Three Dads One Mom ~ Kore dizilerinde farklı bir tat…

1

Uzun süre daha dizi izlemem herhalde diyen bir psikoloji içindeyken bir gece birden bire kendimi Three Dads One Mom adlı diziyi izlerken buldum.Açıkça söylemek gerekirse konusunu okuduktan sonra pek de fazla seveceğimi düşünmemiştim.Yani yine önyargılarla başlayan ama önyargıları kıran bir dizi oldu benim için.Ancak haksız da değilim değil mi; dizinin ismi bile “bir anne üç baba” olurken benim karışık duygular ve belki de biraz hoşnutsuz düşüncelerde olmam kaçınılmazdı.Ve son günlerde hüzün barındıran, gereksiz yere uzatılan dizilerden bıkmışlığımın etkisi üstümdeyken; bu dizi bir yerde ilaç gibi geldi bana..

Çocukluktan beri arkadaş olan, aynı liseye giden, bütün dertleri ortak olan dört arkadaşın hikayesiyle başlıyoruz.Aslında ilk sahneden daha çok bir düğün karşılıyor bizi; bu dört arkadaştan biri evleniyor ve diğer üçü – farklı nedenlerden dolayı- gelini sevmeseler de arkadaşlarının mutlu olması için ona sadıklık yapıyor.Daha başta; bu üçünün huylarını az çok öğreniyoruz.Biri manga çiziyor; enerjik, yakışıklı, tatlı ama bir o kadar çapkın.Her gün başka bir kızla geziyor, evde takılıp manga çizerek geçinmeyi tercih ediyor ve kesinlikle evliliğe karşı.Hayat evlilikle ziyan edilemeyecek kadar değerli onun için.Diğeri bir polis memuru; ama o kadar masum ki; her gün suçlularla o kadar uğraşmasına karşı bu üçü içinde en saf kalabileni de o..

Burada kendisini ne kadar sevdiğimi söylemem gerek bile kalmıyor; zira kelimeler kendini belli ediyor.Babası küçük yaşta öldüğü için manavcılık yapan annesi tarafından yetiştirilmiş, iyi kalpli ve her şeyi iyi yönünden gören çok şeker bir polis..Bu üçlü arasında geriye son kalan ise; borsa şirketinde çalışan ve paraya karşı, karşı konulmaz bir ilgisi olan bir karakter.Bütün amacı zengin bir kız bulup evlenmek ve para içinde mutlu mesut yaşamak.Bütün dizi boyunca param da param diyor ama seviliyor yine de.Onun yaşam görüşüne göre, “asla parasını olmayan ve başkalarından para alan kadınlara yaklaşma” prensibi ön safhada.

2

Düğünden sonra tam olarak 2 yıl geçer, bu sürse boyunca bizim üçlü her Pazar arkadaşlarının evini mesken tutar, kızın yemeklerini yağma eder , çamaşırlarını yıkar ve sabahlara kadar kağıt oynayıp evi bir güzel dağıttıktan sonra çamaşırlarını sırtlanıp evlerine giderler.-Haa bu arada bu üçlü aynı evde kalıyor-.Kocasının bu kadar sorun yaratan arkadaşlarını çeken ve onların tam 2 yıl boyunca çamaşırlarını yıkayan hanım kızımız onları “düşmanlarım” olarak adlandırsa da aslında onları içten içe sever.Zira bu koca gövdeli çocuklar, bizimkilerin her evlilik yıl dönümünü ellerinde güllerle kutlayabilecek kadar da duyarlı olabiliyor yeri geldiğinde..2 yıllık evlilikte bizimkilerin çocuğu olmayınca, kızımız ve kocası hastane yollarını arşınlıyor..

Her ne kadar kızımız bilmese de sorunun eşinden kaynaklandığını öğreniyoruz.Bir içki gecesinde arkadaşlarına “benim çocuğum olmuyor” diye itirafta bulunanca, arkadaşları onun durumuna üzülüp onu cesaretlendirmeye çalışıyorlar ve polis olanın ağzından sonradan çok pişman olacağı bir söz çıkıyor; “neden sperm bankasından yararlanmıyorsunuz” ..Başta masumca konuşulan bu konu; bizimkinin kafasına o kadar yatıyor ki gecenin ilerleyen vakitlerinde alkol kana iyice karışmışken arkadaşlarını sperm bağışı yapmaları için ikna ediyor ve hatta sonradan sözlerinden dönerler diye onlara imza bile attırıyor..Böylece bilmediği bir adamın çocuğunu değil, kardeşi kadar sevdiği bu üç arkadaşın birinin çocuğunu kendi çocuğu gibi büyütecek, karısı bunu bilmeyecek ve herkes mutlu olacak..

32

Bizimkiler sabah uyandıktan sonra, her şey daha berrak oluyor ve telefonlara saldırıyorlar; sonuçta marjinal kararlarında bir sınırı vardır diyerek bu işe asla rıza göstermediklerini uygun bir dille belirtiyorlar.Ama bizim eş, ne yapıp ediyor –yalvarıyor, ağlıyor ve son olarak tehdit ediyor- bizimkileri hastaneye yüzlerini gizleyerek sokmayı başarıyor.Eşi zaten hastanede tedavi olduğundan arkadaşlarından aldığı spermleri karıştırarak kendi spermleriymiş gibi veriyor ve kadın sonunda hamile kalıyor.Tabi bu arada bizimkisi, arkadaşlarına “spermlerinizi kullanmadım” diyerek yeminler ederek onların kuşkularını da ortadan kaldırıyor..

Bizim kız, artık çok mutlu; bunca zaman istediği çocuğa artık kavuşacak, kocası ona gözü gibi bakıyor ve parlak bir gelecek onu bekliyor.Ancak bir gece kocası trafik kazası geçirip hayatını kaybettiğinde; hamile kızımız ve üç arkadaşı geride gözü yaşlı bir şekilde kalıyor.Bizim üçlü çocuğun içlerinden birinin olabileceğini ise, arkadaşlarının geride bıraktığı bir kaseti izlerken anlıyorlar, tabi orada dünya başlarına yıkılıyor.En yakın arkadaşları ölmüş, ölmeden onlara “çok güzel bit hediye” bırakmış.Arkadaşlarının gözü yaşlı hamile karısı, içlerinden birinin çocuğunu taşıyor ve kadının bundan haberi yok.O kocasından ona geriye sadece karnındaki çocuğun kaldığını sanıyor ve macera işte bu noktada başlıyor.

Bizim üçlü kafa kafaya veriyorlar ve sonunda bir anlaşma yapıyorlar..Ne olursa olsun bu çocuk onlardan birinin değil, ölen arkadaşlarının çocuğu ve onlarda çocuğa baba gibi yakın bir amca olacaklar; asla ama asla kızımıza gerçeği söylemek veya bebeğin kimden olduğunu öğrenmek yok.Sonuna kadar destek olacaklar ama işleri daha karışık bir hale getirmeyecekler.Kızımıza böyle bir şey söyleyip ölen arkadaşlarına ihanet etmeyecekler.İşte bu karardan sonra; kızımız her sorununda yanında bu üçlüyü buluyor, ne zaman başı sıkışsa bizimkiler anında yanında oluyor..Normalde dizilerin temeline yerleştirilmiş o romantizm havası yok; iyi ki de yok, zira belli bir süre sonra sıkan o kaçma kovalama işleri olmayınca insan daha rahat izliyor, en azından belli belirsiz bir gerilme ortamı olmuyor..

4

Bu dizi tamamen komedi üzerine kurulu; o kadar çok gülüyorsunuz ki, kahkaha atmak bu diziyi izlerken rutin bir hal alıyor.Hatta son bölümlere kadar kim kimi seviyor, bu işin sonu nereye varacak hiçbir fikriniz olmuyor.Gerçi öyle dediğim gibi “kim kimi seviyor “tadında bir dizi değil; doğan bebeğimiz ve onun “babaları” üzerine kurulu, oldukça komik bir dizi.Babalar o kadar tatlı ki; yaptıkları, yapmaya çalıştıkları, kızdıkları, ağladıkları, mutlu oldukları sahneler sanki izleyen olarak beni de dem dem çeker gibi aynı duygulara sürüklemeyi başardı.Doya doya gülmek isteyenler için, iki günde yemeden içmeden bitirilecek; oldukça farklı bir konuya sahip eğlenceli bir yapım..

Daha ne denir bilmiyorum, seviyorum bu diziyi; iki günde beni benden aldı ama hakkını da teslim etti.Babalıktan anlamayan üç adamın baba olma yolundaki eğlenceli maceraları, beraberinde eğlenceyi de getirince benim de sevmemek gibi bir alternatifim olamadı maalesef.Buradan izleyebilirsiniz; ki bence kesinlikle izleyin..

Reklamlar

26 thoughts on “Three Dads One Mom ~ Kore dizilerinde farklı bir tat…

  1. Bende ismine bakıp fazla Amerikanvari olduğunu düşünüp, es geçmiştim bu diziyi. Demek ki neymiş. İsme aldanma Oforinin tavsiyesinden şaşma 🙂 Listeme eklendi bile 🙂

  2. @ La Fea

    İsim ve konu olarak gerçekten de senin dediğin gibi baya Amerikan vari duruyor, bende sadece ilk bölüme bakacaktım sözde; beğenmezsem devam etmeyecektim ama bir şekilde beni sardı, sonuna kadar geliverdim.Bakalım izledikten sonra senin düşüncelerin nasıl olacak..

  3. @ melek

    Şimdiye kadar türkçe alt yazıyla veren bir site bulamadım maalesef, ama bulduğum an buraya linkini bırakacağım.Gerçekten bir çeviren olsa da; daha çok insan izleyebilse; çok güzel dizi, beni hala gülümsetebiliyor..

  4. şimdi ilk bölümünü izlemeyi düşünüyorum. harika bir yapıma benziyor.tabii senin harika anlatımından mıdır bilemem!değil mi?

  5. neden bu ingilizce ki!ne büyük bir bahsızlık of of
    ben bahsız bir insanım!

  6. @ külkedisi

    İzleyince, insanı baya bir güldüren ve hatta çokça taraf tutmak zorunda bırakan çok hoş bir dizi; elimde keşke indirilmiş bölümleri olsaydı, tekrar tekrar izlerdim herhalde..

  7. bu dizi ezgidizi.com da türkçe altyazılı süper bir dizi sıkıcı türk dizilerinden bıkanlar için acaip eğlenceli aynı andada duygusal ve birbirinden yakışıklı üç erkek karakter daha ne olsun dimi

  8. ya diziyi bu zamana kadar hep görmüştüm ama açıkçası konusu çok saçma geldi.burda tanıtım metnini okuynca ve mong ryong’ın oynadıını görünce dizi ilklerim arasını aldı.kesin izliycem…

  9. @ se7en

    İkna edebildiysem ne mutlu bana..Bende bir gece vakti “nasıl olsa beğenmem ve bırakırım, az bakayım nasıl bir şeye benziyor” diyerek başlamıştım ama bitene kadar gözümü ayıramadım..Güzel bir şey, oldukça komik; bakalım sen izleyince nasıl bulacaksın..

  10. ofori başladım.üçüncü bölümdeyim…
    ama çok merak ettim.hangisi çocuğun gerçek babası ve kız hangisini seçicek???

  11. @ se7en

    Heheheh..Hayatta söylemem,zaten o kadar kolay göstermiyorlar kim olduğunu, sonuna kadar süründürüyorlar diyebilirim.Ama izlerken zamanla bu merak duygusu kaybolup gidiyor, yerini daha başka heyecanlara bırakıyor inan bana..Belli bir yerden sonra, gerçek babayı öğrenmek bile istemeyebilirsin, zira bana öyle olmuştu, üçünü birden bebeğin babası gibi görmeye başlamıştım..Heyecanla yorumlarını bekliyorum 🙂

  12. ofori
    ama ben meraktan çatlarım…ya biraz kopya versen…ben her erkeklerin sahnesi olduunda kesin bu babası diyom… 🙂 🙂 🙂

  13. @ se7en

    Son bölüme kadar öğrenemiyoruz desem merakını daha fazla artırır mıyım bilmiyorum 🙂 Hangisinin daha çok babası olmasını istersin peki, ben polis olanın olmasını isterdim; o çok daha sevimli duruyor..Bak şimdi gerçekleri anlatmsam mı bilemedim, baya şaşıracağız sonunda onu diyeyim ve susayım ..

  14. ofori
    ewt en çok polis olcak gibi duruyo.ama ötekilerde çok yakın gibi duruyo yaww.ama ben jae hee’nin babası olmasını isterim 🙂
    neyse ben bi boş kaldığımda son bölümü izliyim…
    seni sıkmak istemem ama sölersen mutlu olurum…

  15. @ se7en

    O zaman okumak isteyenler için spoiler mahiyetinde bilgi içerir diyerek uyarımızı verelim..Bebeğin babası her ne kadar bizi onca tahmine sürüklese

    de, üçü de değil maalesef.Kızımızın kocası da kendi spermlerinden karıştırmıştı hatırlarsan; o kadar zayıf bir ihtimalde olsa kız adamın gerçek kızı

    çıktı.Zira sonlara doğru üç baba da birbirlerinden gizlice DNA testi yaptırıyor, ama üçünde de sonuç “negatif” çıkınca, bizde babanın kızın ölen

    kocası olduğunu anlıyoruz.En sonda kıza da söyleyip onu mutlu ediyorlar mı..

  16. ofori
    höhhh yani inanmıyorum yawww…
    demek kızın kocası babası oluyomuş.bunu hiç zannetmiyodum benn…baya şaşırdım.
    nese teşekkür ederim ofori.
    bi de sıktıysam üzgünüm.teşekkürler sölediğin için

  17. @ se7en

    Ne demek sıkıntı vermek arkadaşım, ben seninle konuşmayı çok seviyorum 🙂 Bende höhh demiştim valla, sen o kadar tahminler yürüt sonra da böyle bir şeyle karşılaş; dizinin en işlek cilvesi bu olsa gerek..

  18. walla ya iğrenç yapmışlar.izlemiycem bi daha dermişim… 🙂
    ben hala jae hee’nin babalığı hakettiğni düşünüyorum… 🙂 🙂 🙂

  19. @ se7en

    Bende aynı kanıdayım, yine üçünden birinin sonunda baba çıkması işleri daha fazla karıştırabilirdi; zira üçü de hanım kızımıza ucundan bucağından tutkun, arkadaşlığı zedeleyen bir durum içinde olabilirlerdi.Gerçi en sonunda o borsacı adamla kızımız arasında bir şeyler oluyor ama daha adını koyabilen olmadı 🙂

  20. ofori
    diziyi ”sonunda”bitirdim.güzeldi bence iyiki izlemişim.
    saol diziyi önerdiğin için 🙂

    izlemeyen herkese diziyi öneririm 🙂

  21. jae hee oynuyo diye bakayım dedim bi ara
    sonra düşündüm
    ben komedi izlemem ki
    gelmez bana güldürücek şeyler
    vazgeçtim xD

  22. @ mavi

    Neden yaa, valla izlesen çok eğlendirdin..Hem içinde dram falan da var ama arada güldüren şeylerde izlemek lazım..

  23. olamazz yaa nasıl babası o olabilir off inanması çok zor neyse dizi gerçekten çok eğlenceliydi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s