
Ve izlediğim en güzel Merlin bölümlerinden birinden sonra artık bir iki şey karalamanın zamanı geldi diye düşünüyorum..Başlangıçta bu diziye pek prim vermedim; yani izlemeye başladım ama yürekten izlemek var, göz ucuyla izlemek var.Ben biraz gözü ucu başladım diziye, her bölüme “izlemeliyim” diye saldırmadım ama son zamanlarda kendimi şaşkınlığa düşürecek bir şekilde, her gün yeni bölüm var mı diye neti kontrol ederken yakalıyorum kendimi.Özellikle 2. sezon 6. bölüm gözümde ayrı bir yere sahiptir artık..( Yazının bundan sonraki kısmı ciddi spoiler barındırabilir..)O kadar güldüm ki, tekrar başa sarıp bir daha izledim. Hani bazı dizilerin olgunlaşma çağı olur ya; veya artık izleyicinin önüne ne atarlarsa atsınlar sonuç izleyen açısından her daim mükemmel görünmeye başlar ya, sonunda o oldu; Merlin beni de büyüledi..

Biraz geç oldu gibi durabilir ama yine de benim gibi ön yargıyla başlayan insanları bile kendine çevirmeyi başarabilen bu dizi, artık son bölüme kadar peşinden ayrılmayacak bir izleyen daha kazanmış oldu..Merlin; “Arthur’un deyimiyle; tekinsiz, şüphe uyandıran o görüntüsüyle – ki alakası bile yok, elinizi vicdanınıza koyup şu saflığa bir bakın- Arthur’a yararlı olacağım diye kendini paralayıp duruyor her bölüm.Arthur ise, çoğu yerde beni kızdırsa da, tek bir kelime ile bütün bölüm yaşadığımız kızgınlığı alıp götürebiliyor..Aralarında ki uyuma bayılıyorum; bu bölüm az kalsın sarılacaklardı, gerçi ben sarılmışlar gibi algılayacağım ama olsun..En merak ettiğim şeylerden biri de – çoğunlukla birlikte- Arthur’un Merlin hakkında bir şeyler bilip bilmediği..

Yani en azından şüpheleniyordur değil mi; ne bileyim Merlin’in gerçek kimliği ortaya çıktığında – o zamanları görür müyüz bilemiyorum- en azından şok geçiriyormuş gibi durmaz.Hem zaten özellikle bu bölümde Merlin’e “hayatını teslim edecek” kadar güvendiğini gördük..Ya bu bölümü anlatamıyorum gerçekten; özellikle son 5 dakikası şahaneydi.Diziyi izlemeyenler için konusu nedir, bu insanlar kimdir bahsetmeyeceğim, onun yerine kişisel depresyon anları bizim için tanıtıcı bir yazı yazmış, oraya yönlendirebilirim.Zaten artık dizinin ismini duymayan kalmamıştır.Fazla değil, bundan 3 ay önce bana “Merlin’i seviyorum” çığlıklarıyla bir yazı yazacağımı söyleseydiniz, güler geçerdim ama şu an parmaklarıma engel olamıyorum; onlar beni düşünmeden önden kedi kendilerine yazıp duruyorlar..O muhteşem Uther bile ne hallere düştü, yarabbim..
Etme bulma dünyası işte, ben artık bu bölümü hatırlayıp güler dururum herhalde.Bir de Merlin’in Arthur’un yatağının altından çıktığı sahne çok güzeldi; sanki hep orada saklanmış gibi..Ne diyeyim ki daha; nice güzel bölümlere, daha nice Merlin muhabbetlerine..Bu arada resimler alıntıdır, buradan ulaşabilirsiniz, diziyi de buradan izleyebilirsiniz..

































