L: Change the World

L_change_the_world_wallpaper_by_hairyflower

Kaç zamandır aklımdaydı bu film hakkında birkaç şey yazmak, ama nedense erteleyip duruyordum.Ama bugünlerde yorumlarda devamlı L’den bahsedince filme olan yorum yazma özlemim depreşti diyebilirim..İnsanlar yaşadıkları olayları düşünüce “ne günlerdi yaa” derler ama ben daha çok izlediğim şeyleri düşününce bu kelime öbeğini kullanıyorum.Ve “ne günlerdi yaa” diyorum, deli gibi Death Note izlerdik, sonrasında kardeşim ben daha bölümleri bitirmeden filmlerini göndermişti bana –hayırlı kardeş dediğin böyle olur tabi – Gecenin bir vakti başlayıp üçlere, dörtlere kadar izlemiştim.Gözlerim akmıştı resmen, kapandı kapanacak ama bende nedensiz devam eden bir inat, sonuna kadar izlemiştim..L, sevgisi bu olsa gerek diyerek; sonuna kadar gözlerimle takip ettim kendisini..

Film, serinin üçüncü filmi olmakla birlikte ikinci filmde “tamam kapandı artık bu perde” dediğimiz yerde bize bir haftalık da olsa bir süre sunmuştu, sırf izleyici L ile daha fazla vakit geçirsin diyerek.Bilenler bilir, animenin gidişatı ile filmlerinki her ne kadar aynı noktada kesişse de , olay akışı en azından beni mutlu edecek şekilde farklılıklara sahipti.Animede L, gözlerimizin önünde pat diye ölüverirken, filmde L Light’ı al aşağı etmiş, onun suçluluğunu herkese gösterdikten sonra – bu savaşı ölümünü göze alarak kabul etmiş- son günlerini geçirmeye başlamıştı.İkinci filmin sonunda en azından böyle bir hoşluk yaptılar bize; yok Near’mış, başkasıymış demeden L, işini bitirdi Light’ın..Ama bunun bir sonucu olarak da deftere isminin yazılmasına sessizce boyun eğdi..İşte bu noktada, ikinci filmi bitirdik ve ben acaba üçüncü filmde ne anlatıyor bunlar diyerek büyük bir merakla izlemeye başladım.

l

Zira L, ölmüş, bizlere de anlatacakları pek bir şey kalmamıştı.Ancak yanıldığımı anlamanın huzuru içinde başladım izlemeye; L’in ölümünü beklerken dünyayı bir kere daha kurtarmak için giriştiği mücadeleyi anlatıyordu film..L gibi dahi olan ama insanlara olan inancını kaybeden manyak bir kadın ve ekibini durdurmak için L, “ben ölüyorum ama biraz tatil” demeden yine görev başında buldu kendini..Filmin içeriği aslında o kadar da mühim değil; zira L tutkusu ne demek bilen insanlar, içinde sadece bu karakterin yer aldığı her türlü yapımı izlemeye dünden razı olabilir; bakınız ben..Birinci filmde, L karakterini canlandıran o çocuğu hiç gözüm tutmamıştı, “bu nasıl bir oyuncu seçimi” diyerek başladığım serzenişlerim, “hakikaten yerinde bir seçim yapmışlar, bu çocuktan daha iyi bir şekilde kimse L’yi oynayamazdı” diyen övgülerimin altında ezilip gitti..

Bilmiyorum belki de başta “zaten eleştireceğim” gözüyle takip etmişte olabilirim.Ama daha sonra, gözüme o kadar “L” gibi görünmeye başladı ki, her bir hareketi, en küçük mimikleri, konuşması, davranışları derken kanlı canlı bir L karşımızda duruyormuş gibi hissettirdi..Filmin kendi içinde bir heyecanı yok muydu; elbette vardı, hatta bazı yerlerde geriye sarıp tekrar tekrar izledim.Yine de eleştirmek isteyenler için içinde dünya kadar malzemesi de var, ben şimdilik bunları görmezden geliyorum.Filmi izlerken de görsem bile gözlerimi kapattım; ne duydum ne de bildim..Animeyi izleyenlere tavsiye ederim bu filmi, en azından içimizde kalmış ve bir şekilde dışarı çıkmak için can atan L sevgisi bu boşluktan yararlanmış oluyor..Buradan izleyebilirsiniz..

Reklamlar

12 thoughts on “L: Change the World

  1. Bende animeden sonra direk bunu izledim. 😀 Meğerse sonuncu filmmiş.Sonrada 2. filmi en sondada 1. filmi izledim. Ters bi adamım galiba.

  2. L karakteri, Death Note filmlerindeki en iyi performanstı. Light’ı canlandıran aktör o kadar olmamıştı ki filmi daha başında izlemeden bırakmak üzereydim. Ta ki L ortaya çıkana kadar… L’i başka kimse daha iyi canlandıramazdı sanırım. Animelerin live action uyarlamaları genelde kötü olur. Death Note’un da eleştirilip burun kıvrılacak bir dolu yeri var ama L performansı benim gözümde hepsini affettiriyor 😀 Bu yüzden L: Change the World, L fanlarına bir hediye oldu. L için bir spin – off yapsalar, onu yetiştiren organizasyon ve Kira davası öncesindeki maceralarını anlatsalar diye boş yere bekleyip durduk. Şahane bir hikayeyi ziyan ediyorlar 😀

  3. Açıkçası filmlerin üçünü de beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Ancak L. karateleri gerçekten oturtulmuş. Filmlerin biraz karanlık bir havası var ancak nedense içime ısınmadılar. bence L: Change the World Hideo Nakata’nın yaptığı kötü filmlerden birisi. Yakıştıramadım hiç.
    Bir ara Korelilerin de filmi çekecek olduklarını okumuştum durum nedir acaba?

  4. @ collapsa

    Süpersin gerçekten, bende filmleri izlemeden önce “ne ki bunun sıralaması” diye baya bir dolaşmıştım wikipedia’da..Kardeşim üstüne numara yazmayınca, bende uğraşmıştım baya 🙂

  5. @ ena

    Aynı şekilde düşünüyoruz, filmde eleştirilecek dünya kadar şey var.Hatta ilk filmin ilk görüntüsünde içimde yükselen “ben ne izliyorum kapatmalıyım bunu” duygusu L ortaya çıkanca azalmaya başladı..Bir an inanamadım “cidden bu kadar güzel bir animenin böyle bir filmi mi var” dedim.Ama işte adamlar yapmışlar, meraktan izledik..

    Yine de L karakteri bu kadar gerçekçi canlandırılmasaydı, kimse doğru dürüst izlemezdi..Bu arada, hikayeyi gerçekten de ziyan ediyorlar, daha ne kadar malzeme çıkar ondan, yapsalarda izlesek yaa..

  6. @ kişisel depresyon anları

    Bende duymuştum öyle bir söylenti ama o zamandan bu zamana kadar ciddi bir şey okumadım bu konuda.Eğer Kore yapımı olursa umutlanmak için kendime izin vereceğim, en azından adamlar daha iyi film yapıyorlar..Böyle iddalı bir anime için o filmler gerçekten de çok sönüktü, tam bir hayal kırıklığı..

  7. death note the last name filmini izledim ve şu L denen insan evladını hayretler içinde seyrettim, o nasıl yemek yiyiştir, gece gece midem kazındı resmen, o nasıl fincan tutuştur ya geçtim telefonu nasıl tutuyor o öyle, film boyunca onu izledim tek, geç light’ı falan 😀 cidden çikolata yiyip koltukta onun gibi oturmak istiyorum, hahaha 😀
    ofori animesini de izlemeyi düşünüyorum da şimdi bunun ikinci filmi var bir de şu bahsettiğin filmi var öyle mi, hımm bu filmi indirmek için link bulur muyum bakarız artık 😀

  8. @ ruzigar

    Animesinin yanında filmi “hiç bir şey” kalıyor; bunu animeyi izleyen herkes can rahatlığı ile söyler; bundan adım kadar eminim..Onun için, animeyi izle, bir başladığında başından kalkamıyorsun zaten, o kadar çok sarıyor ki insanı..Hani elimde olsa, seni zorla ekranın karşına oturttururum; bitene kadar da kaldırmam.. -hain ben:)-

  9. evet film de bana sönük geldi biraz da ancak sınavlardan sonra başlayabilirim animeye, hımm o zaman ben bu filmleri anime sonrasına erteleyip başka başka hikayelere yelken açayım 😀 final dönemi kendimi anca öyle motive edebiliyorum, önce ders sonra film 😀

  10. @ ruzigar

    Valla ne iyi motive eden yöntemi sen bulmuşsun, helal olsun..Şu sınavların bir an önce bitsin artık..

  11. film ne kadar da güzel olmuş öyle, L olduğu için bu kadar da beğenmiş olabilirim ama sonu L’e yakışır şekildeydi ondan eminim 🙂
    geri saymasaydılar daha iyi olurdu, zaten yastayım şurda 😦 filmin sonunda yani creditsten sonra kısa bir sahne daha var, rahat uyu L 😦

  12. ofori kaç gündür bir link ulaştırmaya çalışıyorum olmuyor, gitmiyor yorumlarım bir türlü 😦
    linkte L’i canlandıran kenichi matsuyama’nın gerçeği var 😛 bence o değil ya da o L değil, öyle bir şey işte 😀 filmografisine baktım baya filmi var, bir ara tanıtımını yaparsın artık ofori 😉

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s