhaba.

    Film hakkında birkaç yorum yapmak istiyorum.

    Öncelikle bu film bir aşk filmi değildi.Bu filmdeki temel duygu şehvetti.Filmdeki sevişme sahneleri görünce gözlerime inanamadım desem yeridir.Kore sineması geleneksel yapısını kırmak istiyor anlaşılan…Bu kadar çıplaklığa ve detaylı işlenmiş sahnelere gerek yoktu.Daha yüzeysel işlenseydi her kesime hitap eden bir film olurdu.

    Filmde hepinizin krala acıdığını görüyorum.Kral şefi seviyor.Ona cinsel kimliğini belirleme hakkını bile vermemiş.Sevmiş ve elde etmiş.Bir erkeğin başka bir erkeği sevmesi doğanın kanunlarına aykırı bir durum.O şefi seviyor diye şef de onu sevmek zorunda değil.Üstelik cinsel kimliğini belirleme hakkını hiç vermediği birini kendi tahtını korumak amacıyla karısıyla birlikte olmaya zorluyor.Şef kadın tenine dokunduktan sonra cinselliği keşfediyor ve krala sırtını dönüyor.Burda en çok mağdur olan kişi şeftir.Şefin cinsel tercihini kadınlardan yana kullanması karşısında deliye dönen kral sevgisini bir kenara bırakıp şefi hadım ettiriyor.Olabilecek en büyük cezayı veriyor!!

    Şimdi soruyorum:Sevmek sevdiğini rehin almak mıdır?Sevdiğine her istediği yaptırmak mıdır?

    Birine böylesine bir kötülük yaptıktan sonra bunun adı sevgi olabilir mi?Kralın yaşadığı çok büyük bir bencillikten başka bir şey değildir.

    Gelelim kraliçe ve şefin yaşadığı ilişkiye;bu ikilinin birbirine aşık olduğunu iddia etmek aşka haksızlık olur.Bu ikilinin yaşadığı tensel çekim.Hepsini toplasan 10 cümleden fazla konuşmaları olmayan,buldukları her fırsatta sevişen bir çift arasındaki baskın duygu şehvettir.

    Son olarak; yönetmen gişe kaygısıyla çıplaklığa fazlaca yer vermiş,ardından masumlaştırmak amacıyla (tepkileri yumuşatabilmek için olsa gerek) aşkı kendine kılıf yapmaya çalışmış. Konusu çok ilginç,oyunculuklar çok başarılı.kostümler,müzik,savaş sahneleri mükemmel.Keşke her kesime hitap eden bir film olabilseymiş.

  25. Ne enteresan herkesin yorumu birbirinden farklı ama hepsi de çok mantıklı. Bir tane bile ne alaka diyebileceğim bir yorum okumadım bugüne kadar. Ne burada ne forumlarda.

  26. @ la fea

    Zaten en güzeli de tartışmaya girmeden bunları konuşabilmemiz, yoksa çok müsait bir konuya sahip; kavga etmek açısından.Bende şaşırdım bu duruma aslında; herkes söylemek istediğini makul bir dille ifade etti..Allaha şükür şimdiye kadar blogta hiç tartışma yaşamadık..

  27. merhaba sevgili ofori
    ben de senin gibi tam manasıyla bir internet kurduyum bu yüzden karşıma izlediklerini, okuduklarını paylaşanlar çıkınca çok mutlu oluyorum:DD işte bu yüzden bloguna bayıldım:D
    ilk yorumumu bu filme yapmak istedim çünkü fark ettim ki olaya hep aynı açıdan bakılmış herkes krala haksızlık edildiğini düşünüyor ama bence olay bu kadar basit değil evet kral ve koruması arasında güçlü bir bağ var ve bence buna bağlılık ve sevgi dışında aşk da dahil ancak kralın sonunu getiren sevdiği adamdan karısıyla yatmasını isteyerek aşkını şehvetle sınaması. sevgilisinin bu sınavdan başarıyla çıkması olası değil zaten çünkü kadın vücudunu bilmeyen ve doğanın içgüdülerine karşı savunmasız olan bir adamın şehveti aşkla karıştırması çok normal işte bu sebeplerden ötürü biz bu kadar çok açık sahne izledik aslında dikkat edersek görürüz ki kral ve korumanın sevişmesi oldukça kısa gösterilmiş çünkü aşk barındırıyor oysa kraliçe ve koruma sadece sevişmek için buluşuyor ve sevişirlerken hiç bir duygusal sahneye tanık olamıyoruz

    filmle ilgili söyleyecek çok şey var aslında ama daha ilk yorumumdan amma çok konuşuyor bu kız demeni istemedim daha yorum yapacak çok konu var:DDD

  28. @kuncuykutay

    Öncelikle hoş geldin demek istiyorum, bende uzun zamandır bu kadar uzun ve doyurucu yorum okumamıştım, çok mutlu ettin beni.Blogu beğendiysen ne mutlu bana, zira uzun zamandır eskisi gibi seri ve dolu yazılar atamıyorum ortaya, bu film işte o zamanlarımdan kalma bir şey, deli dolu film dizi izlerdim..

    Gerçi şimdi de hala izliyorum ama cesaret edip yazamadıklarım da var, nasıl anlatacağımı bilemediklerim.Bu film ise hala gözümde özel bir yere sahip.Bahsettiklerinde katılıyorum ama hala bir tarafım neden kralı tercih etmedi diye kayıflanıyor diğer karaktere.Adamın ölümün hala gözümün önünde, çok içim acımıştı..Üstüne daha nice cümleler kurduracak bir film, ve bu arada hayatta asla çok konuşuyorsun demem; kapım her zaman açık 😀

  29. sevmek ne kelime altını üstüne getirdim daha ilk günden okuyacak yorumlayacak o kadar çok şey var ki hele de karşımda böylesine canayakın ve içten bir blog yazarı olunca 😀 çok yeniyim aslında blog dünyasında ve çenkingenimdir birazcık da ama blogun insanı yazma ve izleme hevesiyle dolduruyor 😀

    eminim kafanda yine aynı hızla dönüp duruyordur cümleler ama çok yazdıkça bir tortullanma devresine ihtiyaç duyuyor olmalı insan sen demlenip tekrar seri yazılara başlayana kadar ben de ilgimi çekenleri silip süpürürüm umuyorum 😀

    filme gelince hong lim yani kralın sevdiği adam en talihsiz karakter aslında evet bir ihanet var ortada ama bocalama da var pişmanlık kaçış. kraliçe hamile olduğunu söylediğinde bunu umursamıyor bile ama ne zaman kraliçe onu öpüyor işte o zaman şehvet giriyor yine devreye. aslında ben de çok kızmıştım bu karaktere kralı öldürdüğünde ancak son sahne fikrimi değiştirdi çünkü karakterimiz ölürken kraliçeye değil de krala dönüyor yüzünü kralı seçiyor aslında onu seviyor belki de o da o anda anlıyor bunu ama iş işten geçmiş oluyor çünkü kral mevkisini kullanarak cezalandırıyor onu öfkesi buna bence

    galiba yine çok konuştum ama bu blogda daha çok konuşacağımı hissediyorum 😀

  30. Film güzeldi fakat +18 Ler gerçekten gereksiz abartılıydı o kadar güzel bir konu bu +18 Yüzünden izleyecek kitleyi azaltmışlar ilginç. Neyse kral gerçekten bencildi fakat haklıydı davasında ilk BAŞINDA yalnızca sana güvenirim dedi ve ikiside kabul etti kraliçe krala aşıktı sırf onun saltanatı için yaptı hatta öyle bir adamla evli kalmak onca sene hiç dokunmamıştı bu arada şef de ona aşıktı ve ilk birleşmede yapamadı ikincisinde de ağladı zaten bu her şeyi açıklıyor. Daha sonra ikisi de şehveti öğrendiler kesinlikle aşk olduğuna inanmıyorum sadece şehvetti aşk olsaydı biraz masumlaşırlardı ama onlar her fırsatta Yattılar sadece arzuydu kadın ilk defa bir erkeği hissetti erkek de bir kadını tabi farklı geldi ve Zıt kutuplar birbirini çekti bunu aşk sandılar aşk o ilk yapıtığında kapıda bekleyen adam için ağlamaktı neyse çok uzattım ama sonunda sana hiç aşk hissetmedim demesi saçmaydı senaristler ya hiç aşk yokmuş gibi başlatacaklardı bir kukla olarak Yada böyle bir hisle başlattıysanız sonunu bozmayıp seni sevmiştim her şeyi sen yaptın diyebilirdi krala

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s