Oechul – April Snow ..( Nisanda kar yağar mı?)

Bu film bir çok kere denk geldiğim ama nedense pas geçtiğim yapımlar arasındaydı.Neden bunca zaman izlememişim, niye konusunu dahi okumadan geçivermişim bende anlamadım ama bu sabah “nasıl bir şey acaba” diyerek izlemeye başladım..Aslında daha konusunu okurken heyecanlanmıştım, sonuçta oldukça cazip bir hikayesi var..

Kendi cümlelerimle ; “ bir adam ve bir kadın , ikisi de evli ama onları bir araya getiren şey eşlerinin aynı arabada bir trafik kazası geçirmesi oluyor..Hastaneye vardıklarında ve onların eşyalarını aldıklarında anlıyorlar ki, eşleri tarafından aldatılıyorlarmış..Şimdi komada olan aldatan eşler ve neler olduğunu daha yeni anlayan bir kadınla bir adam..Onların başında beklerken, hissettikleri kızgınlık, kırgınlık, öfke onları bir araya getirebilir mi diye bir soru cümlesi kuruyor bu film..Cevabı ise, hep birlikte izleyerek alıyoruz..”

Şimdi alıntı yaparak filmin konusunu versem iyi olacak; zira ben bu konuda oldukça kısır ifadeler içinde kalıyorum. “In-su, sahne ışık yönetmenliği yapan meşgul birisidir.Seul’deki bir canlı konser esnasındaki aldığı telefonla telaş içerisinde Doğu Kore kıyısındaki Samcheok Hastahanesine gider.Yoğun Bakım Ünitesi girişinde Seo-young (Ye-jin Son) ile karşılaşır.In-su’nun eşi Su-jin ve Seo-young’un eşi Gyeong-ho aynı arabada yolculuk esnasında karlı yolda hakimiyeti kaybetmiş ve karşıdan gelen arabayla çarpışarak bir kişinin ölmesine sebep olmuşlardır.Kendileride Samcheok Hastahanesinde komaya girdiklerinden hastahanenin yoğun bakım ünitesine kaldırılmışlardır.

In-su ve Seo-young kaza geçiren eşleri için telaş içerisinde hastaneye geldiklerinde öğrendikleri gerçek yaşadıkları telaştan daha ağır olacaktır.Trafik kazasının ortaja çıkardığı ihanet ile bir yandan komadaki eşleriyle merhamet, intikam karışımı karmaşık duygular yaşayan In-su ve Seo-young ikilisi diğer yandan ise nisanda kar yağma olanaksızlığında kaderlerini yakınlaştıracaktır.” Sanırım bu açıklama daha iyi oldu..konu böyle olunca beni izlemek konusunda aklımı çelmesi de kaçınılmaz oluyor..

Ve sanırım böyle bir Türk filmi de vardı; pek hatırlamıyorum ama zannımca Müjde Ar oynuyordu onda da..Nisan karına denk geldiğinizde mutlaka izleyin derim, farklı bir tat olarak zihinlerde yer edebilecek bir film..Bu filmi Hollywood yapsaydı nasıl vıcıklıklar yaşanırdı düşünemiyorum bile, ama burada her şey tam dozunda..Aslında yapıp yapmadığını da bilmiyorum, belki de yapmıştır..Adresi belirtiyorum yine ama bu sitede maalesef en iyi seçenek İngilizce alt yazı oluyor.

Buradan..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s