Dolls-Acıtan kuklalar

Takeshi Kitano filmi olmasına rağmen enteresan bir şekilde sevdiğim ve gözüm gibi baktığım filmlerden bir tanesidir.Aslında bu adamın yaptığı filmleri sevmem, hatta bana Takeshi Kitano deyin, bende sanki ekşi limon yemişim gibi dudaklarımı büzüştüreyim; mübala yok yönetmen hakkında ne yazık ki aynen böyle hissediyorum.

Kendisinin oynadığı Takeshi Takeshi diye bir film vardır; bir sinema dergisinde okuyup heves ederek almış ve daha ilk cd’yi bitirmeden kapatmak ve nerdeyse cd’yi imha etmek zorunda kalmıştım.Sonra Zatôichi diye başka bir filmi daha vardır kendisinin, onu da izlemeye midem el vermedi.Kardeşim seviyor kendisini ama ben mümkün olduğunca onun yaptığı filmlerden kaçınmaya çalışıyorum.Sevmiyorum, bir türlü sevemiyorum, bana hitap etmiyor yapımları veya bilmiyorum ben onun pek de favori izleyeni sayılmam.Yine geçenlerde verdiler televizyonda Hana-bi diye başka bir filmini, ben izlemedim ama kardeşim izlemiş, beğenmiş..

Bu adama karşı “beğenmeme” gibi sağlam bir dogmaya sahibim ve evet bu çıkmazın farkındayım ama elimde değil, hoşuma gitmiyor yapımları.Ancak bir filmi var ki, beni bütün bu söylediklerim için utanç içine sokabilir, “büyük konuşuyorsun sen” diyen azarlamalar şeklinde kendini ifade edebilir.Dolls, harika bir film..Yine bir akşam, “izlemeyeceğim ben bu adamın filmini banane, çekil git başımdan” diye kardeşimi azarlamış ama sonunda onun yoğun isteklerini karşı gelemeyerek izlemişim onunla..

Beni “vasat” bir şey beklerken hayal kırıklığına uğratması kadar güzel bir şey olabilir mi..Üç farklı hikaye, üç aşk hikayesi, üç kavuşamayan, üç yok olan hikaye..İzlerken içiniz acıyor, geceleri final sahnesinin vuruculuğu yüzünden uykularınız kaçıyor, bunalım dolu rüyalar sizi esir alıyor.görsellik aklınızı başınızdan alırken, adama ettiğiniz bunca lafın altında ezilip kalıyorsunuz..Ama o son sahne yok mu, insanı derinden vuruyor ve yıllarca unutulmayacak izler bırakabiliyor..Kuklalar bu kadar etkili olmak zorunda mı..

Reklamlar

6 thoughts on “Dolls-Acıtan kuklalar

  1. harika bir filmdir, mekanlar muhteşem, dili harika
    doll diyince benim aklıma ilk hikayedeki ( hani adam patronunun kızıyla evlenecekti, kız arkadaşı da intihar etmeye çalışıp aklî dengesini yitirmişt, işte onlar) genç adam kızı evlenecekleri ilan ettikleri yere götürür ( tabi bir iple birbirlerine bağlanmışlardır, o ip ne kadar anlamlı, zaten o kare beni dvdyi almaya itmişti ) kız kolyeye bakar ilk önce sevinir sonra gözleri dolar, işte bu sahne muhteşemdir 🙂

  2. bu arada blogunuz harikaa 😀 müdavimi olucam sanırım
    yaşasın kore dizi ve filmleri, ajaa 😀

  3. @ ruzigar

    Çok teşekkür ederim.Ben bu filmi ilk defa cnbc-e’de izlemiştim kardeşimin zoruyla.Ama o kadar etkilenmiştim ki sonundan -belki de biraz fazla- bütün gece kötü kötü rüyalar görmüştüm.Ve evet katılıyorum filmin görselliği harika gerçekten, en az hikayeleri kadar etkileyici.Üç ayrı aşk hikayesi ama üçü de buruk hikayeler..

    Bu arada sizi her zaman burada görmek isterim : )

  4. filmin bir başını bir sonunu izlemiştim izlerken sıkıldığım için.
    Çok yavaş ilerliyordu o yüzden araları izlemeye dayanamamıştım.

  5. @ zxc

    Yönetmenini sevemiyorum bir türlü, ama bu filmi benim için bir istisna oldu.Japonların dram anlayışı biraz daha yıkıcı oluyor gerçekten , tabi onlara göre normal bana göre ağır..

  6. Yazını okuduktan sonra keşke baştan sona kadar izleseydim dedim kendime. sen beğendiysen vardır bir hikmeti 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s