“O’an” ve etkileyiciliği…

untitled-21

NTV’de yayınlanan “O’an” programını hepimiz biliriz; öyle veya böyle mutlaka denk gelip izlemişizdir.Her akşam mutlaka izlemeliyim meraklısı değilim, zaten istesem bile kumandanın bana geçeceğini pek garanti edemiyorum.Ama ne zaman izlesem, Oğuz Haksever’in o yorumlarına hayran kalıyorum.fotoğrafların güzelliğini, etkileyiciliğini veya arkalarında sakladıkları o ironiyi görmek başka; bunları kelimelere dökerek anlatmak bambaşka bir şey..

Ben genellikle bakanlardanım, görüp yorumlayanlara ise ayrı bir hayranlık besliyorum tabi.Uzun zamandır aklımdaydı; bir şekilde bulsam şu programı, boş vaktimde, kimse bana karışmadan doya doya izlesem diye.Bu akşam öylesine denk gelerek, kendi kendimi mutlu etmiş oldum.Bazen o fotoğraflara bakınca tüylerim diken diken oluyor; yutkunma ihtiyacı içine giriyorum.İnsanlara, insanlığı hatırlatan; zamanı durduran anlıları gösterirken aslında bunca zaman akıp gidenleri gözler önüne seren resimler.Fotoğrafı seviyorum; yorumlayanı, benim için görmediklerimi gösterebileni daha çok seviyorum..

untitled-11

Eskiden –ki sanırım iki sene olmuştur- bu programın müziğini indirmiştim; sabahtan akşama deli gibi dinlerdim; okula giderken, okuldan gelirken; büfeden cips alırken, evde bulaşık yıkarken; kendimi bu dünyanın merkezinde gibi hissederdim.Seçilen fotoğraflarıyla; eşsiz yorumlarıyla ve arka fonda verilen o müziği ile harika bir program..Buradan 2003 yılından günümüze kadar yayınlanan fotoğrafları ve yorumlarını takip edebilirsiniz.Ben şu an yağmalamakla meşgulüm; ve çok mutluyum..

Reklamlar

4 comments

  1. bu programda gösterilen resimlerden olmuş kitap yayınlanmıştı. hatta o kitabı bi arkadasima sevgililer günü hediyesi olarak önermiştim erkek arkadaşida çok begenmişti kitabi incelemiz için göndemişti ve bütün bi gün kitaba baktım bi başindan başladım bi sonundan ortasından nereden bakarsan bak harika bi kitap kitap demek ne kadar doğru bilmiyorum ama çok hoştu. 2. bi cilti daha çıktı ama ona bakmak daha nasip olmadı 🙂

  2. @ anime 4ever

    Bende vakti zamanında kitabının çııktığını öğrenmiştim ama satın alamamıştım.Dün akşam bu linki görünce başından kalkamadım zaten; elimde kitapla nasıl olurdum hiç bilmiyorum; senin de dediğin gibi sabah akşam bakardım artık, kimseye de dokundurtmazdım herhalde 🙂

  3. bize şu anla geleceği anlatıyor aslında…
    belkide herşeyin bizim elimizde oluşu veya
    akıp giden o 24 altını veya
    şu anı veya
    ölüp gidenlerin ardında bıraktıklarını veya
    kafes içindeki kuşun hayatını veya
    yaşamı ve ölümü veya
    bize hem zarar hem kar veren şeyleri veya
    haksızlıkları veya…
    bunun gibi milyonlarcasını…
    kısaca HAYATI…
    hiç bu programa rast gelmedim…
    ama resimlerin gizlice bizlere anlattıkları acı veya tatlı gerçekleri severim…çünkü o gerç.ekler kulağıma beni fısıldar…sessizce ama harbi bir biçimde…sadece ama sadece sessiz bir anda dinlediklerinizde belki bulur

  4. @ külkedisi

    Ben dünden beri bakıyorum resimlere; o kadar çok varki..Bir de yan tarafta Oğuz Haksever’in yorumlarıyla çok etkileyici oluyor.Sende çok güzel anlatmışsın bakış açını..Mutlaka denk gelip izlemeni tavsiye ederim..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s