Beautiful – Arumdabda

beautiful loc.

Bu filmi çok uzun zamandır izlemek istiyordum ama o dönemlerde kardeşim “birlikte izleriz bekle” dediği için ve bende açıkçası onun azabından korktuğum için beklemeyi tercih ettim. Sonrasında unutulup gitti bir köşede, ta ki bugün aklıma gelene kadar. Aslında bir filmi ne zaman “evet artık izleyeceğim” desem pek de bu planımı gerçekleştiremediğimden, bugün daha çok spontan bir eylem gerçekleştirdim aslında. Bütün gün erkek kardeşlerimle alış veriş yaparak ayaklarımızı işlevsiz bıraktıktan sonra, ayaklarımı uzatarak izledim kendisini.Bir Kim Ki Duk filmi olmasının getirdiği o enteresan “huzursuzluk” duygusu daha filmin başında geldi yerleşti içime..

Ne de olsa, bu adamın filmlerinden düz mantıkla gelen bir mutlu son beklemek oldukça absürt bir düşünce oluyor artık.Zaten daha önce filmle ilgili birkaç yorum okumuşluğum da vardı ve hepsi, “mayın tarlası” kıvamında tariflerle bezeliydi.Gerçekten de anlatılan kadar varmış, filmin başından sonuna kadar resmen ip üstünde yürüyormuş gibi hissettim kendimi; yer yer bu hissim doruk yapmış, yer yer azalmış olmasına rağmen değişmeyen bir his olarak varlığını devam ettirdi..Filmin konusunu daha önce bir çok yerde okumuşsunuzdur, ama bir kere de ben anlatayım.Çok ama çok güzel bir kız varmış, öyle ki diğer insanlar onun güzelliğinden etkilenip durup durup fotoğraflarını çeker, ünlü olmamasına rağmen imza isteyip dururlarmış..Çevresinden erkek de hiç eksik olmazmış tabi ki; öyle ki kız artık erkeklerden nefret edecek bir bıkkınlık seviyesinde yaşamına devam edermiş..

Şimdi böyle anlatıyorum ama gerçekten de o erkekler ne öyle; acayip “rahatsız” edici olduklarını bu filmde bir kere daha gördüm.Kızı rahat bırakmıyorlar, devamlı telefonlar, çiçekler, takip etmeler, mektuplar, sarkmalar, ve hatta saldırmalar derken filmde ne zaman bir erkek görsem şöyle bir gerildim valla..Evet film gereği bir şeylerin altını çizmek, durumun vahametini göstermek için vurgulanmış biliyorum ama yine de bu durum film izlerken onlara “bir gidin bee” diyerek bağırmamı engellemedi.Bir gün kızımızı devamlı olarak takip eden, onun fotoğraflarını çeken bir adam, onun evine girerek kızımıza tecavüz ediyor; tabi öncesinde çok kötü dayak atarak.Sonrasında polise gidip suçunu itiraf ediyor ama arkasında ne büyük bir enkaz bıraktığının farkında değil.Kızımız, bu olaydan sonra ciddi bir şekilde “dağılıyor..”

guzel

Güzelliğin bir yazgı değil, bir lanet olduğuna inanıyor artık.Bu güzelliği kaybetmek, erkeklerin sokakta yürürken artık onu rahatsız etmesini engellemek için elinden geleni yapmaya başlıyor.Önce delicesine yemek yiyor, yeter ki azcık kilo alabilsin de kimse ona bakmaz olsun.Ama bu seferde bünyesi bunları kaldıramıyor ve aşırı yemekten hastanelik oluyor.Baktı olmayacak bu sefer de kilo kaybederse isteğine kavuşacağını düşünüyor, ve bir yerde başarılı da oluyor aslında.Artık ağzına ne atsa istemsiz bir şekilde kusmaya başlıyor; her yerde kendisine tecavüz eden adamın halüsülasyonlarını görüyor, düzgün bir şekilde düşünemez hale geliyor

.Film alt metinde bir çok eleştiriyi saklayabilir, ki buradan çıkaracağımız sonuçların içinde kaybolmaktan korkuyorum.Güzelliğin her kapıyı açtığı, insanların güzel olmak için estetiğe, kozmetiğe dünya kadar para ve zaman harcadığı, her şeyin marka ve reklam olduğu bu “sunum” dünyasında herkesin peşinde koştuğu güzelliğin, pek de “makul” bir şey olmadığını gösteriyor Kim Ki Duk amca..Kadın için bir lanet olurken güzelliği, o güzelliğin peşine takılan adamlar içinde sonuç her daim yıkım oluyor..Oldukça “rahatsız edici” bir film olduğu izleyenler tarafından hem fikir olunası bir düşünce olsa gerek.Kızın kendini bırakışı ve yıkımı; ona vurgun bir polis memurunun kendinden vazgeçişi izlerken insana baya bir dokunuyor..Her zaman dediğim gibi, Kim Ki Duk filmi izlemeye başlamadan önce dönüp biraz daha düşünmek gerek, sonradan bünyelere zararlı olabilir; buradan izleyebilirsiniz..

Reklamlar

2 thoughts on “Beautiful – Arumdabda

  1. oforı senın de dedığın gıbı ,bu fılm bunyeye zararlı…kım kı duk ,nasıl bır adamdır yahuu..boyle bır dussellık yok,olamaz…boş ev,nefes ,yay ,ılkbahar yaz sonbahar kış;ve tabı kı dream(ruya)…ben fedakar kız dısınde hepsını cok sevmıstımm.bu adamın fılmlerı garıp bır tat bırakıyor;evet herkes de sevmıyor;beğenmıyor…garıp bır bosluk hıssı verıyor bana bu fılmler;ne oldu sımdı dıye donup kalıyorummm…
    beautıful ;gercekten guzel fılm;klasık değer yargılarının bazen ne kadar can acıtabıleceğini gösterıyor bıze hem de tum cıplaklığıyla
    …sevıorum bu fılmı vesselam:)))))))))

  2. @ nisa-1341

    Aynı duygular içindeyiz, ben onun filmlerinden sonra bir süre kendime gelemiyorum; sevdim mi sevmedim mi bilemiyorum, bir türlü adını koyamıyorum..Beautiful, beni tam anlamıyla ezdi geçti, sanki üstümden kamyon geçmiş gibi hissetmiştim, hala da öyle hissediyorum aslında..Kim Ki Duk, aslında her izleyici için bir uyarı ismi; “her bünye kaldıramaz, nasıl bir film izleyeceğinizi asla bilemezsiniz, ona göre düşünün ve izleyin” der gibi..Ezip geçiyor, kendi bildiği bu yolla..

    Ama Boş ev; içlerinden en sevdiğimdir, Fedakar kızı bende sevmemiştim, hala da sevmiyorum, insanda pek hoş hatırlar bırakmıyor..

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s