Lovely Complex :))

lovely-complex11

Delice anime tüketme furyasına bugün bir başkasını da eklemiş bulunuyorum.Lovely Complex 2006 yılının komedi dalında en iyi animesi seçilmiş olmasına karşın benim için 2009 yılının ilk günlerinde tanışıp aşık olduğum, her bir karakterine, hikaye örgüsüne, tepkilere, konuşmalara ve renklerine hayran olduğum çok tatlı bir anime..Her zaman karşılaştığım ama bu zamana kadar hep göz ardı ettiğim şeyler sonradan bu kadar “etkileyici” bir özelliğe sahip olunca ben daha fazla pişman oluyorum.Mangasını görmüş, hatta ilk bölümlerlini okumuş ama nedense o sıralarda bırakıp bir daha dönüp bakmadığım o manganın şimdi animesi duruyor önümde ve ben saldırmadan edemiyorum..

 

Kızsal tepkiler içinde geçecek bir yorum olacak bu farkındayım; ancak bu animeyi de ağır ifadelerle anlatamam; zira zemini müsait değil.Hikayemiz lise günlerinin ilk yılında başlıyor; Risa adlı 1.72 cm’lik boyuyla Japon kızlarının aksi bir boy uzunluğuna sahip baş rol kızımız ile onunla aynı sınıfa giden ama boyu 1.58 cm olan  Ootani adlı erkek karakterimizle kavga ederken görülüyor ilk olarak.Hani okul önlerinde sıraya diziliriz ya; burada bizimkiler sıraya dizildiğinde boyuna bakılarak Risa kuyruğun en sonunda, Ootani ise en başında yer alır; aralarında o kadar bir boy farkı var yani.Zaten yan yana geldiklerinde Risa her daim Ootani’ye yukardan bakmaya mahkumdur..

untitled-17

 

 

Şimdi bu tersi bir durum arz etseydi; yani erkek uzun ve havalı; kız kısa ve şirin olsaydı bunda şaşılacak bir şey olmazdı; hatta hepimiz “ne güzel yakışıyorlar, bunlara mutlu sonda ne güzel gider..” tarzında cümleler kurabilirdik.Ama işler tam tersi yönde olunca; uzun boylu kız ve onun yanında cüce kalan erkek karakterin lise 1’de başlayan ve lise sona kadar giden düşmanlık-arkadaşlık- aşk üçgeni bence izleyen açısından daha etkili ve heyecan verici oluyor.Bütün hikaye bunda ibaret değil tabi ki; boy farkı ters yönde olan ikili anlatılıyor ama bu o kadar tatlı  bir dille işleniyor ki; ilk bölümde aşık oldum, son bölümde aşkım katlanarak arttı desem yeridir..

 

Bu ikili boy farklarından dolayı ve tabi bir araya geldiklerinde devamlı çekiştikleri, kavga ettikleri için, okulun komedi ikilisi olarak da bilinir.Oysa zaman geçtikçe bizim de görebileceğimiz gibi; boy farkının aksine tencere kapak gibi birbirlerine uyumlu, bütün ilgi alanları ortak olan çok şirin bir ikilidir kendileri.Risa; haklı olarak “ben neden bu kadar uzunum, hadi uzunum neden bari tatlı değilim, benim ne zaman erkek arkadaşım olacak” diye devamlı ağlar.Ootani ise; -bence Risa’dan daha güzeldir kendisi- kısacık boyuyla Risa ile aynı kaderi paylaşır, bir kız arkadaşı olsun ister, tatlı olsun ister, bunun için devamlı çabalar.Ootani; boyunun kısa olmasına rağmen basketbolda tam bir yetenektir; bunu da ek bilgi olarak verelim..

untitled-23

 

 

Sadece ikisini anlatmaz anime; bunların arkadaşlarını, onların destek ve de köstek hallerini; bizimkilere bir şekilde vurulan takıntılı diğer karakterleri ile ortaya harika bir karışım  çıkar.Ben neden bu kadar sevdim peki; bir kere çok komik..Son bölüme kadar güldüm gerçekten; çizimler o kadar rahat, sıcak ve tatlı ki, kaç kere durdurdum öyle baktım sadece; veya kaç kere bazı sahneleri geri alıp tekrar tekrar izledim bilemem.Sinir olduğum, hoşlanmadığım noktalar yok muydu; elbette vardı, ama kendisi bir şekilde kendisini affettirebilen bir anime olunca izleyene pek de “hayır beğenmedim” gibisinden bir seçenek sunmuyor..

 

Kardeşim ve arkadaşı (melo) da izliyorlar şimdi; her ne kadar onlardan önce bitirdim diye havamı bassam da; benimle aynı duygular içinde olduklarını biliyorum.Romantizm var demek artık yersiz ama burada romantizmin kaçma-kovalama-yakalama-kaçma havasını daha cazip kılan bir özellik var; komedi..Kahkahalar havada uçuşuyor, hatta bazı yerlerde gülmekten gözlerimizden yaşlar geliyor.Bir anime hakkında bundan daha fazla övücü bir konuşma yapamazdım herhalde..

 

Anime hakkında daha detaylı bilgileri buradan okuyabilirsiniz; ayrıca Türkçe alt yazı ile buradan izleyebilirsiniz.Mangasını merak edenler için buradan ulaşabilirsiniz.Bu animeyi seven ve herkesin de sevmesini isteyen bir Lovely Complex fanı olarak elimden gelen her şeyi yapmış bulunuyorum; izleyelim ve de izletelim diyerek yorumu artık bitiriyorum..

 

Reklamlar

49 thoughts on “Lovely Complex :))

  1. Ofori sende animeleri nefes almadan izliyorsun. Başlasam mı bende acaba. Çok güzel bir konusu olmadığı sürece anime izlemem ama sana güveniyorum.

  2. @ La Fea
    Buna kesinlikle başla derim, sarmazsa bırakırsın ama ben çok sevdim:)

  3. Ofori bunun İngilizce alt yazısını kapatabilir miyiz biliyor musun?

  4. @ La Fea

    Maalesef ben kapatamadım, ben ingilizce izlemek zorunda kalırken neden bilmiyorum kardeşiim türkçe alt yazıyla izledi.Sitenin bana mı bir garazi var yoksa yanlış bir yerlere mi basıyoruz hiç bir fikrim yok maalesef..

  5. Türkçe alt yazı İnglizcenin üstüne biliyor ondan karışık bir görüntü oluyor. Gözü yoruyor yani sevmedim 😦

  6. Bu animelerde ki salak efektleri abartılı sesleri anlamıyorum. Hepsinde değil ama bir çoğunda var.

  7. @ La Fea

    Başta bana da öyle geliyordu ama bilmiyorum artık gözüm mü alıştı nedir, artık o kadar batmıyor bana..

  8. @ anime 4ever

    Otani deyince benim kafamın üstünden kalpçikler çıkmaya başlıyor resmen..Özellikle basket oynadığında kafasına taktığı o tokalarla olan görüntüsü çok şirin; onu sevmemek elde değil..

  9. Çok sıkıldım ne bitirebiliyorum. Ne de bölüm atlayabiliyorum. An itibariyle 14. bölümdeyim. Konusu fena değil aslında ama ben bu tarz kızları sevmiyorum. Azıcık kendini ağırdan satsın, ondan hoşlananlarla vakit geçirsin. O zaman görürüm ben Otaniyi. O salak uzun çocukta madem o kadar hoşlanıyor Kazuki’den neden resmen çıkma teklif etmiyor ki? Bir de biz salak mıyız o efektler ne öyle? Herkesin Otono’yi Risa’yı reddetti diye kınadığı sahnede çocuğun üzerinde kırmızı oklar da neyin nesi idi. Dublajı çıkar, koy önüne 5 yaşında çocuğun otursun izlesin.

  10. @ La Fea

    Beni de sinir etmişti o durum; kızın çocuğun peşinden fazlaca koşması, çocuğun uzak kalması falan derken baya bir bölüm canımı sıkmıştı.Ama sonda beni memnun etmeyi bildi.Efekleri ben sevdim ama, bilmiyorum daha tatlı geldi gözüme..Bu arada 2006’nın komedi dalında en iyi animesi seçilmiş, bakalım sonlarına doğru görüşlerin değişecek mi : )

  11. Ofori

    Bitirdim. Risa ve Otonin son bölümlerde ki aşkı çok şirin ama. Sen tavsiye etmeseydin izlemezdim. Çok fazla efekt var 🙂

  12. @ La Fea

    Zaten son demde ikisini birlikte göstermeselerdi ben çığlık atardım..Ortada bölümleri baya uzattılar bu açıdan; Otani önce düşman, sonra rakadaş olarak gördüğü ekip üuesini kız arkadaşı oarak görene kadar izleyenin anası ağladı ama son bölümlerde onları birlikte görmek daha çok mutlu eder oldu insanı.Ben bilemiyorum, her ne kadar ona kızsam da, içimde acayip bir Otani sevgisi var hala : )

  13. efektleri ile herşeyi ile baştan sona güldüm.. çok beğendim ben..

  14. @ aslı

    Aynı şekilde diyorum; bende baştan sola doya doya güldüm.Arada bazen Otani sinirlik yapsa da, güldürmeye devam ettiler..

  15. Daha 2. bölümdeyim ama çok sevdim bu animeyi.
    Hiç bitmesin istiyorum. Birşey sormak istiyorum bir bölüm ne kadar sürüyor acaba? Ablama yakalanmadan izlemeliyim de:(
    @ofori kardeşin çok şanslı kıymetini bilmeliler:)

  16. @ zxc

    Bir bölüm ortalama 20-22 dakika sürüyor ama izlerken çok daha kısa geliyor insana. Bu arada evet bence de kıymetimi bilmeliler, gerçi çoğu filmi diziyi indirip bana gönderen de kardeşim olduğu için bu konuda çok konuşmasam daha iyi olur 😛

  17. Eğlenceli olduğu için bittiğini anlamadığımı sanıyordum ama çok kısaymış gerçekten.
    Çok şanslısınız. Darısı başıma. 🙂

  18. ayh bu anime için çok tşk sizin sayenizde türkçe izleme fırsatı buldum çok tşk tşk tşk 😀

  19. @ tşk

    Asıl ben yorum için teşekkür ederim; animeyi veren sitenin emeğine de sağlık diyorum, saolsunlar türkçe alt yazı ile seyretme imkanı sunuyor bize, bir yerde “dünyaları açıyor bize ” .. 🙂

  20. @ la fea

    Evet animeyi izlediğim zamanlarda öğrenmiştim varlığını.Gerçi o zaman aradığımda bulamamıştım ama daha sonra youtube’dan bulup izlemiştik.Gerçi kuzenim izlemek istemişti bende ona çavirme bahanesiyle ucundan bucağından bakmıştım..Filmi pek beğenmedim aslında, yine de oturup doğru dürüst izlesem belki fikrim değişir..

    Ve bence de animede çok daha tatlı ve yakışıklı oluyorlar; filmde o görselliği alamadığımızdan sönük geliyor bize herhalde..Şimdi baktım verdiğin linke, izlemek gerek aslında, daha güzel göründü gözüme.. 🙂

  21. Film olarak değilde oyunculuk olarak beğendim. Animeye benziyor hem de gerçekten 16-1 7 çocuklar..

  22. ofori, lafea filmi de eğlenceli mi animesi gibi, komedi türü şeyler arıyorum bu aralar, gerçi indirmeye başladım filmi 🙂
    uccigirl’ün altını üstüne getirip bir şeyler bulmaya çalışıyorum uzak kaldım ne zamandır, özledim 🙂

  23. @ ruzigar

    Sınavlar mı vardı, yoktun bayadır, özledik valla seni 🙂 Filmi animesi kadar eğlenceli değil ama yine de izlemeye değer..Bunun yerine tam senlik bir film öneririm; şu Anında Skandal filmi, çok beğeneceksin, biliyorum 🙂

  24. daha sınavlara var ama bitirme ödevi ve onun sunumu sağolsun bitirdi beni 😛 çrş sunumum var 🙂
    anında skandala baktım ama indirmek için bir yer bulamadım 😦 artık indirdim bunu izleyeyim bari

  25. @ ruzigar

    Kendi bitirme ödevi dönemimi hatırlıyorum da; hazırlaması ve tabi sunumu hayatımın en stresli deönemleriydi; sınavlardan bile..Allah yardımcın olsun arkadaşım; umarım hepsi güzel geçer..

  26. filmini izledim, iyiydi, bazı yerlerde güldüm baen sinir oldum (koşma kızım peşinden hayret bir şey yani :D) otani de gıcık ama sevimli bir şeydi, animeyi de izleyeceğim ama, zaten death note’dan sonra anime dünyasına da ayak basmış bulunuyorum, hadi hayırlısı 😀

  27. @ ruzigar

    Otani’ye bende çok sinir olmuştum, nasıl da koşturdu kızı peşinde, o bücürük yapısıyla..Zaten tarihin görebileceği en enteresan ve de en “uyumlu” çift onlar.Ne kadar kızsak da sevmeye devam ediyoruz..Ben kardeşimle yarış yaparak izlemiştim; tabi önce ben bitirip olan biten her şeyi de anlatmıştım ona..Yaşasın kötülük diyerek 😀

  28. ah ootani-kun seni öldürebilirim, taş kafa :@
    filmde bu kadar gıcık değildi bu 😀 kızıyorum ama bir yandan da seviyorum ya, çok şeker bir şey 😀

  29. @ ruzigar

    Artık seni anime dünyasına teslim ediyoruz; hatta o dünyaya “eti sizin kemiği bizim” de diyebiliriz..Çok güzel animeler var ama ben bir türlü kancayı atamadım o diyarlara; artık senden öneriler alırız..Lisa, çok koştu bizimkinin peşinden, hani sabır taşı olsa çatlardı valla; gerçek izlerken bizi çatlattı ama olsun, sonuçta mutlu son gördük yaa..Ben filmini o kadar sevmedim ama anime hala benim gözümde eşsizdir..

  30. haha ofori, çok kötüsün 😛
    animedeki duygu yoğunluğu daha fazla gerçekten, bu sebeple beni büyüledi sanırım, death note ve lovely complex’in filmleri hakikaten sönük geldi, anime anime olarak kalsa daha güzel olur sanki 😉 L:hange the world hariç ona bayıldım, bayıldım 😀

  31. Otani-kunnnn ^^
    çizgisine vurulduğum xD
    Lovelyden sonra başka animeye başlayamadık kardeşimle ya
    anca öneri aldıkta bakalım
    Otani gibi olmaz
    risada kendimi gördüm
    tek fark o sevdiğine kavuştu xD
    filmi hayallerimi yıksada
    yerim ben otanimi yer

  32. @ mavi

    Otani bir tanedir, onun gibi anime karakteri daha çizilemez diyerek iddalı bir konuşma bile yapabilirim.Ama başta nasıl sinir etmişti bizi, nasıl kızmıştım kendisine,sonrasında Risa bu çocukta ne gördü de bu kadar koştu peşinden onu anladık..Böyle bir anime yok işte daha..

  33. zaten nedense mümkün olmayacak şeyleri çiziyolar bu Japonlar az değil xD

  34. @ mavi

    Gerçekten yaa, hani filmini yapmak isteseler; otaniyi canlandıracak kadar sempatik bir eleman bulamazlar..

  35. bulamadılar zaten
    gerçi tamam filmedki eleman o kadar berbat değildi ama uyarlama o kadar kötüydü ki ben hiç bişey anlamadım
    fragman izler gibi oldu
    o yüzden death noteu falan izlemedim ben
    hayallerim yıkılıyo sonra L’i kimse yansıtamaz tam anlamıyla (=

  36. Junjou Romantica bitmeden bu animeye de merak sarıp bir ön araştırma niyetiyle ilk iki bölümü izledim ve sanki uzun zamandır görmediğim iki arkadaşı görmüş gibi oldum.live action’ın ne kadar iyi bir uyarlama olduğunu ve karakterlerin nasıl cuk oturduğunu da.bu animeyi seveceğim gün gibi ortada artık hiç şüphem kalmadı.Otani ve Koizumi’nin her seferinde aynı şeyin söyledikleri zamanlar beni çok eğlendirdi doğrusu çizimler de çok çok iyi bir de 2.bölümde Otani’nin taktığı tokalara bayıldım şeker şey ya…devamını artık bu anime bitince izleyeceğim:)

  37. ha yukardaki yorumu es geçmişim ama ben live action’ı çok beğendim her halde animeyi izlemeden izlediğim için bir de Koike olduğu için tabi ki:)

  38. @ chibi

    Bende indiriyorum, arada tekrar bakıyorum bölümlere.Ama baştan sona 2 hafta sonra kardeşim gelince izleriz artık.Aşağı yukarı yine aynı zamanlarda denk geliriz herhalde; o zaman doya doya konuşuruz bu anime hakkında..Live actionun tek bir sahnesine bile bakmadım, bakmak da yoktu aklımda ama madem sen çok güzeldi diyorsun o zaman bir şans vermek gerek..

  39. Eğer daha öncesinden Candy ya da Dragon Ball Z gibi 13-14 yaş grubuna hitap eden animeleri saymassak, izlediğim ilk anime diyebilirim. Yaşım 20lerde olmasına rağmen, 24 bölümü de, doğrusu büyük bir keyifle izledim. Bir erkek olarak, Otani karakterine ben de ayar oldum diyebilirim. Favori karakterim ise kesinlikle Maity-Sensei olmuştur. Erkek güzeli, centilmen, yetenekli, iyi niyetli… Sanırsam gerçek hayatta her kızın kendisine isteyeceği ideal eş adayı :). Diziyi dikkatli izlediğinizde, aslında gerçek hayattan da çok güzel kesitler ve ve buna bağlı çıkarmamız gereken dersleri de verdiğini görüceksinizdir. Özellikle de insanların oluşturdukları gereksiz tabularla güzel dalga geçmektedirler. Doğrusu her ne kadar bitmesi gereken yerde yani tadında bitirilmiş olsa da, son bölüm sonrası içimde tatlı bir burkulma oldu diyebilirim. Hani keşke bi 24 bölüm daha üniversite hayatlarında geçecek maceraları yapılsaymış, fakat zaten karakterler birlikte olsalar da, lisenin sonunda yolları ayrılacağı için, işin lise’nin sonunda noktalanması güzel olmuş. Doğrusu, izlerken keşke lise yıllarıma geri dönseydim dediğim de oldu, ya sizlerin? Normalde 13-17 yaş arası gençler için yapılmış bir anime benim gibi 20lerinde birisini bu denli etkileyebiliyorsa, yapanları gerçekten tebrik etmek gerekir
    Onlara buradan Arigatou (Teşekkürler) diyorum 🙂
    Bu animelerin bir diğer süper özelliği de, seslendirme ile alt yazıyı dikkatli irdelerseniz, size bol bol japonca kelime ve cümle kazandıracağını görürsünüz 🙂

  40. Arigatou arkadaşım bende 20lerimdeyim ve emin ol benide etkiledi. Ootani ve koizumi ” All Hanshin-Kyōjin” 🙂 ikilisine güldüğüm kadar başka kimseye gülmemişimdir heralde. Bende devamı olsa kesinlikle sıkılmadan izlerdim ancak biliyorum ki devamı olsaydı kendini tekrarlardı. Yani seninde değin gibi tam bitirilmesi gereken yerde bitirilmişti. Gerçekten hayattan çok güzel kesitler vardı belkide bu nedenle yüksek yaşlarada hitap edebiliyor. Ayrıca evet bir çok japonca kelime öğrenilebilir ki benim bu aralar en çok kullandığımda bu animeden çaldığım ” ahoo” “Baka” demek yerine onu kullanıyorum 🙂 Birde filmini çok beğenmedim hani animesi kadar zevk vermedi ancak bence en iyi uyarlanmış anime liveaction’ıydı. Oyuncularla anime karakterleri bu kadar benzer olamazdı…Bide bunların hayran oldukları adam vardı ya şarkıcı o karakterede bittim hani o ikisi onun şarkılarını söylerkende süpper komik oluyorlardı 🙂

  41. ya cok aradım ama bulamadım bu filmin türkçe altyazılısını izleyebilecegim bi yer war mı yardımcı olursanız sevinirim animesini bir kaç kez baştan izledim birde filmini izlemek istiorum ama bir türlü bulamadım

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s