… ing (devam eden duygular)

ing_poster1

Bir filmi izledikten sonra, anında yorumunu yazmak pek sağlıklı olmuyor herhalde.Zira bütün duyguların ortasında oluyor insan, misal şimdi kendimi çok üzgün ve ağlamsık hissediyorum ama aradan biraz zaman geçtikten sonra bu film için acaba hala bu şekilde hissetmeye devam edecek miyim emin değilim.”… ing” şimdiki zamanı anlatsa da, bence zaman geçse de her daim devam edecek duyguları anlatıyor insanlara.

 

Doğuştan bir eli deforme olmuş, hayatı her daim hastanelerde geçmiş, lise çağlarında bir genç kızı baş role oturtuyor film.Kızımız, içine kapanık; eli yüzünden insanlardan uzak duran; okulda kendini her daim geri çeken; tek arkadaşı sadece annesi olan bir genç.Ama o kadar tatlı ve güzel ki, insan bakmaya kıyamıyor.Bu arada kendisini I’m Sorry I Love You’dan hatırlayacaksınız, burada sanki daha genç, daha çocuk yüzlü bir halde.Bir sabah evden çıkıp okula giderken alt kattaki dairenin önünde kutular görür, öğreneceği şey ise oraya taşınan gencin onun hayatının aşkı olacağıdır.

 

Bir gece vakti sigara muhabbeti ve çakmak rehin alma olayı ile başlayan muhabbetleri; sonrasında her bir karenin fotoğraflanacağı güzel bir aşk öyküsüne dönüşüyor.Bizim genç, serbest fotoğrafçı olarak çalışmakta ve ilk görüşte bizim kıza vurulduğunu söylemektedir.Ama bunca yıl kendini izole etmiş bir kızın kalbini çalmak hiç de sandığı  kadar kolay olmayacaktır.Böyle anlatınca sıradan bir aşk hikayesi gibi duruyor değil mi; valla bana da öyle geldi şu an.Ama içimden “cık” demeye devam eden duygular yükselmeye devam ediyor.Hayır, bu film bu kadar basit değil..

 

Anlatıp keyfini kaçırmak istemiyorum; ama mutlu olduğunuz kadar üzüleceksiniz garantisini vermek istiyorum.En azından şahsım gibi duygusal insanlara bu güvenceyi verebilirim; kardeşim gibi daha soğuk kanlı kişiler hakkında yorum yapmak istemiyorum.Fotoğraflar, çakmak, rehin tutulan kaplumbağalar, Havai, sevgilisini kaybetmiş ve onun aşkıyla hayatta kalan bir trafik görevlisi, bolca yağan yağmur ve gökyüzünü sunan bir şemsiye.En önemli nesneler kendini böyle sıralatırken imkan bulup da izlememek yazık olur gerçekten; buradan izleyebilirsiniz, tavsiye edilir..

 

Reklamlar

5 comments

  1. oley süperrrr.offf ben bahsız bir insanım(biraz karışık oldu değil mi?bende biliyorum ama böyle hissediyorum.)ben bu tür şeylere bayılırım!ama izleme şansım sıfır kotayı doldurursam çıramın yandığının 2. perdesi açılıyor gözümde…malesef izleyemiycem ama çoooook güzele benziyor!Offfffff yaaa…(şu anda ağlamak istiyorum!)

  2. ha bu arada başta yazdığın sözde çok hoş aklıma benim sözlerimden bir kaçı geliyor bunlardan biri: …BAZI SONLAR BAŞLANGIÇTIR ASLINDA…

  3. Keşke kotalı olmasaydı netin, o zaman seninle dizi muhabbeti yaptığımız gibi Kore filmlerinde çığır açardık.Özellikle senin bu filmleri izlemeni çok ama çok isterim..

  4. O yukardaki söz “Bitter Sweet Life” filminden alıntı aslında, ki kendisi benim izlediğim ilk kore filmlerinden biridir.O filmin cd’sini almıştık zamanında, eğer denk düşerse, önüne gelirse sen de kaçırma, mutlaka izle..

  5. şimdi olmasa başka bir zaman çığır açarık,zaman varsa her şey kolay!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s