Freeze ~ Farklı bir dizi…

freeze1

Lee Seo-jin’in 2006 yılı dizisi olup bir Kore  dizisi için oldukça enteresan bir konuya sahip.5 bölüm olduğu için bir çırpıda bitiveriyor ama insanı daha sonrasında “beğeni” ile bırakabiliyor mu orası tartışılır.Her zaman bahsederim; ben vampir temalı yapımları beğeniyorum ve okumaktan/izlemekten her zaman zevk alıyorum.Bu dizide de bana böyle bir imkan sunarak; beni kandırmış bulunuyor.Zira konusu tamamen vampir baş karakterimiz üzerine kurulu..

 

Kendisi 200 asrı deviren bir vampir ve onu vampir yapan atası ile birlikte şimdi bu modern Kore’de bir şarap barı işleterek, kimliğini gizliyor.Yıllar önce atasını yanmaktan kurtarmış ama kendisi bu esnada yaralandığı için atası tarafından vampire çevrilmiş bu adamın, bunca yıl boyunca istediği tek şey; herkes gibi huzur içinde ölebilmek.Bu vampirler; bilinen vampir mitleri gibi gün ışığından zarar görmüyorlar.Onlarda gündüz vakti gezinebiliyor; normal insanlar gibi sevebiliyor, aşık olabiliyor.Öyle içlerinde kötü bir ruh falan da yok.Ama haklı bir şekilde bizim adamın kendini insanlardan çekme ve olduğu gibi yaşama endişesi var.

 

Dizi, ilk bölümde ölen bir kadını gösteriyor bize.Bizim vampirin 20 yıl önce sevdiği ama daha sonra terk ettiği kadın arkasında gözü yaşlı kızını ve bizimkine ulaşacak bir mektubu bırakarak ölüyor.Mektupta, vampir olduğunu bilmediği bu adamın kendisi gibi yaşlı biri olduğunu düşünerek kızına göz kulak olmasını istiyor.Kızı ise 17 yaşında bir lise öğrencisi ve bizim vampiri cenazede ilk gördüğü anda onun annesinin ilk aşkının “oğlu” olduğunu düşünüyor.Zira elinde bulunan resimlerde tıpatıp benzer karşısında duran adamın bu görünüşünün bundan başka bir açıklaması olamaz..

 

Bir şekilde okulu bırakıyor ve evini de terk ederek bu adamın peşine takılıyor.Başta istenmese de daha sonra bizim vampirle birlikte yaşamaya ve bir dövme dükkanında çalışmaya başlıyor.Kendisi karakter olarak Kore dizilerinde görmeye alışkın olduğumuz o tatlı, sevimli ve de masum baş rol kızlarına pek benzemiyor.İstediği bir şey varsa bunu kafasına koyduğu gibi elde etmek için elinden geleni yapıyor.Ve izleyeni “bu kızı seveyim mi sevmeyeyim mi “ikilemine rahat bir şekilde düşürüyor.Zaten bizim vampirin atası olan diğer “aşık” kadın için her zaman diğer kadınlara hissettiğiniz o nefreti de hissedemiyorsunuz.

 

Bayan karakterleri bir kenara atarsak; baş rol karakterimizi her daim sevmeye devam ettiğimizi söyleyebilirim.Ölmek isteyen, bunun için her şeyi yapmaya hazır olan, kan içmekten ve bir “canavar” olarak yaşamaktan nefret eden bu mağrur ve kendim içinde yaşayan vampirin bir gülüşü için ekrana kilitleniyor insan; başka bir şey için değil yani.Bir de dediğim gibi 5 bölümlük olduğundan bazı olaylar çok hızlı bir şekilde geçilmiş.Ne çabuk aşık oldunuz, ne çabuk birbirinizi sevdiniz diyemeden; “amanın” ne çabuk sona geldik demeye başlıyor insan.

 

Bu arada dizinin tamamında artık yönetmen gotik bir hava mı yaratmak istemiş nedir; gündüz güneşi bile gölgeli bir atmosfere dönüştürülmüş.Karanlık bir dizi esasında; hem görüntü hem de konusu ve finali itibariyle.Vakti olan ve merak edenler için, buradan izleyebilirsiz; şimdiden keyifli izlemeler…

 

Reklamlar

25 comments

  1. Aslında ilginç bir konusu var bir de işin içinde vampirler olunca daha da cazip ama bu vampirler konusunda en sevmediğim bir unsuru dizinin merkezine oturtmuşlar anladığım kadarıyla, o da şu; herhangi bir dış etken olmaksızın iyi yolu seçen bir vampir.

    Bana göre vampirler, gecelerin ve kötülüğün ürünü olmalı. Şöyle ki, bir vampiri normal bir insandan ayıran en önemli özellik kan içmesi veya ölü olması değil saf bir kötülükle dolu olmasıdır. İnsanlara özgü bir melankoliyle yaşanmasından ve olduğu şeyden nefret eden vampirlerden hoşlanmıyorum. Ha, şöyle olur, vampir bir olay sonucunda iyi olmak zorunda olur, orası ayrıdır tabi. Mesela Angel’ın bir lanete uğraması sonucu bir ruh kazanması ve yaptıklarından vicdan azabı duyması bu konuda oldukça iyi işlenmiş bence. Ama yine de asla Angelus’un karizmasına ulaşamadı Angel. Kısmen de olsa bu olay Spike için de geçerli, gerçi o daha ilk vampir olduğu zamanlarda bile hasta olan annesini daha fazla acı çekmemesi için vampire dönüştürerek aslında dizinin en serseri karakteri olmasına rağmen en iyi kalplisi de olduğunu kanıtlayarak ‘iyi’ vampirler için daha çekilir bir alternatif oluşturmuştu ama bu iyilik halinin daha sonradan Buffy için ruh almaya kadar gitmesi beni tekrar ‘iyi’ vampirlerden soğutan bir olaydı. İlla çok da kötü olsun da demiyorum, mesela diziden pek haz etmesem de True Blood’ın vampiri Bill için de böyle bir alternatif söz konusu. Diğerlerinin aksine suni kanı içmeyi tercih eden bir vampir kendisi ama bu ‘iyi’ yanını çoğu zamanki esrarengiz tavrıyla dengeliyor ve kendini daha çekilebilir kılıyor (zaten dizideki tek çekilebilir etken de oydu)

    Neyse lafın özü, olduğu ‘canavar’dan nefret eden, ölmek isteyen, kan içmeyen, mağrur ve melankolik vampirleri sevmiyorum.

    Dizi de böyle bir konuyu işlediğine göre pek benim tarzım değil sanırım.

  2. Öncelikle çok güzel bir yorum yazmışsın, eline sağlık.Aslında bende senin gibi düşünenlerdenim; tama burada hayali bir şeyden ve olması gerektiği “kalıptan” bahsediyoruz ama sonuçta bizi o kalıba hayran bıraktıran şey onların bir şekilde gizemli olabilmeleri.Angel, iyi hoş, güzel vampir ama dediğin gibi bir Angelus asla olamaz.Hatırlarsın adam ortaya çıktığı anda bizim de kanımız donuyordu.Sonuçta karanlık bir karakter.Spike ise; yani onun için –bak üzerinden bunca zaman geçmiş ama- hala Buffy mıymıntılığını bir tarafa bırakırsak sevdiğim bir karakter..

    Ama senin de belirttiğin gibi vampir temalı bir şey izliyorsak hadi korkuyu bir tarafa attım hepsinde olmak zorunda değil ama en azından insanı meraklandıracak, azcık da olsa ucundan bucağından gerilimi hissettirecek bir şeyler olmalı o yapımlarda.True Blood konusunda haklı olabilirsin ama ben hayatımda oradaki vampirler kadar “ucuz taklitler” görmedim.Zaten bu konuyu açarak benim için büyük bir yaraya parmak bastın.Bana kimse o diziden bahsetmesin, anında sinirlerim kalmıyor.Eleştirmekten geri kalmayacağım en nazik konular; Smallvile’de Lana’nın o sevgi böcüğü halleri, bir de bu dizinin “her şeyi” olur.Velhasıl; vampir dedin mi şöyle havalı bir şey olacak, izleyeni korkutacak, gerecek ama aynı anda kendini sevdirmesini de bilecek.Bir de en büyük isteğimiz; öyle olur olmaz aklı bir karış havada kızlara aşık olmayacak..

    Sonuçta; bu dizide senin de anladığın gibi kötü olmayan insancıl karakterli ve kendinden nefret eden bir vampir var evet.Zaten kan içmek dışında başka bir vampirsel özellikte görmedim; onu da şarap bardağından içiriyorlar, diş çıkarıp milleti ısırmak yok yani : )

  3. Yok onların bir klası var, zaten o satın almıyor kanı atası parasını verip, şu kan bağış torbalarından 3-4 tane alıp eve götürüyor, onlarda şarap şişelerine konuyor.Daha klas yani : )

  4. Hastanelerle anlaşmalı yürütselermiş işi, daha kolay olurmuş. Ne uğraşıyorlar bir de gidip kan almaya eve teslimat yaptırırlardı, onlar da tv karşısında ‘yemekteyiz’i izlerken bir yandan da mikrodalgada ısıttıkları kanlarını içerlerdi. Çok cool 😛

  5. Zaten ben artık bekliyorum yakında böyle davranan vampirlerle ilgili bir şey yapabilirler; hiç belli olmaz bu millete.Bu arada bir denesi “yemekteyiz’e” katılabilir; çok kaynattık kız..

  6. Tabi neden olmasın, yemekler için de kurbanda kestikleri büyük başın kanını kullanırlar, böylece tasarruf etmeye ayrı bir boyut kazandırarak puanları götürürler.
    Tamam, tamam sustum:)

  7. serotoninne teşekkürler…yorum süper!ofori bak aklıma bir yazım geldi…yazıyım mı?

  8. Bende çok beğeniyorum serotoninin yorumlarına; eline sağlık çok uzun ve doyurucu yazıyor.Külkedisi ben senin hikayelerin için sağ tarafa bir konuşma panosu yerleştirmiştim zamanında ama tam olarak yapamadım.Akşama bir daha uğraşacağım yapmaya.O zaman tam olur, hem konuşur hem eğleniriz.Burada hangi konudan bahsediliyorsa onun yorumunu yazarız, böylesi daha iyi olur.

  9. tamam arkadaş benim için daha iyi…tekrar tekrar teşekkürler..(bende gidip her zaman yazdığım sayfaya bir baktım.ama yazdığım şeyler gitmiş.sonrada bir şey olmuştur..oforinin bir bildiği vardır dedimmm…)

  10. Bu hafta sonu siteye bakmadın sanırım, seni hiç göremedim.Hafta sonu konuşma kutusu koymuştuk ve seni bekliyordum ama hiç görünmedin, bende baktım kutu tam görünmüyor, kaldırıp yenisini kurmak istedim ama hep hata verip durdu.Bir bilene sorucağım artık; o zamana kadar yazılarını sakla benim için:)

  11. evet yoktum..(ne yapalım hayat işte)şu lep topun başına dha yeni oturuyorum

  12. yıllardır eskimiş yaprakarda bekleyenler kısa bir süre içinde beklerler..

  13. La Fea, senin bahtsızlığın mıdır nedir; tam izlemeye niyetlenmişken site videoları kaldırıyor.Bende bu diziyi aradığımda bir tek crunchyroll’de bulmuştum ama bakmaya devame ederim..Gerçi şimdi baktım biraz, bulamadım ama hiç belli olmaz, belki mysoju’ye eklerler yakında..

  14. Valla hazır alışmıtım Lee Seoun Jin görmeye. Güzel güzel, gamzeli, gamzeli. Youtube da var mıdır acaba? Bu ara Coffe Prince Panamadan bir hayran kazandırdım. Eylemlerim artarak devam edecek :))

  15. @ La Fea

    Ben sana boş yere süpersin demiyorum; dizi için canla başla çalışıp hayran kazandırıyorsun valla:)) Eylemlerinde her zaman destekçinim.Bu arada youtube’de baktım ve hatta buldum ama ingilizce sub yok, artık nasıl bir alt yazı o bilmiyorum, çince mi japonca mı, bırakıyorum linki ama pek işe yarayacağını da zannetmiyorum.

  16. Teşekkür ederim Mysjou da önerebileceğim ‘hafif’ ve ‘sevimli’ bir dizi var mı?

  17. Bende bugünlerde dizi izlemiyorum, onun için izlediğim bir şeyi değil de izlemeyi düşündüğüm bir şeyi önerebilirim belki.16 bölümlük bir dizi, belki izlerken sıkıcı gelebilir ama bana biraz “sevimli” göründü.Sende bir bak istersen; belki hoşuna gidebilir.

    http://www.mysoju.com/sweet-18/

  18. Ya aslında izlemek istediğim pek çok şey var isimlerinden konusundan merak ettiğim ama nasıl olur bilmiyorum senin tavsiyene uyayım yine bu dakikaya kadar pişman olmadım 🙂

  19. Bu konuda aslında bende senin tavsiyene uyacağım; sen ok verirsen bende izlemeye başlarım :))

  20. Valla bilmiyorum kesin karar veremedim hepsine şöyle bir bakıyorum. Dizifilmde de bir sürü başlık var onlarda fena değil gibi. Why Why Love izledin mi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s