A Bittersweet Life – Acı Tatlı Hayat

Acı Tatlı Hayat/ A Bittersweet Life

Vakti zamanında Film+ dergisi kapanmadan önce her ay bir Asya filmi hakkında sayfalarca tanıtım yazıları verilirdi.İşte o zamanlarda karşılaştım bu filmle, çok iyi hatırlıyorum güzel bir yazıydı, “mutlaka izlemeliyim ben bu filmi” dedirttiren yazılardan birisiydi..Filmi kardeşim alıp gelmişti herhalde, pek hatırlamıyorum ama bir öğleden sonra bilgisayar ekranına heyecanla kilitlendiğimizi daha dünmüş gibi hatırlayabiliyorum..

İşinde başka bir yaşamı olmayan; işini oldukça ciddiye alan bir fedai, patronun sevgilisine o yokken göz kulak olacaktı; bütün hikaye işte bu fikirden çıkmış..Ben öyle zannediyordum en azından, bu Hollywood zihniyetli kafam o zamanlar sadece bu kadarını görebiliyordu..Diyordum ki içimden, bu çocuk patronu yokken kıza aşık olur, kızda buna tabi birlikte kaçıp giderler, patronda bunların peşine adamlarını takıp bize biraz aksiyon yaşatırlar, bizde hem ekşın hem de romans görüp mutlu mesut kalkarız ekranın başından..

Aksiyon kısmında yüzüm kara çıkmadım; hem de öyle bir aksiyon var ki resmen oturduğunuz koltuğa kilitleniyorsunuz..Ama romantizm kısmı sizi hayali sukuta uğratabilir..Sadece benim yaptığım hataya düşmemek lazım bir Asya filmini izlerken; beklenti içine girip canım filmi göz göre göre heba etmemek gerek..Adamımız seviyor belki de; ve zaten sevdiğinden dolayı kıza kıyamıyor ve bütün hayatını onun yerine feda ediyor..Sessiz sedasız başına gelecekleri kabul ediyor ve artık kendisine yeni bir amaç belirliyor, “hayatta kalmak”..

Daha dün birlikte iş yaptığı arkadaşları onu diri diri gömerken, önce sessizce kabul ediyor ama sonra madem öleceğim tek başıma gitmem diyerek filmin beklenen kısmını yerine getiriyor..Filmi sonu konusunda büyük bir muammaya düştük; zira film sizi şu soru ile baş başa bırakıyor; “Harekete ne dallar ne de rüzgar sebep olur.  Bu senin kalbinde ve aklındadır.” O zaman izlediklerim sadece akıllarda dönen bir şey miydi; camdan dışarı masum masum bakarken düşündüklerim miydi..Enteresan bir film gerçekten, izledikçe anlıyorsunuz..

Reklamlar

3 comments

  1. haha ofori ben de öyle düşündüm izlerken dedim hollywood yapımı olsaydı kesin böyle olurdu 😀

    muhteşem film, hayran kaldım, kesinlikle kore filmi listemde üst sıralarda bundan sonra 🙂
    hey koreliler inanılmazsınız siz, biliyor musunuz bunu 😀

  2. @ ruzigar

    Bu blog olayını bu sebepten seviyorum işte.Normal yaşantımda kardeşim bir kenara kimse bana gelip de “bu filmi izledim, hep de takip ederim zaten Kore filmlerini ve çok beğendim” diyerek muhabbet başlattığı yoktur.Hatta ben başlattığımda da biraz da duvara konuşuyormuş gibi oluyorum..

    Ama eve gelip, blogu açtığımda seninle böylesi “ortak beğenilerde” bulunmak, bilmiyorum yeniliyor beni, mutlu ediyor.Bu filmi seven birisi daha var ve biz onun değerini biliyoruz diyebiliyorum.. : )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s