Slumdog Millionaire ~ Tezat bir milyoner…

slumdog_millionaire

Çok uzun zamandır bu filmi izlemek istiyordum; hatta bir keresinde gecenin bir vakti izlemeye de başlamıştım ama daha sonra uykum ağır basıp ilk sahneye merhaba dedikten sonra, süresiz bir zaman güle güle dedim.Aslında kardeşimin eve gelmesini bekliyordum; birlikte izleyince daha güzel oluyor haliyle.Bu süre zarfında, o kadar çok yerde bu filmle karşılaştım ki; hakkında ne okuduysam hepsi güzel eleştiriler içeriyordu; tabi bu durumun ödül törenlerine yansıması hiç de gecikmedi.Şimdi nerden kaç ödül almış bilemeyeceğim; zaten hiç birinin adını da hatırlayamıyorum ama bolca ödülü var onu biliyorum.Film Hindistan’da geçiyor, gerçekten de tam anlamıyla Hindistan’ın arka sokaklarında, saklanan yüzünde neler yaşanıyor onu gözler önüne seriyor..

Jamal Malik adında bir genç, Hindistan’ın “Kim 500 Milyar İster” türevinde bir programına katılır.Kendisi bir telefon şirketinin çaycısı olduğundan; başta programın sunucusu dahil olmak üzere kimse ona bu yarışmada pek şans vermez tabi.Ama sorular ilerledikçe, Jamal para ödülünü katlayarak arttırdığı için program yapımcıları bu işin içinde bir bit yeniği var hesabı, tam son soru kalmışken programı ertesi güne sarkıtarak; Jamal’i “hilekarlık” suçundan polise verirler.Zaten bizde bu kadar soruyu nasıl teklemeden bildiğini polisteki sorgusundan ve hayat hikayesinden öğreniriz.Her bir sorunun cevabı, hayatında başına gelen acıların içinde gizlidir aslında.Ben de nasıl anlatıyorsam, kendimi birden gazete eklerine tanıtım yazan insanlardan biri zannettim.

untitled-23

Yarışma bir yana; Jamal’in çocukluktan 18 yaşına kadar başına gelenler bir yana diyorum.İkisi birbirinin içine geçmiş ve her bir kare aynı heyecanla devam ediyor.Hindistan’ın yoksul kesimin, hele de bu kesim içinde tek başına kalmış küçük iki erkek kardeş için nasıl zorlayıcı olduğunu kelimelerle anlatamıyorum; zira izlerken onlar için korkmaktan başka bir şeyde yapamadım.Her bir soru, acı bir hatırayla cevaplanırken, Jamal asla açık bir şekilde “ bu yaşadıklarımız adil değildi, daha iyi bir yaşam istiyoruz” diye kelimeleri bir araya getirmedi.Abisi ve o, tam bir tezatlık abidesiydi sanki.Bir para için, gözünü kırpmadan en pis işleri yaptı; diğeri doğruluğunu ve saflığını asla bozmadan, para için değil sevdiklerine ulaşabilmek için yaşadı.

Ve hayat, her ikisini hak ettiği cevabı vermiş oldu.Bir ülkenin en kötü şartlarının bu kadar açık bir şekilde gösterilebileceğini hiç düşünmemiştim..Aslında hikayesine şöyle uzaktan bir bakış atınca; bilindik bir dram öyküsü gibi geliyor ama yakın markajta insanı etkisi altına alıp “vayy bee” dedirttiriyor.Bir de bütün filmin İngilizce olarak çekilmesi beni alaka durumunu düşünmeye sevk etmişti ama kardeşimin hipotezine göre filmi böyle çekerek Oscar töreninde Yabancı Dalda Film statüsüne konulmak istememiş de olabilirler. Geçen akşam The Daily Show’da, Jon Stewart Jamal’i – Dev Patel- misafir etmişti; orada da kendisine ayrı bir hayran kalmışlığımız vardır.Velhasıl son günlerde dört bir tarafımız bu film tarafından çevrilmiş bulunuyor.

Filmin baş rol adamının Hint’li olmasına rağmen ilk defa bu film sebebiyle Hindistan’a gittiği küçük bir bilgi olarak baya dikkatimi çekmişti.Oscar töreni yapılmadan önce aday olan filmlerden biri olan bu filmi; herkesin görüp izlemesini tavsiye ederim.Ve ne güzel bir tesadüftür ki; ben bu film hakkındaki ilk tanıtımı sarangni’de bir arkadaşın yorumunda görmüştüm.İzlenecek Kore filmleri ararken, karşıma hoş bir sürpriz gibi çıkıverdi; izlemek isteyen bu adresten yararlanabilir.Ve son olarak film hakkında daha detaylı bilgi için buradan yararlanılabilir.

Reklamlar

9 comments

  1. Ya yavaşşşşşşşşşşşşş 🙂 hızına yetişemiyorum ben daha bir diziyi tamamlamadan sen 3 tanıtım yazdın arka arkaya. Kendimi kötü hissediyorum 🙂

  2. @ la fea

    Bugün izlediğim gibi yazmaya başladığım için öyle oldu valla; yoksa bir yazmasam bir daha yazasım gelmiyor.Bu durumda kardeşim saolsun diyorum; oscara yetiştiriyor bizi, sanki ödülü biz alacakmışız gibi :))

  3. Oscara aday filmlerin sadece 1- 2 tanesini izlmişimdir. Pek içimden gelmiyor bu aralar film izlemek. Kore dizileri sağolsun.

  4. o 8 tane oscar ı alnının teri ile almiş çok güzel bir film.Jamal her doğru cevabına bende alkış tutuyodum okadar etkilendim yani. izledikten sonra herkese çok büyük bi heycanla anlattım ama artık Hindistan deyince aklıma o çöp yığınları gelmeye başladı tamam her ülkenin varoşları vardır ama ora çok garipti. Hindistan İngiliz somurgesi idi belki bu sebepten orda İngilizce bilmek doğaldır zaten okul sahnesinde öğretmen ingilizce bi cümle soylüyodu çocuklarda tekrar ediyordu. Kahramanının ismi ise en çok düşündüğüm sey oldu Jamal Malik

  5. @ anime 4ever

    Filmi izlerken bir ülke nasıl oluyorda kendi zayıflıklarının bu kadar net bir şekilde gösterilmesinden rahatsız olmuyor dedim.Cidden insanın gözündeki Hinditan imajı ayrı bir safhaya ulaşıyor.Bende dil olarak İngilizce olayına çok takmıştım; sömürge olayı da aklıma geldi ama belki de Oscar için, yabancı sinema dalında yer almamak adına yapmış da olabilir, bilemiyorum.

    Kahramanımız müslüman bir hindistanlı olduğundan, isminin Jamal Malik olması mantıklı oluyor, bende düşünmüştüm o isim meselesini..

  6. isim konusunda takıldığım şey ismin aklıma ilk gelen anlamıyla ilgiliydi Malik bilidiğim kadarıyla sahip olmak gibi bi anlamı var özellikle seçildiğini düşünmüştüm belki de animelerden kaptığım bişeydir bu isimler hakkında düşünmek 🙂

  7. la fea
    sana candan katılıyorum.bence bizim Ofori’ ye yetişmeye çalışma çünkü o jete binmiş gidiyor…

  8. @ anime 4 ever

    Haklısın, valla hiç o yönden düşünmemiştim; çok doğru ve bir o kadar da ironik bakış açısı.Eğer gerçekten de isim seçiminde manaya dikkat ettilerse; tekrar helal olsun derim onlara..Hiç bir şeye sahip olamayan bir çocuğun; “sahip olmak” manasına gelen bir ismi var 🙂 Süper bir film; bak hala neler neler çıkarıyor ortaya.Bakış açına da hayran kaldım bu arada, duyururum 🙂

  9. bu yılın oscaları neredeyse geldi ama ben bu filmi anca izleyebildim. Dramdır dramdır ben dramlara dayanamam dedim ama o kadarda gerilmedim açıkçası. ama çokkkk güzeldi yahu. hem sinir bozucuydu hem sıcacıktı ^^ Jamal’ın üç haline de bayıldım açıkçası. En küçük halini döve döve sevesim geldi. orta halliyken kankammış gibi hissettim.Programdakş hali ise acayip cooldu. O uyuz sunucuya nasıl dayandı bilemedim vallahi. Kızı sevişi,o uyuz abiden vazgeçemeyişi. O Salim’de ne gıcıktı yahu. Kardeşi için herşeyi yapabilir gibi duruyo ama kardeşinide herkesten çok yine o üzüyo. İngilizce konuşmalarına bayıldım ^^ tane tane böyle xD
    soruların cevaplarının hayatındaki yerleri. Hele bir soru için dedi ya ‘Her gün uyanırken keşke bu sorunun cevabını bilemeseydim diyorum.’
    bence oscarı da her ödülüde fazlasıyla haketti. senaryo çok güzeldi bence. geri dönüşler falan. sevdim kısacası başroldeki elemanıda çok sevdim ya.
    sanırım ben seven insanı seviyorum xD

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s