Death Note – Ölüm defteri…

topic_deathnote_ost

Kaç gündür deli gibi Death Note izliyorum ve bunca zaman boyunca izlememiş olmamın acısını da yaşıyorum aslında.Gecelerim bu animeyle alakalı rüyalarla dolmuş vaziyette; hele bir de hastaysam bütün gece gözümün önünde ölüm melekleri bir sağa bir sola dönüyorum..İki gündür bütün hayatım durmuş vaziyette; yeni bölümün merakıyla yerinde duramayan ve bulduğu bölüme saldıran acayip bir yaratık oldum; kendimden korkuyorum şu an.2006 yılının bir numaralı animesi olarak; kendisi bizim evde ilk defa misafir olmuştur; uzun bir süre de etkisinin gidebileceğini zannetmiyorum.

 

37 bölümü iki günde bitirip; akşamın ve dolayısıyla gecenin kör vakitlerine kadar 3 filmini gözlerimde görme yetisi kalmayana kadar tükettikten sonra sabah yataktan kalkmam o kadar da kolay olmadı.Bende kendime soruyorum zaten, “nedir bu acele” diye ama elimde değil, çok sevdim ben bu animeyi.Hatta hala kızıyorum kendime neden bu kadar geciktim izlemek için diye ama anime izlemeye başlamak için harika bir seçenek olduğunu da göz ardı etmiyorum.Bir kere L ile tanıştırdı bizi; bu bile yeter diyeceğim ama çok sığ bir yorum olarak kalacak.Yine de L sevgisi etrafında buluşanlar, onun için meşaleler yakanlar ne demek istediğimi anlayacak.En baştan başlayarak Light’tan bahsedelim.Onun düşünce yapısını onaylamak ve onaylamamak arasında kalanlardan biriydim başlangıçta.

 

Elinde öyle bir güç olacak ve sen de bunu “adaleti” getiriyorum diyerek kullanmak isteyeceksin; zaten bu nokta izleyenin ne zayıf halkasıydı bence.Light bile o psikopatlığı içinde kendini bu sözde “haklı temelleri” üstünde şekillendirdi; ben adalet getiriyorum diyerek başladı macerasına; ben bu dünyanın tanrısıyım diyerek zirvesine ulaştı.İstediğimi, istediğim zaman ve istediğim şekilde öldürürüm ve beni kimse engelleyemez; “ben seçilmiş kişiyim” ve ben yeryüzünün tanrısıyım diyerek sahip olduğu o müthiş egoyu, elindeki güç ve zekasıyla birleştirip resmen herkesi süründürdü.Light izleyen açısından potansiyel bir düşman olma yolunda ilerlerken öyle bir ters türs ettiler ki hikayeyi bir bölümde Light, Misa ve L el ele tutuşup oturdular karşılıklı..

untitled-22

 

Bu işte öyle bir hikayeye sahipti; insan nefretini de tam olarak yaşayamadı belli bir süre.Ama ne olursa olsun değişmeyen bir duyguya sahip olduk; Light artık yenilsin ve birisi ona “şah ve mat” desin.Bu birisi muhakak ki L olsun diyen içselliğimiz, belki istediği şekilde cevap bulamadı ama sonunda içindeki o gaddar duyguyu sonuna kadar hissetti.Light’ın hep bir planının olması, bir adım önde gitmesi en sinir bozucu özelliği olsa da; onun ve L’in zekalarının çarpışması bir o kadar da heyecanlıydı.Zaten işin püf noktası bu ikisi arasında gizli; L bir yerde demişti “biz birbirimize çok benziyoruz” diye , iki benzer yapıdan insan iki farklı düşünce için savaşıyor ve ortaya “neler olacak şimdi, ay düşünmekten başıma ağrılar girdi, yanaklarım kıp kırmızı oldu” diyen bir kitle  çıkıyor..

 

Baş ağrıması kısmını abartmıyorum; belki de grip falan olmuşumdur bilmiyorum ama ne zaman bu animeden bir iki bölüm izlesem onların bir sonraki adım için kurdukları teorileri takip etmekten; planların ince detaylarına şahit olmak ve onlara kendi zihnimde bir anlam yüklemekten beynimin kıvrımları yanmaya başladı.Uzun zamandır bu kadar bulmaca zeminli bir yapım izlemediğimden de olabilir tabi..Ama görünüyor ki, adamlar en  ince detayına kadar düşünmüş, bu izleyeni her bir saniyede nasıl bu kadar heyecanlandırabiliriz, şaşırtabiliriz diyerek gece dememiş, gündüz dememiş çalışmışlar.Öyle sahnelerle karşılaştık ki “tamam artık kaçış yok, bu iş burada bitti” dedik ama Light eldeki sabun misali tuttuğun gibi L’in elinin içinden kayıp ortadan kayboldu.Geride ise L, elindeki o kalıntılarla ne düşüneceğini bilemez bir halde kendini tatlılara verdi..

untitled-15

 

Seviyorum L’yi; ama öyle böyle değil, ciddi bir sevgi hissediyorum ona karşı.Belki  abartılı bir saygı, yerinde bir güven, onun alışılmışın dışında gelen davranışlarına karşı karşı konulmaz sempatim, marjinalliğine hayranlığım , zekasına duyduğum kıskançlık derken ortaya böyle kolektif duygular çıkıyor ki; hepsiyle nasıl baş edeceğimi bilemediğim için hepsini tek bir kelimeye sığdırmaya çalışıyorum; “seviyorum” ben bu çocuğu..İlk ortaya çıktığında polislerin yüzündeki şaşkınlık ve “bu mudur” düşünceleri bende de vuku bulmuş, ama çok kısa bir sürede bu düşünceler yerini hayranlığa bırakmıştı.Light’ın her bir adımını sanki kendisi de yanındaymış gibi bilebilmesi; o ilginç oturuşu, kambur yürüyüşü, tatlılara inanılmaz düşkünlüğü derken çocuk animedeki en önemli karakter oldu gözümde..

 

Çok zeki ama bir o kadar da melankolik; amaca odaklanmış bir şekilde yaşayan dünyanın ne ünlü dedektifi.Öldüğü sahnede resmen içim acıdı; bir an inanamadım, içten içe kahroldum, ilerleyen bölümlerde bir şekilde ortaya çıkar diye düşündüm ama 25. bölümde ağlamsık bir ifadeyle kala kaldım işte.Bende farkındayım, çok duygusal bir yazı olma yönünde ilerliyor bu yorum ama bir yerden sonra farkında olmadan ipim kopuyor, coşuyorum.Zaten o sahneden sonra beni kimse tutamazdı; içimden gizli mersiyeler mi düzmedim, 25’den 37’e kadar ne gerek vardı üstüne bu kadar bölüm vermeye mi dedim; dedim de dedim; hala da konuşmaya devam ediyorum.İstediği sonu alamayan mutsuz ve mızmız izleyici havam daha nereye  kadar devam edecek bende çok merak ediyorum.

untitled-32

 

Ama ne olursa olsun inkar edemeyeceğim gerçekler de ortada; hayatımızda izleyebileceğimiz en heyecanlı animelerden bir tanesi.Soluk soluğa izledim her bir karesini ve ben uzun zamandır bu kadar heyecanla bir şeyi takip ettiğimi hatırlamam.Ben genellikle manga insanıyımdır; sabahtan akşama gözüm dönmüş bir şekilde manga okurum ve bu son haftalara kadar animeye pek yüz vermezdim.Ne büyük kayıpları oluyormuş insanın; gerçi bu saatten sonra Death Note gibi kaliteli bir anime bulabilir miyim bilemiyorum.Önce animesini, sonra kesintisiz filmlerini izledikten sonra ciddi bir Death Note zehirlenmesi geçirmiş bir insan olarak; mangasına da gözümü dikmiş vaziyetteyim.Ama bence bu sıralamada önce mangası okunmalı ki, animesinin tadı ayrı bir iz bıraksın damaklarda..

 

Filmleri ilk izlemeye başladığımda; “bu nasıl bir görüntü kalitesidir, bu nasıl oyuncu seçimidir, neden bazı yerlerde ciddi değişiklikler yapılmış, ben bunu izleyemem, animesiyle hatırlarım daha iyi” şeklinde olumsuz eleştirilerim olmadı da değil; ama bir süre sonra insanın gözü onlara da alışmaya başlıyor.İlk film neyse, ama ikinci filmin finalini animeden faklı bir şekilde yapmışlar; tam izleyicinin istediği gibi olmuş desem yeridir.Hani 25. bölümde yaşadığımız o hüsran duygusunu telafi etmek istemişler belki de; bilemiyorum ama filmlerde çoğu yerde doyumsuzluk yaşasam da; finali itibariyle beni daha fazla mutlu edebildiler.Son film ise tamamen L üzerine kurulu olup; beni ister istemez kendisini izletmeye zorladı.Daha iyi olabilirlerdi, ama elimizde hiçbir şey olmamasından daha iyi diyorum artık..

 

Death Note; benim için bir milad olsun; önümde yeni ufuklar açsın; anime alemi beni kucaklasın ve tabi bende onları.L, hafızlardan kolay kolay silinecek gibi durmuyor; bu tamamen zihinlerde yaşanan kaçıp kovalama hikayesi de.Bu arada son söz olarak, müzikleri ayrı bir güzeldi; hele ilk sezonun açılış müziğine ayrı sevdim ama ikinci sezonun açılış müziği için aynı duygularla hareket edemeyeceğim..Death Note, başka bir şey; eşi benzeri olmayan bir şey..Mangasını okumak için buraya, Türkçe alt yazı ile animesini izlemek için buraya, daha ayrıntılı bilgi edinmek için buraya tıklayarak ilgili sitelere ulaşabilirsiniz..

 

Reklamlar

48 comments

  1. ben de ilk bir arkadışmdan görmüştüm bu animeyi.Keşke daha önceleri izleseydim diye kafamı duvarlara vurmakla beraber 1 haftalık kurban bayramı boyunca kamburlaştım, pisikopatça güldüm ve çikolata yedim.Güzel animeydi death note.keşke devamı olsa

  2. @ O.Öztürk

    Şu yorumunuzu okuduktan sonra inanın çok mutlu oldum, çünkü kendimde garip hareketler sezmekteyim; kambur oturuşum daha bir kamburlaştı; oturma pozisyonu üstünde denemekteyim ama şimdilik zor geliyor.Yalnız olmadığımı bilmek çok güzel : )

  3. aaaaa…sonuna bakmamıştım demek türkçe alt yazılı izlebiliniyormuş tamam anlaşıldı ay başını bekle zamanı gelince al çerezleri geç leptopın başına sabırsızlıkla bekliyip ay başını iple çekicemmmmmmm…
    oleyyyyy…yeni şeyleri seyretmeye bayılıyorumm…

  4. @ külkedisi

    Bunu çok seveceğini düşünüyorum; hatta ekşi sözlükte bir yorum vardı; anime izlemeye bununla başlandığında, insan başka animeleri beğenmez oluyor” diye..Valla bende sınırlı anime deneyimimle bunun üstüne tanımıyorum..

  5. Karakterlerin bana hissettirdikleri;

    Light – Saygı (zekasına)
    L – Sevgi, saygı, sempati, her bir şey… hatta içimdeki L sevgisi bir bambaşka bile derim.
    Misa- Nefret

  6. death note live action ınıda tavsiye ederim. ryuuzaki gonulümdeki yerini sarsabilcek bi anime karekteri çıkmadı daha ortaya 🙂

  7. @anime 4ever

    Bütün bunları o kadar ard arda izledim ki, o dönemde yaşadığım death note zehirlenmesini daha üstümden atamadım; onun için live action’lar azcık bekleyecek beni : ) Ryuzaki seninde dediğin gibi gönüllerin sultanı; onun yerini hiç kimse alamaz..

  8. cidden özentileştim 😀 37. bölümdeyim..

    New World daha izlemedim ama 36. Bölümde Near Ben kazandım diyo! kalbim küt küt atıyo.. :@ 😀

  9. @ mr classic

    O sahnelerde benim de kalbim küt küt atardı, ne günlerdi yaa, yemeden içmeden kesilip deli gibi anime izlerdik.Ama bu anime de izlettirirdi kendini..Bitirdikten sonra filmlerrini de izlemeni tavsiye ederim, pek o tadı veremiyorlar ama en azından mukayese yapman için olanak sunuyor.Yakında 3. filminin tanıtımını yazacağım zaten..

  10. L’ciyiz (: Ölmesine acaip üzülmüştüm.Gerçi finalde kanı yerde kalmadı ama:D

    Bir günde izlediğim , kendine acaip bağlayan bir animedir.Elma yeme dürtüsü oluşturur

  11. @ sema

    L’in ölmesi hala içimde bir yaradır; ben cidden baya baya üzülmüştüm, sanki evin içinden biriini kaybetmişiz gibi, o kadar sevmişim yani onu..Zaten pisi pisine gitti çocuk, iş olsun diye öldürdüler valla.Filmini bu açıdan takdir ederim, filmde ölmüyor, en azından Light’ın elinden, onun gözleri önünde değil..

    Elma yeme dürtüsü bende de vardı valla, ne güzel animeydi yaa, yapsalar ya böylesinden hep bizde izleyip hayran kalsak..

  12. Ya temsili olarak L öldürmüş oluyor Layto’yu.L’in yetiştirdiği N alt ediyor.Ama neyleyim ki L gitti.İki büklüm oturup, bişeyler atıştırmasına bayılıyordum:D

    Olsa da izlesek yine cidden

  13. @ Sema

    Ayy o iki büklüm hallerini aklıma getirme, içim sızlıyor resmen yaa.Zaten o dönem hepimiz öyle oturmaya başlamıştık evde; öyle yürümek benim için o kadar da zor olmamıştı zaten..Çay kaşığı elimizde, fincan uçtan tutularak kaldırılır ve cep telefonları sarkıtılarak kulağa uzaktan tutulur.Kardeşim bir ara çok yapardı öyle, hem güler, hem ağlardık..L neden öldürdüler ki seni, insafsızlar…

  14. Lanet olsun izledim arkadaşım sayesinde L nasıl ölür yaaa. Sinir bastı bana çok üzüldüm. Travma yaşıyorum şu an 😦

  15. @ la fea

    Onun ölümünden bahsetme sakın bana, içim acıyor hala.Ne zaman düşünsem kötü oluyorum; yazık ettiler mis gibi bir karaktere.Bu dünyaya L gibi bir karakter daha gelmez..

  16. ofori ,yine ben bu gün siteni baya bir gezdim .çok detaylı yazıyorsun bu çok güzel .bu arada L nin öldüğne inanmıyorum filmin sonunda bu dünyada biraz daha yaşamak istiyorum diyordu L . belki yeni filmle karşımıza çikolatalarıyla çıkar .

  17. L ler ölmez ölemeeeeeeezz 🙂 Kalbimizde yaşıyor. Ryuzaki (doğru mu yazdım bilmem) Ofori en en kısa zamanda Rose Of Versailles izlemeni öneririm Türkçe alt yazısı da varmış bir yerlerde. Ben sana bulurum gerekirse. Senin yorumlarını çok merak ediyorum bu konuyla ilgili.

  18. @ bağımlı

    Çok teşekkür ederim arkadaşım, aslında bu benim “gaza basmış” halim, önceden deliler gibi yazardım, ama blogu açtıktan sonra yavaşladım, iyi de oldu böyle..L’in ölümü bizim evde yas günü ilan edilir, filmlerde en azından biraz teselli bulduk ama sonuç maalesef değişik olmadı; sonuçta orada da öldü..Yeni film yapacaklarını bilmiyordum, artıkk merakla beklerim 🙂

  19. @ La Fea

    O zaman en kısa zamanda bakacağım, ama linkini de beklerim, ne olur ne olmaz diye 🙂

  20. aman yanlış anlamayın bence yaparlar dedim .size ümit verdiysem üzgünüm. Bence ilk iki bölüm çok iyiydi üçüncü bölüm biraz yavaştı .L ve layto arasındaki mücadele çok güzeldi ve tabiki ölüm melekleri pek şirindi ….

  21. Oforicim ben torrentden indirdim bölümleri zamanında bir kaç kez Tv verdi ilk o zaman keşfetmiştim. Online yayınlayan Crunchrool vardı ama kaldırdılar malum. İstersen ben sana megauploada falan yüklerim en baştan. Hardsub ama İngilizce alt yazı.

  22. @ bağımlı

    Aslında yeni bir film olsa ne güzel olurdu, oturup heyecanla beklerdik.Her ne kadar sonradan hayal kırıklığına uğrayacak olsak da -zira filmleri için pek iç açıcı şeyler söyleyemiyorum- yine de beklemek güzel olurdu..

  23. @ la fea

    Çok saol arkadaşım ama sana o kadar zahmet vermek istemem, ben bir sağa sola bakınayım, mutlaka bulurum bir yerlerden..Yine de var yaa, şu teklifin dünyalara bedel benim için; sırf ben izleyeyim diye “upload” etmeyi öneren bir arkadaşım var; ne kadar mutlu oluyorum anlatamam.. 🙂

  24. 25. bölümü izledim, daha da izlemem ya :p böyle senaryo yazılır mı, izleyiciyi deli etmek istiyorlar galiba 😦

  25. Ha ha bende uyuz oldum. Üstelik animeyi arkadaşım bana zorla izletmişti. Yine de üzüldüm.

  26. üç gün yas ilan ettim, L muhteşem bir karakterdi, böylesi daha oluşturulamaz bence, rahat uyu L 😦 – kv’de çakır ölünce gazeteye taziye ilanı verenlere benzedim farkındayım ama ne yapayım –

  27. @ ruzigar

    Hehehe, bende aynı durumdaydım valla; ne kadar üzülmüştüm, sanki çok yakın bir akrabam veya arkadaşım ölmüş gibi.L’in yokluğu insanın hayatında büyük bir boşluk bırakıyor 🙂

  28. ah be L, şimdi pc ekranından meraklı bakışlarınla beni üzüyorsun yine 😦
    bitirdim, vatana millete hayırlı olsun :p L’siz tadı yok tuzu yok, sadece bitsin diye izledim, bence n karakteri de olmamış, L’den sonra pek bir yavan geldi bana

  29. @ ruzigar

    L’siz hayatın acısını çekeceğini biliyordum; ben kaç gün boyunca yas tuttum resmen.Anime tarihinin en havalı karakterlerinden birini pisi pisine ölüme gönderdi, insafsızlar; sonra yok Near’mış diye uğraşıverdiler..Allah onlara akıl fikir versin diyorum, başka bir şey demiyorum..

  30. bende bu animeye bayıldım normalde hiç aklımda yokken sitenizde görüp başladım sonra sinema filmleri geldi ve tam bir L hayranı olup çıktım şimdi onun için yas tutan biri daha var ..en güzel yanıda ne kadar yetekli olursan ol dünyayı değiştiremezsin ..zaten dünyanın güzel yanı bu .ahh çok sorgulattı hayatı bunun kadar iyi başka bir anime tavsiyeniz var mı?

  31. @ winpohu

    Bunun kadarını bizde bulamadık ama son günlerde Ouran Host Club diye bir anime izliyoruz, çok komik..Death Note gibi ciddi değil tabi; ama gülmek istiyorsan bire bir.Lovely Complex’i de gülmek için deneyebilirsin..Benimde toplasan izlediğim bütün animeler bunlardır herhalde..

  32. tavsiye için çok teşekkür ederim ilk fırsatta başlayacağım bunlara …sailor moon dan sonra izlediğim ikinci anime death note oldu …onda üzüldüm şimdi biraz gülelim ..

  33. slm ofori bana ouran host club için link verir misin?
    şimdiden teşekkürler bye

  34. @ winpohu

    Geçenlerde kardeşim türkçe alt yazılı indirdi, izlemiştik o zaman.Ama hangi siteden indirdiğini bulamadık bir daha, bu akşam zorlayacağım kendisini, sağa sola iyice bakınıp bulmasını sağlayacağım..Çok güzel bir anime seçmişsin izlemek için, valla biz gülmekten yerlere yattık 😀

  35. @ barkın

    Öyle deme, geçen kardeşimle konuşuyordum da o bahsetti; Kira’ya sevip taakdir edenlerde varmış; bu sapkın haliyle bile adam hala taraftar toplayabiliyor..Ölüm meleği onun bu yönünü ortaya çıkarmasını kolaylaştırdı o kadar..

  36. Ayıptır sülemesi kira taraftarlarından biride benim. 😀 Yaşasın kötülük derdim ama demiyorum. O_0

  37. ofori sana zahmet verdim kusura bakma ouran host club için link buldum .tavsiyen için sağol biran önce indirip izleyeceğim .bu arada yaşasın L …

  38. Bende Bir Light Yagami (KİRA) hastasıyım ondaki zekâ L de bile Yok N de Zaten Tek Başına yenmedi Kirayı Mello Yardım etti yoksa alt edemezlerdi Light Yagamiyi

  39. @ Revival

    Zaten animeyi izlerken insan bir ikilimde kalıyor, hangisinin tarafında olduğuna dair.Başta bende Kira’dan yanaydım ama sonradan sapıtınca L hayranı olup çıktık..Hollywood filmi yapılacakmış diye duyduk, şimdi sabırsızlıkla onu bekliyoruz, bakalım nasıl olacak..

  40. ilk animem
    böyle yazınca kırk tane izlemiş gibi durdu xD
    ama neticede L olmasa ben sevmezdim bu kadar bu işi gibime geliyo
    ki ben Lden sonra saçmaladılar diyen tayfadan da dğeilim
    Nearıda en az L kadar severim

  41. @ mavi

    Anime izleye de en kralından başlamışsın valla..Hal böyle olunce diğer yapımları kolay kolay beğenememek haklı bir gerekçe oluyor..

    Ve evet, en gereksiz öldürülen karakter diye bir enket yapsalar; L muhakkak listenin tepesinde olur.Hala kızgınım ypımcı ve de yayıncılara..

  42. siz nedersenız dıyın benım gozumde 1. numara herzaman Yagami light dır Onun zekasına asık oldum resmen L i yendı okadar harıka zekası warkı ve tavrı Karızmatık ya adam kinq kinq

    alın dınleyınde ıbret alın

  43. ya adamım l’i ye duydugum ve açıklayamadığım sevgiyi özetlemişsin ayrıca 2 bölümlük bir filmide var izlemeniz gerekir

  44. @ölüm dedektifi

    İzledim sanırım, o dönem bununla ilgili ne varsa bakınmıştım hepsine:D

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s